(1086 S. K. m. 284) (3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Mustafa Gürbüz, davalılar Süleyman Üretürk ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Bağırganlı Köyü 101 ada 2 parsel 1082 tahrir numaralı vergi kaydıyla Mustafa Yıldız ve müşterekleri, 103 ada 86 ve 88 parseller 1143, 1144, 1145 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 86 parsel Mustafa Yıldız, 88 parsel ise Şevket Tekol ve arkadaşları, 101 ada 85 parsel 606, 103 ada 59 parsel 1127, 67 parsel 1132, 77 parsel 1137, 87 ve 89 parseller 1143, 1144, 1145, 106 ada 94 parsel 339, 154 parsel 402,126 ada 188 parsel 20, 191 parsel 257, 129 ada 47 parsel 822, 63 parsel 831, 153 parsel 865, 162 parsel 863, 130 ada 105 parsel 717, tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, 114 ada 58, 117 ada 2, 34 parseller kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Hasan, Süleyman, Muazzez, İsmail, Ünal, Ahmet ve Ayhan Üretürk, adlarına tesbit edilmiştir. Davacılar İsmail Gürbüz ve Mustafa Gürbüz, davalılar Mustafa Yıldız, Hasan Üretürk ve Şevket Tekol aleyhine, 103 ada 86, 87 ve 88 parsellerde kendi paylarının da bulunduğu, Davacılar Şazimet Yıldız, Melek ve Sevim Yaman ile Fatma Güneş Davalılar Hasan Üretürk ve müşterekleri aleyhine, 101 ada 85, 2, 103 ada 59, 67, 77, 87, 89, 106 ada 40, 94, 154, 114 ada 58, 117 ada 2, 34, 126 ada 188, 191, 129 ada 47, 63, 153, 162, 130 ada 105 parsellerin ortak murisleri Huriye'den intikal ettiği adlarına tapuya tescili iddiasıyla dava açmışlardır. Muzaffer Tanrıkulu adına tesbit edilen 106 ada 40 parsele ilişkin hakkını korumak için, Recep Üretürk 103 ada 86, 87, 88 parsellerden birisinin babasından kaldığı (yargılamada 87 parsel olduğunu bildirdi), Alaattin ve Ekrem Sezer 101 ada 2 parselin adlarına tescili Ali Rıza Gürbüz ve arkadaşları 103 ada 89 ila 97 parsellerin babalarından intikal ettiği, Orman Yönetimi 114 ada 58 parselin fen elemanı bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 2010 m2 126 ada 188 parselin ise (A) ile gösterilen 1263 m2 bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmışlar, İsmail ve Mustafa Gürbüz davayı babaları Mehmet'in diğer mirasçıları Süleyman Üretürk ve arkadaşlarına yaygınlaştırmışlar, 106 ada 40 parselle ilgili dava ayrılmıştır. Mahkemece davaların kısmen kabulüne, Alaattin Sezer ve arkadaşlarının 101 ada 2 parsele ilişkin davalarının reddine, 114 ada 58 parselin tamamen, 126 ada 188 parselin (b) ile gösterilen 1263 m2 bölümünün orman niteliğiyle Hazine, 101 ada 2 parselin 96/288 payının iptaline, tamamı 5860 pay kabul edilerek 1/3 payın Mustafa Yıldız, 1/3 (1920) payın 640 ar pay olmak üzere Hüseyin çocukları Şevket, Fatma ve Ömer Tekol, 101 ada 2 parselin 1/3 payı, 126 ada 188 parselin (a) ile gösterilen 1200 m2 101 ada 85, 103 ada 59, 67, 77, 87, 89, 106 ada 94, 154, 117 ada 2, 34, 126, ada 191, 129 ada 47, 63, 153, 162, 130 ada 105 parselin Huriye Ertürk mirasçılarının tümünün payları oranında, 103 ada 88 parselin payları oranında Mehmet Gürbüz mirasçıları, 86 ve 87 parsellerin tesbit gibi tesbit maliki davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Mustafa Gürbüz, Davalılar Süleyman Üretürk ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 17.08.1998 tarihinde ilan edilerek eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Sonuç: İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçe ve resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla çekişmeli 114 ada 58 parselin tamamıyla 126 ada 188 parselin krokisinde (b) ile gösterilen 1263 m2 bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek Orman Yönetiminin 58 parselin tamamı ile 188 parselin (b) ile gösterilen bölümüne ilişkin davasının kabulüne, davcı Mustafa Gürbüz'ün 103 ada 86 ve 87 parsellerde zilyetliğini ispatlayamadığı belirlenerek bu taşınmazlara ilişkin davasının reddine, davalı Hasan Üretürk ve arkadaşlarının tutunduğu satıcısı Huriye Üretürk olan 1962 tarihli harici satış senedinin H.Y.U.Y.'nın 297. maddesi hükmüne göre düzenlenmediği, satıcı Huriye'nin senete imza atmayıp mühür basıldığı, yine bir kısım ihtiyar heyeti üyesinin de imza yerine mühür kullandıkları ancak bu mühürlerin adı geçen satıcı Huriye ile ihtiyar heyeti üyelerine ait olduğuna ilişkin senette tanık beyanı ve imzası bulunmadığı gibi, satışın ve o tarihten beri devam eden zilyetliğin başka türlü delil ile de kanıtlanamadığına, davacı Mustafa Gürbüz ve davalılar Süleyman Üretürk ve müştereklerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine 10.10.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy