(3402 S. K. m. 20, 21, 32)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı gerçek kişi Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan 2300 ve 2302 sayılı parsellerin kendisi zilyetliğinde tarım alanı olduğu savı ile tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece, 2300 sayılı parselin tapusunun iptali ile davacı adına tescili, 2302 sayılı parselin ( B ) harfli 2584 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, ( A ) harfli 2198 m2'lik kısma yönelik davanın reddi ve kabul kararı verilen taşınmazların tapu kayıtları üzerine arzın altındaki madenlerin devlete ait olduğu yolunda şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce orman tahdidi yapılmamıştır.
Mahkemece komşu parsellere uygulanan vergi kaydının uymadığı ve tespit gününe göre kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir.
Çekişmeli 2103, 2097, 2110, 2063, 2105, 2102, 1954, 2111, 2041, 2222 nolu parsellere uygulanan 13-14 nolu vergi kaydı miktar fazlası olması nedeniyle 1983 yılında tespit edilmiş ve daha sonra 1991 yılında ilan edilip itirazsız kesinleşerek Hazine adına tescil edilmiştir.
Mahkemece vergi kaydının uymadığı ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile karar verilmişse de öncesi bir bütün olan parselleri dıştan çevreleyen parsellerin tutanak örnekleri ve dayanakları getirilip uygulama yapılmadığı gibi yörede bugüne kadar orman tahdidinin yapılmadığı kadastro paftasında sınırda orman olarak işaretli yerler bulunduğu, vergi kaydı çalılık sınırları itibariyle değişir sınırlı olup orman bilirkişisi de çekişmeli parselin bir bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunu raporunda açıklamış ve mahkemece o bölüm hakkındaki dava orman olması nedeniyle reddedilmiş olduğundan vergi kaydı kapsamının 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca geçerli olacağı ve kayıt fazlasının kaydın oluşturulduğu tarihten memleket haritasının düzenlendiği tarihe kadar geçen zaman aralığında ormandan açıldığının kabulü zorunlu olduğundan, o halde; öncesi bir bütün olan parselleri bir arada gösterir pafta örneği getirtildikten sonra bütün olan parselleri dıştan çevreleyen parsellerin tespiti ile o parsellerin tutanak örnekleri ile dayanağı kayıt ve belgeler değişiklikleri ile ve yine birbirinin bitişiğinde olan taşınmazlara ait vergi kayıtlarının vergi defterlerinde sıra ile kayıtlı olduğu düşünülerek 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16 tahrir nolu vergi kayıtları özel idare müdürlüğünden getirtilerek taşınmaz başında yeniden yapılacak keşifte vergi kayıtları fen bilirkişisi huzuru ve yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler aracılığı ile uygulanmalı, uygulamada komşu parsel kayıtlarından da yararlanılarak bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, gerektiğinde vergi kaydında bilinmeyen hudutlar yönünden tanık sözlerine başvurulmalı, fen bilirkişisinden kayıtların uygulanmasını gösterir birleşik kroki alınmalı,vergi kayıtlarının taşınmazlara uyması halinde sabit sınırlardan başlamak suretiyle kapsamı belirlenip 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 21 ve 32/3 madde hükümlerine göre ifraz krokisi alınmalı, kayıt fazlasının ormandan açıldığı göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırına iadesine 21/05/2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy