(3402 S. K. m. 4) (6831 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Çay Mahallesi 199 ada 83 parsel sayılı 9596.57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mezarlık niteliğiyle Belediye Başkanlığı adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin mezarlık niteliğiyle davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli parselin 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu, ancak aynı yasanın 1/b maddesi gereğince eski mezarlık olması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Dava konusu parselin eylemli orman olduğu orman mühendisinin raporundan anlaşıldığı gibi, bu olgu mahkemenin de kabulündedir.
6831 Sayılı Yasanın 2896 Sayılı Yasayla değişik 1-D maddesindeki şehir mezarlıklarıyla, kasaba ve köylerin hudutları içerisinde bulunan eski (kadim) mezarlıklardaki ağaç ve ağaçlıklarla örtülü yerler orman sayılmaz hükmü gözönünde bulundurulduğunda ağaç ve ağaçcıklarla örtülü mezarlıkların orman sayılmaması için o yerin şehir mezarlığı veya kasaba ve köy sınırları içinde bulunan ve halen kullanılmakta olan eski (kadim) mezarlık olması gerekir. Yasada yazılı eski (kadim) kelimesi, başlangıcının yaşan insanlar tarafından bilinmeyen bir zamanı ifade eder. Mahkemece, aynı köyden seçilip dinlenen yerel bilirkişi, taşınmazın 20-25 yıldan beri kullanılan köy mezarlığı olduğunu söylemiştir. Bu tür davalarda dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların yararı bulunmayan komşu köy halkından seçilerek dinlenmesi gerekir. Bu nedenle, dava konusu taşınmazda yarar ilişkisi bulunmayan komşu köylerden dinlenecek yaşlı yerel bilirkişi isimleri belirlenmeli; taraflardan aynı nitelikli kişilerden oluşan tanık listesi bildirmeleri istenmeli; bundan sonra taşınmaz başında yapılacak keşifte, dava konusu taşınmazın eski (kadim) ve halen kullanılmakta olan mezarlık olup olmadığı yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından ayrıntılarıyla ve maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu varsa mezar taşlarındaki yazılardan okunmak suretiyle denetlenmeli; bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Yukarıda değinilen hususların gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 04.11.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy