(3402 S. K. m. 4)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 1993 yılında yapılan arazi kadastro çalışması neticesinde orman niteliği ile tescil harici bırakılan bir kısım taşınmazın davacıya ait 15.07.1969 tarih ve 15 nolu tapu kaydı içerisinde bulunduğu iddiası ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Yörede kesinleşen 3402 sayılı yasa gereğince yapılan 4. madde tahdidi bulunmaktadır.
Uzman ziraat bilirkişi raporunda nizalı 969 m2 miktarındaki yerin makineli tarıma geçilince işlenmeyerek terk edilmiş halde olduğunu, üzerinde 40-50 yaşında 3 adet ayva dip kütüğü, 2 adet elma dip kütüğü bulunduğunu, % 50 eğimli olduğu, ayrıca çam ve ardıç fidanları bulunduğunu belirtmiş; uzman orman bilirkişi ise, raporunda; üzerinde taştan yapılmış ev temeli enkazı, 3 ayva ağacı, 2 adet elma dipçiği, 30 yıldır kullanılmadığı için erozyon nedeniyle çoraklaşan toprak yapısında olup, üzerinde 51 adet çam fidanı ardıç çalısı ve dikenler bulunduğunu, arazi kadastrosu sırasında 3402 sayılı yasa gereğince yapılan orman tahdidine göre ise tahdit içinde kaldığını, 1957 tarihli memleket haritasına göre ise orman olmayan açık alanda kaldığını açıklamıştır.
Keşifte bilirkişiliğine başvurulan kadastro teknisyeni ise, davacı adına tespit edilen 75 ada 1 parselin köşe koordinatlarına göre 81 nolu köşe noktasının paftaya yanlış tersim edildiğini belirterek 81 nolu noktanın olması gereken yeri kırmızı ile göstermiş, mahalli bilirkişi beyanına göre davacının dayandığı tapu kaydının (A) harfi ile gösterilen nizalı taşınmazı ve 1 parseli kapsadığını, ancak tapu kaydının dayandığı tescil krokisinin zemine ve paftasına aplike edilmeye çalışılmasına rağmen fenni sıhhate sahip olmayan krokinin aplike edilemediğini ve nizalı yerin (A) harfi ile gösterilen 969 m2 miktarındaki kısım olduğunu belirterek kroki düzenlemiştir.
Toplanan delillere ve uzman bilirkişi raporlarına göre halen % 50 eğimli olduğu, erozyona uğradığı, bu nedenle de toprağın çoraklaştığı, en az 30 yıldan beri işlenmeyerek terk edilmiş halde olduğu, üzerinde 51 adet çam fidanı, ardıç çalısı ve dikenler bulunduğu ve eylemli durumda orman niteliği taşıdığı ve bu niteliğini koruduğu anlaşılan nizalı taşınmaza yönelik olarak açılan davanın zilyetlik yolu ile iktisap edilebilecek yerlerden olmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Orman Yönetimi ile Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 02/05/2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy