(3402 S. K. m. 4, 14, 20) (3303 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki Temel Can, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Ormanlı Beldesi Sarıkaya Mahallesi 171 ada 185 parsel s. 1711 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 418 tahrir no.lu vergi kaydı ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle Temel Can adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmış, Hazine taşınmazın orman vasfında olduğu ve zilyetlikle edinilemeyeceği, Hazine adına tapuya tescil iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 163.87 m2 bölümün orman niteliğiyle Hazine, (A) ile gösterilen 1547 m2 bölümün tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine 3303 S. Kanunun 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez, bundan doğacak zararlarda bir hak ve mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamaz şerhinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Temel Can, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit gününden önce 1952 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 3402 S. Kanunun 4. maddesi hükümlerine göre 1992 yılında yapılıp dava gününde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 1804 ila 1807 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide aynı noktaları birleştiren hat arasında benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir.
Ayrıca, çekişmeli taşınmazın kadastro tesbitine esas alınan 418 tahrir numaralı vergi kaydı batı ve kuzeyindeki öz sınırları değişebilir nitelikte olup, 3402 S. Kanunun 20/C madde hükmüne göre bu tür kayıtların kapsamı yüzölçümüne değer verilerek saptanır. Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağı iddiasıyla davaya katıldığına göre, çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zaman aşımı yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, tutunulan vergi kaydının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, kayıt miktar fazlası olup olmadığı, davalı gerçek kişi yararına kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği belirlenmelidir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın kadastro tesbitine esas alınan 418 tahrir numaralı vergi kaydının uygulandığı, aynı ada 178 ila 182, 183, 185 ve 191 parseller ile bu parselleri dıştan çevreleyen komşu taşınmazların kadastro tespit tutanakları, kadastro tesbitleri kesinleşenlerin bu yolla oluşan tapu kayıtları davalı olanların dava dosyaları getirtilmeli, aynı vergi kaydı uygulanılarak kadastroca tespit edilen taşınmazlara ait derdest davalar birleştirilmeli, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir şekilde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları dışında kaldığı, orman sayılan yerlerden olmadığı ve mera, yayla, kışlak gibi kamu mallarından olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, 418 tahrir numaralı vergi kaydı, yerel bilirkişi vasıtasıyla, sabit sınırlarından başlanarak usulünce uygulanmalı, yüzölçümü ile geçerli kapsamı belirlenmeli, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılmalı, bu cümleden olarak, yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne biçimde devam ettiği sorulup, kesin gün ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit gününe kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; kayıt miktar fazlası bölümler yönünden, 3402 S. Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak bütün kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi, Hazine ve davalı Temel Can'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde Temel Can ve Orman Yönetimine iadesine 07.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy