(3402 S. K. m. 15)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Ahmet Öztürk tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Yanoğlan Köyü 169 ve 177 numaralı sırasıyla 12350 m2, 3550 m2 yüzölçümündeki parsellere belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, anneleri Halime'den miras yoluyla gelen payları olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Orman Yönetimi, mahkemece davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu 169 ve 177 numaralı parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Ahmet Öztürk tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Çekişmeli taşınmazın 1943 yılında ölen tarafların ortak miras bırakanı Ahmet'ten kaldığı tarafların kabulündedir. Çekişme Ahmet mirasının yöntemine uygun biçimde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmışsa hangi mirasçıya düştüğü noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf paylaşımın yapılmadığını, davalı taraf ise yapıldığını iddia etmektedir. Kanıtların yükümü, genel kuralın aksine paylaşımın varlığını ileri süren davalı tarafa düşer. 3402 Sayılı Yasanın 15. maddesi uyarınca harici paylaşım belgelerle, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabilir. Bu nedenle davalı taraftan paylaşıma ilişkin delilleri görülmeli, paylaşım yapılmışsa paylaşımın yapılmadığını iddia eden davacının bu parseldeki payına karşılık ne aldığı taşınmaz almışsa nereden aldığı ve kimin adına tespit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde ilgili tutanaklar getirtilerek incelenmeli, uzun süreli kullanmanın paylaşımın karinesi olacağı düşünülmeli; paylaşım da eşitliğin zorunlu olmadığı gözönünde tutulmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeli; gerekirse tespit tutanak bilirkişileri dinlenmeli, bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Ahmet Öztürk'ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 10.06.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy