(3402 S. K. m. 4/3, 14) (6831 S.K. m. 7, 2/B) (2924 S.K. m. 11)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Bayındırhüyük (Acecihöyük) Köyü 187 ada 61 parsel sayılı 8611 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 2/B sahasında kaldığı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, zilyetlik iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Musa K. adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Çekişmeli parsel 3402 Sayılı Yasanın 4/3.maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda 2/B madde sahası olması nedeniyle komşu parsellerle birlikte Hazine adına tespit edildiği tutanağın edinme sütununda yazılıdır. Dosya içinde orman kadastrosu ile ilgili çalışma tutanakları mevcut ise de, tahdit haritası bulunmamaktadır. Orman bilirkişi, orman kadastro haritasının uygulanması sonucu çekişmeli parselin orman sınırları dışında sarı renkle boyalı yerde bırakıldığını raporunda açıklamışsa da, komşu 187 ada 58, 59, 60, 62 numaralı parsellerin de çekişmeli parsel gibi 2/B madde sahası olarak Hazine adına yapılan tespitlerinin kesinleştiği, aynı gün dairede incelemesi yapılan 187 ada 93 parsele ait 2002/903 sayılı ve 187 ada 149 parsele ait 2002/906 sayılı ve 187 ada 61 parsele ait mahkemenin 2000/233 E. ve 2001/169 K.sayılı Dairenin 2002/901 sayılı dosyalarında verilen bilirkişi raporlarında birbirine yakın olan bu parsellerin, bilirkişiler tarafından memleket haritasında değişik yerlerde işaretlendiği görülmüştür. Bu olgu hüküm vermeye yeterli ciddi bir araştırmanın yapılmadığını göstermektedir.
Orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ister 6831 Sayılı Yasanın 7.maddesi, isterse 3402 Sayılı Yasanın 4/3.maddesi hükümlerine göre yapılsın yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir. Genel arazi kadastrosuna esas olmak üzere 3402 sayılı yasanın 4. Madde hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu yönünden belirlenmiş özel bir yöntem bulunmamaktadır. Orman Kadastro komisyonları tüm harita, kayıt ve belgeler ile hava fotoğraflarını, özellikle orman kadastro yönetmeliğinin 54. Maddesi gereğince hazırlanan teknik izahname uyarınca orman sayılan yerler ile orman sayılmayan yerleri, öncesi orman olmakla birlikte, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitiren yerleri belirleyerek bu yerlerin haritacılık tekniğine uygun olarak haritasını hazırlaması gerekir. Orman kadastro komisyonları, halen orman niteliğinde olan alanlar ile, bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirmesi nedeniyle 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılacak alanların yasalar ve ilgili mevzuat ile belirlenen hukuki olguları ve bulguları gözeterek yapacakları ilmi ve teknik bir çalışma sonucu belirleyeceklerdir.
Diğer taraftan, mevcut dava nedeniyle orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, öncesi orman sayılan yerlerden iken, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediğinin usulünce belirlenmesi gerekir. Öncesi orman sayılan yerlerden iken Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla gerçek kişiler adına tapuya tescil edilemez. Ancak, 4127 sayılı yasa ile değişik 2924 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince diğer koşulların oluşması halinde, bu tür taşınmazları muhtesat ile tasarruf edenler, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilebilir. Mahkemece, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanların
orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği ve 2924 sayılı yasanın 11. Maddesinde yazılı koşulların davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği de araştırılmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
6831 Sayılı Yasanın değişik 2/B maddesinde (bilim ve fen bakımından orman niteliğinin kaybından) söz edilmiştir. Bu madde doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybını içermektedir. Yoksa her isteyenin ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, erozyona sebep olacak biçimde teraslama yapması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi nitelik kaybı değil, zorla niteliğin kaybettirilmesidir. Bu yöntemle, ormanlarda nitelik kaybettirilmesinin doğal sonucu erozyon ve ormanın yok olmasıdır. Yasa, bu yolun açılmasını amaçlamamıştır. Yasanın tanımladığı nitelik kaybı içinde bu tür olaylara yer yoktur. Aksi halde, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribatına ve yok edilmesine izin veriyormuş gibi bir sonuca ulaşılır ki, bunu kabul etmek olanaksızdır. Suç teşkil edecek biçimde zorlama yolu ile ormanın niteliğinin yok edilmesi yasalarla korunamaz..
O halde, davanın sağlıklı ve adil sonuca ulaştırılması için, yörede bulunan ve birbirine komşu olan ada ya da adalardaki küçük yüzölçümlü parsellerin çoğu mahkemede aynı nedenle dava konusu edildiğine göre, küçük parsel bazında inceleme yapılarak, davanın sağlıklı ve gerçek sonuca ulaştırma olanağı bulunmamaktadır. Her parsel dosyasında ilgili kayıt ve belgeler ile komşu parsele ait tutanak örnek ve kayıtları getirtilip, dava dosyası keşfe hazır hale getirtildikten sonra, aynı ada ya da yakın adalarda bulunan ve aynı iddia ile açılan davalara ait parseller birlikte göz önünde bulundurularak, dava ve usul ekonomisi bakımından bu dava dosyalarından biri ya da birkaçı kılavuz dosya seçilerek, o dava dosyaları üzerinde evvelce görev almamış bilirkişi dışında yeniden seçilecek üç kişilik orman yüksek mühendisi ya da mühendisi ve bir fen elamanı ile bir yüksek ziraat mühendisi ve yerel bilirkişi huzuruyla yapılacak keşifte yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafı, orman kadastro ve 2/B madde uygulamasına ilişkin harita çekişmeli taşınmaz ile bu adalar ve komşu adalardaki araziye uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazların orman sınır hattına göre konumu, taşınmazların öncesinin uygulanan diğer resmi belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, her parsel üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı, sayısı, kapalılık ve hakim ağaç türü belirlenmeli, yan yana bitişik olan çekişmeli parsellerin tümünün memleket haritasına göre konumu saptanmalı, memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek 3116, 4785, 5658 ve 6831 Sayılı Yasalar karşısındaki durumları açıklanarak, tartışılıp değerlendirilmeli, memleket haritası ölçeği büyültülerek, aynen bu bölgede bulunan dava konusu parsellerin birleştirilmiş kadastro paftasına yansıtılmalı, memleket haritası örneği ile orman kadastro ve 2/B madde uygulamasını ilişkin harita, bir ya da birkaç ada bazında kadastro pafta ölçeğine büyütülüp eşitlenerek, memleket haritası, orman kadastro haritası ve arazi kadastro paftası birbiri üzerine ablike edilmeli, memleket haritası ve yöreye ait 1/5000 ölçekli fotogometri yöntemi ile düzenlenen haritaların lejantındaki işaretlere göre taşınmazlar üzerindeki bitki ve ağaçların cinsinin ne olduğu, taşınmazların öncesi ve bugünü itibariyle orman ya da ormandan elde edilmiş yerler olup olmadığı, bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği belirlenip raporda açıklanmalı, keşfi ve uygulamayı izlemeye ve denetlemeye olanak verir, bilirkişilerden müşterek imzalı birleşik haritalı rapor alınmalı, bu harita ve raporların onaylı bir örneği aynı yörede bulunan ve birlikte incelemesi yapılan dava dosyaları içine konulmalı, her parsel için ayrıca araştırma yapmak gerektiği takdirde o parsel yönünden ayrıca özel araştırma dahi yukarıda açıklandığı biçimde yapılmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda tasarruf edenlerin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmesine yönelik isteklerde; muhdesat ile tasarruf edenlerin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmesi bu tür taşınmazların kullanan kişilere satılmasını gündeme getireceğinden (2924 sayılı Yasa, madde: 11/I-III) tasarruf edenlerin kadastro tutanağında gösterilmesiyle ilgili davalarda istekte bulunan kişinin;Orman köyü nüfusuna kayıtlı olup olmadığının,Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten geriye doğru en az beş yıldır o yerde ikamet edip etmediğinin,Taşınmaz edinmedeki sınırlamaların araştırılması (2924 S.Y. m.11, 3402 S.Y. m.14) bunun yargıcın doğru sicil oluşturma görevi olduğu, bunun Orman Bakanlığına verilmiş bir görev olarak değerlendirilmesinin doğru bulunmadığının gözönünde tutulması gerekmektedir (2924 S.Y. m.1-11/I-III, 6831 S.Y. m.2/B,
H.G.K. 09.06.1999 t.1999/8-187 E.-492 K. sayılı; H.G.K. 10.11.1999 t. 1999/7-903 E.-944 K. sayılı kararları).
Bu koşulları taşımayan inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08/04/2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy