(3402 S. K. m. 4, 14) (6831 S. K. m. 2/B, 7) (2924 S. K. m. 11) (YHGK 09.06.1999 T. 1999/8-187 E. 1999/492 K.) (YHGK 10.11.1999 T. 1999/7-903 E. 1999/944 K. )
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Bayındırhüyük (Acecihüyük) Köyü 175 Ada 27, 172 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 1215424 m2, 31617 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar orman niteliğiyle, 155 ada 61, 192 ada 88, 90 ve 91 parsel sayılı sırasıyla 10433 m2, 10500 m2, 4700 m2 ve 13400 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Bekir A., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmış, 27.04.2001 tarihli duruşmada 175 ada 27 ve 192 ada 91 parsellere ilişkin davasından vazgeçmiştir. Orman Yönetimi davaya davalı yanında katılmak için talepte bulunmuştur. Mahkemece 155 ada 61, 172 ada 1, 175 ada 27 ve 192 ada 91 parsellere ilişkin davanın reddine, bu parsellerin tespit gibi Hazine, 192 ada 88 ve 90 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın kabulü ile bu parsellerin davacı Bekir A. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Bekir A. tarafından 155 ada 61, davalı Hazine tarafından ise 192 ada 88 ve 90 parsellere yönelik temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli 175 Ada 27, 172 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar orman olarak sınırlanmış, diğer parsellerin öncesi orman ise de nitelik kaybı nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır.
Davaya ve temyize konu 155 ada 61, 192 ada 88 ve 90 parsellerin 3402 Sayılı Yasanın 4/3. madde hükmüne göre yapılan orman kadastrosu sonucu öncesinin orman olduğu, ancak 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybeden yer olması nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılması nedeniyle Hazine adına tespit edildiği, komşu parsellerin de aynı nedenle Hazine adına tespitlerinin yapıldığı, bir kısmı hakkında dava açılmaması nedeniyle kadastro tespitlerinin kesinleştiği, bir kısmı hakkında açılan davalar nedeniyle kadastro tespitlerinin kesinleşmediği dosyadaki tutanaklardan anlaşılmaktadır. Orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ister 6831 Sayılı Yasanın 7.maddesi, isterse 3402 Sayılı Yasanın 4/3.maddesi hükümlerine göre yapılsın yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir. Genel arazi kadastrosuna esas olmak üzere 3402 sayılı yasanın 4. Madde hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu yönünden belirlenmiş özel bir yöntem bulunmamaktadır. Orman Kadastro komisyonları tüm harita, kayıt ve belgeler ile hava fotoğraflarını, özellikle orman kadastro yönetmeliğinin 54. Maddesi gereğince hazırlanan teknik izahname uyarınca orman sayılan yerler ile orman sayılmayan yerleri, öncesi orman olmakla birlikte, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitiren yerleri belirleyerek bu yerlerin haritacılık tekniğine uygun olarak haritasını hazırlaması gerekir. Orman kadastro komisyonları, halen orman niteliğinde olan alanlar ile, bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirmesi nedeniyle 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılacak alanların yasalar ve ilgili mevzuat ile belirlenen hukuki olguları ve bulguları gözeterek yapacakları ilmi ve teknik bir çalışma sonucu belirleyeceklerdir.
Somut olaya gelince; mahkemece resmi belgelerin uygulanmasına dayalı keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuyla 192 ada 88 ve 90 numaralı parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, 155 ada 61 numaralı parselin de orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, araştırma ve inceleme yetersizdir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, "çekişmeli 155 ada 61, 192 ada 88 ve 90 parsel sayılı taşınmazların 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında 192 ada 88 ve 90 numaralı parsellerin orman sayılmayan, 155 ada 61 numaralı parselin orman olarak nitelendirildiği" belirtilmişse de, bu parsellerin orman sınır hattıyla irtibatlı krokisi çizilmeden, rapora ek yapılan memleket haritasında konumları (X) ile işaretlenerek gösterilmiştir. Bilirkişi raporu bu haliyle mahkeme ve Yargıtayın denetimine olanak vermemektedir.
Diğer taraftan, mevcut dava nedeniyle orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, öncesi orman sayılan yerlerden iken, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediğinin usulünce belirlenmesi gerekir. Öncesi orman sayılan yerlerden iken Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla gerçek kişiler adına tapuya tescil edilemez. Ancak, 4127 sayılı yasa ile değişik 2924 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince diğer koşulların oluşması halinde, bu tür taşınmazları muhtesat ile tasarruf edenler, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilebilir. Mahkemece, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanların orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği ve 2924 sayılı yasanın 11. Maddesinde yazılı koşulların davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği de araştırılmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesinde (bilim ve fen bakımından orman niteliğinin kaybından) söz edilmiştir. Bu madde doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybını içermektedir. Yoksa her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, erozyona sebep olacak biçimde teraslama yapması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi nitelik kaybı değil, zorla niteliğin kaybettirilmesidir. Bu yöntemle, ormanlarda nitelik kaybettirilmesinin doğal sonucu erozyon ve ormanın yok olmasıdır. Yasa, bu yolun açılmasını amaçlamamıştır. Yasanın tanımladığı nitelik kaybı içinde bu tür olaylara yer yoktur. Aksi halde, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribatına ve yok edilmesine izin veriyormuş gibi bir sonuca ulaşılır ki, bunu kabul etmek olanaksızdır. Suç teşkil edecek biçimde zorlama yolu ile ormanın niteliğinin yok edilmesi yasalarla korunamaz..
O halde, davanın sağlıklı ve adil sonuca ulaştırılması için, yörede bulunan ve birbirine komşu olan ada ya da adalardaki küçük yüzölçümlü parsellerin çoğu mahkemede aynı nedenle dava konusu edildiğine göre, küçük parsel bazında inceleme yapılarak, davanın sağlıklı ve gerçek sonuca ulaştırma olanağı bulunmamaktadır. Her parsel dosyasında ilgili kayıt ve belgeler ile komşu parsele ait tutanak örnek ve kayıtları getirtilip, dava dosyası keşfe hazır hale getirtildikten sonra, aynı ada ya da yakın adalarda bulunan ve aynı iddia ile açılan davalara ait parseller birlikte göz önünde bulundurularak, dava ve usul ekonomisi bakımından bu dava dosyalarından biri ya da birkaçı kılavuz dosya seçilerek, o dava dosyaları üzerinde evvelce görev almamış bilirkişi dışında yeniden seçilecek üç kişilik orman yüksek mühendisi ya da mühendisi ve bir fen elamanı ile bir yüksek ziraat mühendisi ve yerel bilirkişi huzuruyla yapılacak keşifte yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafı, orman kadastro ve 2/B madde uygulamasına ilişkin harita çekişmeli taşınmaz ile bu adalar ve komşu adalardaki araziye uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazların orman sınır hattına göre konumu, taşınmazların öncesinin uygulanan diğer resmi belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, her parsel üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı, sayısı, kapalılık ve hakim ağaç türü belirlenmeli, yan yana bitişik olan çekişmeli parsellerin tümünün memleket haritasına göre konumu saptanmalı, memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek 3116, 4785, 5658 ve 6831 Sayılı Yasalar karşısındaki durumları açıklanarak, tartışılıp değerlendirilmeli, memleket haritası ölçeği büyültülerek, aynen bu bölgede bulunan dava konusu parsellerin birleştirilmiş kadastro paftasına yansıtılmalı, memleket haritası örneği ile orman kadastro ve 2/B madde uygulamasını ilişkin harita, bir ya da birkaç ada bazında kadastro pafta ölçeğine büyütülüp eşitlenerek, memleket haritası, orman kadastro haritası ve arazi kadastro paftası birbiri üzerine ablike edilmeli, memleket haritası ve yöreye ait 1/5000 ölçekli fotogometri yöntemi ile düzenlenen haritaların lejantındaki işaretlere göre taşınmazlar üzerindeki bitki ve ağaçların cinsinin ne olduğu, taşınmazların öncesi ve bugünü itibariyle orman ya da ormandan elde edilmiş yerler olup olmadığı, bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği belirlenip raporda açıklanmalı, keşfi ve uygulamayı izlemeye ve denetlemeye olanak verir, bilirkişilerden müşterek imzalı birleşik haritalı rapor alınmalı, bu harita ve raporların onaylı bir örneği aynı yörede bulunan ve birlikte incelemesi yapılan dava dosyaları içine konulmalı, her parsel için ayrıca araştırma yapmak gerektiği takdirde o parsel yönünden ayrıca özel araştırma dahi yukarıda açıklandığı biçimde yapılmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda tasarruf edenlerin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmesine yönelik isteklerde; muhdesat ile tasarruf edenlerin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmesi bu tür taşınmazların kullanan kişilere satılmasını gündeme getireceğinden (2924 sayılı Yasa, madde: 11/I-III) tasarruf edenlerin kadastro tutanağında gösterilmesiyle ilgili davalarda istekte bulunan kişinin;
Orman köyü nüfusuna kayıtlı olup olmadığının,
Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten geriye doğru en az beş yıldır o yerde ikamet edip etmediğinin,
Taşınmaz edinmedeki sınırlamaların araştırılması (2924 S.Y. m.11, 3402 S.Y. m.14) bunun yargıcın doğru sicil oluşturma görevi olduğu, bunun Orman Bakanlığına verilmiş bir görev olarak değerlendirilmesinin doğru bulunmadığının gözönünde tutulması gerekmektedir (2924 S.Y. m.1-11/I-III, 6831 S.Y. m.2/B, H.G.K. 09.06.1999 t.1999/8-187 E.-492 K. sayılı; H.G.K. 10.11.1999 t. 1999/7-903 E.-944 K. sayılı kararları).
Bu koşulları taşımayan inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 18/04/2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy