(3402 S. K. m. 14) (6831 S. K. m. 1/j)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Konak Köyü 1104 parsel sayılı 805 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 287 numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle çay bahçesi niteliğinde davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı, orman iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Hükme dayanak alınan uzman bilirkişi Selahattin Köse tarafından düzenlenen raporda taşınmazın resmi belgelerde açık alanda görüldüğü belirtilmiş ve sonuçta orman sayılmayan yer olduğu açıklanmıştır. Ancak, rapora ekli memleket haritasında bilirkişinin kendisi tarafından bazı yerler küçük bölümler halinde yeşile boyanmıştır. Dosyaya getirtilen memleket haritasının renkli örneğinde ise taşınmaz yeşil alanda gösterilmiştir. Mahkemece bu çelişki üzerinde durularak çelişki giderilmemiş ve bilirkişiden açıklama istenmemiştir. Harita ile çelişkili özel boyama şeklini içeren ve gözüken olgulara ters düşen rapor ve krokiyle hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 1.6.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.3.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.6.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Dava konusu taşınmazın dayanağı olan ve keşifte mahalli bilirkişi tarafından taşınmaza uyduğu belirtilen 1938 tarihli 287 yazım numaralı vergi kaydının cinsi çalılıktır. Çalılık genel olarak maki ve funda kavramı içerisindedir. 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi, toprak muhafaza karakteri taşımayan makilik ve fundalık alanların orman sayılmayan yerlerden olduğunu hükme bağlamıştır. Eğimi % 12'yi aşan yerler bilimsel ve teknik olarak toprak muhafaza karakteri taşırlar. Uzman orman bilirkişi, taşınmazın eğiminin % 50'nin altında olduğunu belirttiğine göre taşınmazın gerçek eğiminin tespit ettirilerek, eğimin % 12'yi aştığının saptanması halinde muhafaza makisi niteliğinde devlet ormanı olduğunun kabulü gerekir. Sonraki tarihli memleket haritasına göre, 1938 tarihli vergi kaydının aksi kanıtlanamaz. Öncesi orman olan yer üzerinde orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun kabulü gerekir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme, araştırma ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29.01.2002 günü oybirliği ile karar verildi..(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy