(6831 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 45, 237)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve müdahalenin men-i davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.05.1999 tarih 1999/5468 E.-5918 K. sayılı bozma kararında özetle: Orman Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinin 29 Kasım-1966 günlü yazıları ile Uşak Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/656 E.-1989/286 K. sayılı dosyasında 1186 parselin 4150 m2'lik bölümünün orman sınırları içinde kaldığı, 1186 parselin 1184 numaralı parselle birleştirildikten sonra 10 ayrı parsele ayrıldığı ancak, bu parseller arasında kalan bölümlerin açıkça belirlenmediğine değinilerek dava açıldığı, mahkemece çekişmeli yerin 1186 parselden değil de 1184 parselden ifraz edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, oysa, düzeltme ve değişiklik işlemleri için tapu sicil müdürlüğüne verilen tescil bildirimde 1184 numaralı parselin 8221 m2 1786 numaralı parselin ve 4520 m2 yüzölçümleriyle tashihi yapıldıktan sonra 10 ayrı parsele ayrıldığı, çekişmeli taşınmazın da bu parsellerden birisi olduğu, sözü edilen dosyada 1186 numaralı parselin 4150 m2'lik bölümünün orman sınırları içinde kalması nedeniyle Hazine adına, 370 m2'lik bölümünün de orman sınırları dışında kalması nedeniyle gerçek kişiler adına tesciline karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesince 19.01.1991 tarihinde onanarak kesinleştiği, keşif sonrası düzenlenen fen raporunda 1185, 1186 numaralı parsellerin birlikte gösterilmeyerek ve kesin hüküm dayanağı krokinin de uygulanmadığı, bu nedenle, yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası, tapulama paftası ve kesinleşen dava dosyası ilam ve krokileri yerine sağlıklı biçimde uygulanarak, çekişmeli parselin tahdit hattı ile ve anılan krokiye göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, tahdit hattı ile 1184 ve 1186 parselleri birlikte gösteren kroki düzenlettirilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli parselin bulunduğu Çevre Köyünde ilk tahdit, Akse 5 Devlet Ormanı ile sınırlı olarak 1970 yılında yapılmış, 01.06.1971 gününde ilan edilerek kesinleşmiş, Aplikasyon ve 2. madde uygulaması yapılmamıştır. Komşu Kalfa Köyünde ise tespit tarihinden önce 02.07.1973 gününde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre 01.09.1997 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Dava konusu taşınmazlar Kalfa Köyünde yapılan orman kadastrosu sırasında ilk tahdit ve kesinleşen aplikasyon göz önünde bulundurulmadan Kalfa Korusu Ormanı ile ilgili 456-470 OTS. arasında ve 463-464 OTS hattı üzerinde gösterilmiş, ancak gerçek kişiler bu tahdide itiraz etmemişlerdir.
Mahkemece, Dairenin 14.05.1999 gün ve 1999/5468-5918 sayılı bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuşsa da, bozma kararından sonra delil olarak dayanılan Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1983/308 Esas sayılı dosyasının dava konusu parseller yönünden kesim hüküm niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Kesin hüküm usulü kazanılmış hakkın istisnasını teşkil edeceğinden buna göre araştırma, uygulama ve incelemenin yapılması gerekir. Dairede aynı gün birlikte temyiz incelemesi yapılan ve Çevre Köyü 1708 ada 1 numaralı parselle ilgili Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2000/99 sayılı ve yine Çevre Köyü 1710 ada 4 numaralı parselle ilgili aynı mahkemenin 2000/52 sayılı dosyalarında, Orman Yönetiminin bu parsellerin orman tahdit sınırları içerisinde kalan bölümlerinin tapusunun iptalini dava ettiği, mahkemece, taşınmazların 1972 yılında yapılan ilk orman tahdidinin dışında olduğu ve 2/B madde uygulamasında kesinleşmediği gerekçesiyle Yönetimin davasının reddine karar verildiği, halbuki Çevre köyünde 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 1184 numaralı parsel 8220 m2 yüzölçümlü ve tarla niteliğiyle Hatice Özcan, Hacer Tuğral ve Fatma Ustay adlarına tesbit ve tescil edildikten sonra satış ve intikal ve 18.03.1996 tarihinde yapılan imar uygulamasında tevhit-şuyulandırma ve ifraz sonucunda 1184 numaralı parsel bir çok parsele bölündüğü; bundan sonra çekişmeli 1708 ada 1 numaralı parsel (ifraz krokisinde C=1430.82 m2) Sami Yiğit adına, 1708 ada 2 numaralı parsel (D=0283.45 m2) Sami Yiğit adına, 1710 ada 1 numaralı parsel (E=0563.17 m2) Fatma Ulusoy adına, 1710 ada 2 numaralı parsel (F=0872.56 m2) Fatma Ulusoy adına, 1710 ada 3 numaralı parsel (G=0881.39 m2) Fatma Ulusoy adına ve yine çekişmeli 1710 ada 4 numaralı parsel (H=0348.21 m2) Sami Yiğit adına tescil edilerek, I=1015.65 m2'lik bölüm imar dışı bırakılmış, B=4614.43 m2'lik bölüm ise yola terk edilmiştir. Buna göre, çekişmeli 1708 ada 1 ve 1710 ada 4 numaralı parsellerin her ikisinin de 1184 parselden ifraz edildiği anlaşılmaktadır.
Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1983/308 Esas 1984/221 Karar sayılı dosyasında davacı Orman Yönetiminin, Çevre Köyü 1184 parselin ilk malikleri Hatice, Hacer ve Fatma aleyhine, bu parselin 6200 m2'lik bölümünün 03.07.1973 tarihinde ilan edilerek kesinleşen tahdit içerisinde kaldığı savıyla tapunun iptalini istediği, mahkemece 29.05.1984 gününde verilen hükümde Çevre Köyü 1184 parselin 6200 m2'lik kısmının (463, 464 orman tahdit sınır hattına göre tahdit içerisinde kaldığından) tapusunun iptali ile bu bölümün kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisine alınmasına karar verildiği, temyiz edilmeksizin kesinleştiği, böylece halefiyet yoluyla H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm oluştuğu anlaşılmaktadır.
Yine, çekişmeli 1184 parsele doğuda komşu olan 1186 parselin tarla niteliğiyle 4520 m2 olarak Ayşe Türkmen adına tesbiti yapılmış 18.03.1996 tarihli imar uygulamasında tevhid ve şuyulandırma ve ifraz işlemi sonunda 1709 ada 1 numaralı parsel (ifraz krokisinde j=0106.11 m2) Sami Yiğit adına, 1709 ada 2 numaralı parsel (K=1318.41 m2 arsa) Sami Yiğit adına L=1285 m2'lik bölümde imar dışı tarla olarak gösterilmiştir. Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1988/656 Esas 1989/286 karar sayılı dosyasında davacı Orman Yönetiminin yine kesinleşen tahdide dayanarak 1186 parselin ilk maliki Ayşe Türkmen varisi Hasan Tuğral aleyhine açtığı tapu iptali davası sonunda 1186 parselin uzman bilirkişisi raporunda (B) ile gösterilen yeşile boyalı 4150 m2'lik bölümünün (463 ve 464 orman tahdit sınır hattına göre kesinleşen tahdit içerisinde kaldığından) tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, geriye kalan ve krokide (A) ile gösterilen 370 m2'lik kısmın ise davalı üzerinde bırakılmasına karar verildiği, davalının temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin hüküm 18.01.1991 gün ve 1990/3370-341 sayılı ilam ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Şu hale göre, Çevre Köyü 1184 parsel içinde kaldığı anlaşılan dava ve temyize konu 1708 ada 1 ve 1710 ada 4 numaralı parseller ile dava dışı 1186 numaralı parselin komşu Kalfa Köyünde yapılan ve itirazsız kesinleşen Kalfa Korusu Devlet Ormanı tahdidinde 463 ve 464 orman tahdit sınır hattına göre, kısmen tahdit içinde kaldığı ve itirazsız kesinleştiği, bundan sonra 1184 ve 1186 numaralı parsellerin kesinleşen tahdit içinde kalan bölümlerinin de tapularının iptaline dair verilen kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; Kalfa Köyünde 23.10.1996 tarihinde işe başlayan 35 nolu orman kadastro komisyonu 3302 sayılı Yasaya göre yaptığı aplikasyon sırasında ve aplikasyon çalışma tutanağının 11 ve 12. sahifelerinde 1186 numaralı parselle ilgili Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1988/656 E.-1989/286 K. sayılı ve yine 1178 parsele ilişkin yine aynı mahkemenin 1990/355-472 sayılı kesinleşen ilamlarını uygulayıp tahdit sınırında gerekli düzeltmeleri yaptığı halde bu parsellerin hemen bitişiğindeki 1184 parsele ilişkin ve çekişmeli 1708 ada 1 ve 1710 ada 4 parseller yönünden kesin hüküm teşkil eden Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1983/308 Esas 1984/221 karar sayılı ilamını uygulamamış ve tahdit haritalarında gerekli düzeltmeyi yapmamıştır. Bu dava dosyasına yargılama aşamasında da dayanıldığı halde ve getirtilip inceleme konusu yapılmamıştır. Bu nedenle, hükmüne uyulan önceki bozma kararında 1184 parsel hakkındaki kesin hükme değinilmeden komşu 1186 parsele ilişkin kesin hükümden söz edilerek gerekli uygulamanın yapılmasına işaret edilmiştir. Temyiz aşamasında getirtilen kesin hüküm karşısında mahkemece aşağıda uygulama ve incelemenin yapılması gerekir.
1- Öncelikle; dava konusu 1708 ada 1 ve 1710 ada 4 numaralı parsellerin 1184 parselden imar uygulaması sonucu ifraz edildikleri, biri hakkında verilecek kararın diğerini de etkileyeceği ve davanın tarafları ve konusu da aynı olduğundan öncelikle H.Y.U.Y.'nın 45. maddesine göre her iki dava dosyası birleştirilmeli,
2- Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 29.05.1984 gün ve 1983/308-221 sayılı ilamında 1184 parselin 6200 m2'lik kısmının kesinleşen orman tahdit sınırı içerisinde kalması nedeniyle, bu kesimin tapusunun iptaline, kalan 2020 m2'lik bölümün de tapu kaydı maliki gerçek kişiler üzerinde bırakılmasına dair verilen kararın kesinleştiği, Devlet Ormanlarının imar uygulamasına konu edilemeyeceği, edilmişse böyle bir uygulamanın yok hükmünde olduğu göz önünde bulundurularak fen ve uzman orman bilirkişi aracılığı ile yeniden yapılacak keşifte 1983/308 Esas sayılı dava dosyasındaki mahkeme ilamı dayanağı ve bilirkişi krokisi uygulanarak düzenlenecek krokide kesin hükmün konusu belirlenmeli, aplikasyon işleminin yeni bir tahdit işlemi olmayıp daha evvel kesinleşen orman tahdit sınır noktalarının araziye uygulanması ve yerlerinin ihyası işleminden ibaret olduğu, eski tahdit sınırlarını değiştiremeyeceği göz önünde bulundurulmalı, 6200 m2'lik bölüm yönünden H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi gereğince kesin hüküm bulunduğu nazara alınmalı, 1184 numaralı parsel hakkında kesinleşen Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 29.05.1984 gün 1983/308-221 sayılı infaz ve ifrazını yapmayan ve aplikasyon sırasında göz önünde bulundurmayan sorumlular hakkında gerekli yenileme suç duyurusunda bulunulmalı, bundan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırına iadesine 15.04.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy