(3402 S. K. m. 4) (6831 S. K. m. 1, 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Bilgiç Köyü 106 ada 125 parsel sayılı 2498 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Çalılık niteliğiyle Hazine adına tespit gören çekişmeli taşınmazın resmi belgelere göre orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek Yönetimin davasının reddine karar verilmişse de mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir.
Her ne kadar 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinde orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan makilik yerlerin orman sayılmayacağını öngörmekteyse de maddenin karşı kavramından orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik sahaların orman sayılacağı sonucu çıkmaktadır. Somut olayda, uzman bilirkişi teknik verilere dayanmayan izafi bir görüşle eğimi %10 olarak hesaplamış, taşınmaz üzerindeki maki bitki örtüsünün muhafaza makisi olup olmadığını açıklamamıştır. Ayrıca, çekişmeli parselin kadastro tespit tutanağında orman rejimi dışına çıkarılan yerlerden olduğunun belirtilmesine rağmen bu hususta da araştırma yapılmamıştır.
6831 sayılı Yasanın değişik 2/B maddesinde (bilim ve fen bakımından orman niteliğinin kaybından) söz edilmiştir. Bu madde doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybını içermektedir. Yoksa her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, erozyona sebep olacak biçimde teraslama yapması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi nitelik kaybı değil, zorla niteliğin kaybettirilmesidir. Bu yöntemle, ormanlarda nitelik kaybettirilmesinin doğal sonucu erozyon ve ormanın yokolmasıdır.
Yasa, bu yolun açılmasını amaçlamamıştır. Yasanın tanımladığı nitelik kaybı içinde bu tür olaylara yer yoktur. Aksi halde, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribatına ve yokedilmesine izin veriyormuş gibi bir sonuca ulaşılır ki, bunu kabul etmek olanaksızdır. Suç teşkil edecek biçimde zorlama yolu ile ormanın niteliğinin yokedilmesi yasalarla korunamaz. Şu halde, uzman orman bilirkişinin anılan bu olguları raporunda tartışması ve taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiği sonucuna ulaştığını açıklaması gerekir.
O halde, mahkemece önceki bilirkişi dışında üç orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde üç orman mühendisi ve bir harita mühendisi, bulunamadığı takdirde fen elemanı vasıtasıyla yeniden keşif yapılmalı, yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman tahdidine ilişkin harita ve tutanaklar, kadastro paftası, en eski tarihli memleket haritası getirtilerek uygulanmalı, ölçekleri eşitlenmeli, taşınmazın bu haritalardaki konumunu gösteren irtibatlı kroki çizdirilmeli, sınırda 134 nolu orman parselinin de olduğu göz önünde bulundurularak, taşınmazın 2/B maddesi uygulama sahası olup olmadığı, 31.12.1981 tarihinden önce ilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybedip kaybetmediği, yukarıda nitelik kaybı konusunda açıklanan olgular göz önünde bulundurularak kendi haline bırakılması halinde ormana dönüşüp dönüşmeyeceği belirlenmeli, yükselti çizgileri ve teknik aletler yardımıyla taşınmazın gerçek eğiminin ne olduğu ölçüye dayalı olarak saptanmalı, eğimi %12'yi aşan funda ve makilik yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 1/1 maddesi gereğince orman olduğu düşünülmeli ve elde edilecek sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde Yönetime iadesine 11.04.2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy