(4785 S. K. m. 2/C,B)
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında Yemişlik Köyü 426 ada 4 parsel sayılı taşınmaz 3155,10 m2 yüzölçümünde, ağaçlık niteliğinde, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu parselin tesbit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Keşifte bilgisine başvurulan uzman bilirkişi raporunda, dava konusu 4 parsel sayılı taşınmazın hakim bitki örtüsünün, kızılağaç olduğunun yer yer de kestaneler bulunduğu, geçmişte fındık, mısır ekimi yapılan tarım arazilerinin terk edilmesi sonucu, ekolojik koşulların elverişliliği nedeniyle, çevreden tohumlama ile kızılağaçların yetiştiğini, 30 yaşını geçen yapraklı ağaç bulunmadığını, çevrenin fındık ve çay alanlarından oluştuğunu, memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında tarım alanı olarak gösterildiğini, sonuçta orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirtmiştir.
4785 Sayılı Yasanın 2.madde C bendi ile Devlet ormanları ve bu kanunda devletleştirilen ormanların içinde olmayan topraklarda ekim ve dikim yoluyla özel emekle yetiştirilmiş kavak, söğüt, kızılağaç, akasya, okaliptüs ve servi ormanları devletleştirme kapsamı dışında tutulmuştur. Yine aynı yasanın 2/B maddesi ile tapulu taşınmazlar üzerindeki aşısız kestane ormanları devletleştirme kapsamı dışında bırakılmıştır. Ekim ve dikim yoluyla özel emek harcanarak yetiştirilmeyen, doğal yolla yetişmiş kızılağaççıkların orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda davalıların tutunduğu tapu kaydı olmadığına göre, taşınmazın bitki örtüsü göz önünde bulundurulduğunda orman sayılmayan yer olarak kabul edilmesi olanaksızdır. Rapor içeriğine aykırı olarak varılan sonuca itibar olunamaz.
Yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek, davacı Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 29.01.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy