(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 13, 17)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Çeşme Köyü Y.Köybeleni mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 639. (değişik 713.) maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, 29.200.71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu ve bu güne kadar genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesine dayalı olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı adına tesciline karar verilmişse de dosyadaki bilgi ve belgeler hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; taşınmazın iki hududu çalılık, orman ve cebel olduğu, köy yolunun dışındaki patika yolların su deposunun yapılmasından sonra açıldığı, ziraat bilirkişileri raporlarında: arazi eğiminin % 10-20 olduğu, üzerinde uzun süredir herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığı, üzerinde ekonomik olmayan 7-8 adet zeytin delicesi ve 8-10 adet armut ağacı bulunduğu, ağaçların dışında kalan boş alanda hububat ziraati yapılabilecek özellikte çoğür otlarının bittiği, otlakiye olarak kullanılabileceği açıklanmıştır. Bu durumda, davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde yazılı imar-ihya ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Davanın reddi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 04.03.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy