(743 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Yamaç Köyü Adıyaman mevkiinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinin 1. sırasında yazılı 705 m2, 2. sırasında yazılı 1206 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı Cemal K. adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Taşınmazların bulunduğu yerde bu güne kadar genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Yerel mahkemece, davaya konu her iki taşınmazda da davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki, taşınmaz başında dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıklarınca taşınmazlardan ev ve bahçe niteliğinde olan yerin öncesinde davacının babasına ait iken ölümünden sonra kardeşlerinin payını vermek suretiyle davacı tarafından alındığı; fındıklık niteliğindeki yerin ise amcası olan Hasan K. tarafından ölünceye kadar bakmak şartı ile davacıya hibe edildiği bildirilmişse de bu açıklamalar yeterli ve kanı uyandırıcı olmaktan uzaktır. Bu sebeple, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıkları yeniden dinlenerek, zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl ne şekilde devam ettiği, sürdürülüş biçimi, ekonomik amaca uygun olup olmadığı, davacının tek başına zilyetliğinin hangi süreye ulaştığı sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı açık yanıtlar alınmalıdır. Davacının tek başına zilyetliğinin 20 yılı doldurmadığı saptandığı takdirde davacı yanında önceki bayii oldukları anlaşılan babası ile amcası Hasan K. yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Değinilen yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.02.2002 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy