(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Derebucak Köyü 237, 238 ve 254 parsel s. sırasıyla 258 m2, 1250 m2 ve 1650 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı Ümmü Üstün tarafından davalılar aleyhine açılmış olan müdahalenin men'i davası kadastro mahkemesine devredilmiştir. Yargılama sırasında Hazine ve bir kısım gerçek kişiler davaya katılmıştır. Mahkemece çekişmeli 237 parselin Veli Yüksel, 238 parselin Bekir Güneş, 254 parselin Havva Aslan, Dursun Berk ve katılanlar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Davanın devamı sırasında yapılan orman tahdidi söz konusudur. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit gününden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre Hazinenin 237 ve 238 s. parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan bu parsellerle ilgili hükmün onanması gerekmiştir.
2- Dava konusu 254 s. parselle ilgili temyiz itirazlarına gelince; mahkemece 254 s. parsel ile ilgili olarak Halil Berk, Havva Aslan, Ali Berk, Abdullah Berk, Dursun Berk, Osman Çetin, Mevlüt Çetin, Mahmut Berk ve Yusuf Berk adlı şahısların yararına kazandırıcı zaman aşımı sebebiyle zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesine dayanılmışsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenip, bu kişilerin taşınmazda zilyetliklerinin ne zaman başladığı, kaç yıl ne biçimde devam ettiği sorulup, kesin gün ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit gününe kadar bu kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 s. kanunun 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında önceki bayiiler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak bütün kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: 1- Yukarda 1.bendde açıklanan nedenlerle, 237 ve 238 s. parsellerle ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Yukarda 2.bendde açıklanan sebeplerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile 254 s. parselle ilgili hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 29.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy