(6831 S. K. m. 2) (3402 S. K. m. 4, 8, 14, 25)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi ve davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davacı gerçek kişiler vekilinin duruşma isteminin yeterli pul eklenmediğinden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, Kayapınar Köyü 132 ada 1, 133 ada 1 ve 6 parsel sayılı sırasıyla 4199 m2, 1878 m2 ve 5651 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Hasan Yıldız; 132 ada 2 ve 133 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 1632 m2 ve 1848 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 1/2'şer pay ile Nesli İnan ve Asiye Çetin; 132 ada 3 ve 133 ada 6 parsel sayılı 10589 m2 ve 5651 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Hacı Yıldız; 132 ada 4, 7, 8, 10 ve 133 ada 7 parsel sayılı sırasıyla 3054 m2, 6197 m2, 3116 m2, 6429 m2 ve 4443 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Rahime Salsar; 132 ada 9, 12, 133 ada 4 ve 5 parsel sayılı sırasıyla 4948 m2, 7418 m2, 22904 m2 ve 9289 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Hasan oğlu 1338 doğumlu Mustafa Alper; 132 ada 11 parsel sayılı 2496 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Kerim Alper; 132 ada 5 ve 13 parsel sayılı 4321 m2 ve 3810 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Kamil Salsar; 133 ada 3 parsel sayılı 6223 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Tahsin Salsar adlarına ayrı ayrı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; 133 ada 10 parsel sayılı 40129 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Haziran 1321 tarih 34 numaralı tapu kaydı ile (Zekiye ...); 132 ada 14 parsel sayılı 6361 m2 yüzölçümündeki taşınmaz İbiş Alper tarafından 1985'de ihya edildiği, zilyetlik süresi dolmadığından tarla niteliğiyle Hazine; 132 ada 15 ve 16, 133 ada 12, 13 ve 134 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 110494 m2, 1221 m2, 7304842 m2, 2984 m2 ve 41729 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar orman niteliğiyle, 133 ada 8 ve 9 parsel sayılı 4443 m2 ve 2618 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise, 2/B madde gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilerek tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, 133 ada 11 parsel sayılı 157242 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Kayapınar Köyü kullanımındaki mera niteliğiyle orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı Orman Yönetimi, 133 ada 4 parselin orman sayılan yerlerden olduğu, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla, davacılar Hasan Yıldız, Mustafa Alper (Mustafa oğlu 1956 doğumlu), Kamil Salsar, Rahime Salsar, İbiş Alper, İsmail Alper ise; taşınmazların aslında Sarız İlçesi sınırları içinde bulunduğu ve Ağustos 1301 tarih, 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında olduğu halde, çalışma alanı sınırlarının yanlış belirlendiği, kadastro müdürlüğünün yetki alanı dışında çalıştığı, kadastro çalışma alanının Sarız olarak değiştirilmesi gerektiği ve yargılama görevinin de Sarız Mahkemesi olduğu, 132 ada 13 ve 14 parsellerin İbiş Alper, 133 ada 8 ve 9 parsellerin Rahime Salsar, 133 ada 11 parselin ise, kendilerine ait mera olarak tapuya tescili iddiasıyla dava açmışlar; davayı Kerim Alper, Tahsin Salsar, Asiye Çetiner ve Nesli İnan'a yaygınlaştırmışlar, 14.10.2002 tarihli keşifte bir kısım davacılar vekili Kadri Arık; 132 ada 15 ve 16, 133 ada 12, 13 ve 134 ada 1 parsele ilişkin davalarından vazgeçtiklerini, kendi adlarına tesbit edilen 132 ada 1 ila 13, 133 ada 1 ila 7 parsellere ilişkin davalarının da bulunmadığı, 133 ada 11 parselin mera niteliğinde olduğuna da itirazları olmadığı, ancak kullanımına ilişkin itirazlarının olduğu, 133 ada 8 ve 9 parsellerin Rahime Salsar, 133 ada 14 parselin İbiş Alper adına tapuya tescilini ve çalışma alanının Sarız İlçesi olarak değiştirilmesini istediklerini söylemiştir. Mahkemece, davacı gerçek kişiler vekilinin yetkisizlik itirazının REDDİNE, 132 ada 1 ila 13 ve 133 ada 1 ila 7 parseller davacılar adına tespit edildiğinden ve davada hukuki yararları bulunmadığından bu parsellere ilişkin davanın REDDİNE, 132 ada 15 ve 16, 133 ada 12 ve 13, 134 ada 1 parsellere ilişkin davanın feragat nedeniyle REDDİNE, tüm bu parsellerin tespit gibi tesciline, 133 ada 11 parselin kullanımına ilişkin davada GÖREVSİZLİĞE, bu parselin mera niteliğiyle orta malı olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, Orman Yönetiminin 133 ada 4 parsele ilişkin davasının reddiyle bu parselin tespit gibi tesciline; 132 ada 14 parsele ilişkin davanın kabulü ile bu parselin Hasan oğlu İbiş Alper adına tapuya tesciline, 133 ada 8 ve 9 parsellere ilişkin davanın reddiyle bu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, çalışma alanına itiraz, kadastro tespitine itiraz ve meranın kullanımına ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli 132 ada 15 ve 16, 133 ada 12 ve 13, 134 ada 1 parseller orman olarak sınırlanmış, 133 ada 8 ve 9 parseller 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış, diğer parseller orman sınırları dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli Kayapınar Köyü 133 ada 4 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, 133 ada 8 ve 9 parsellerin ise, öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenerek, davacı gerçek kişilerin 133 ada 8 ve 9, Orman Yönetiminin ise, 133 ada 4 parsele ilişkin davalarının reddiyle bu parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Kayapınar Köyü 133 ada 11 parsel Kayapınar Köyünün kullanımındaki kadim mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmış, davacı gerçek kişiler 11 parselin adlarına tescili istemiyle dava açmışlar, yargılama sırasında, 11 parselin mera niteliğinde olduğu ancak, kendilerinin kullanımında bulunduğu, Kayapınar Köyünün kullanımında olmadığı iddiasını ileri sürmüşlerdir. 3402 Sayılı Yasanın 25/1 maddesi gereğince Kadastro Mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar; kadastroya veya kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi istek üzerine veraset belgesi de verebilir. Madde metninden anlaşılacağı gibi kullanıma ilişkin uyuşmazlıklarda kadastro mahkemesi görevli değildir. Bu nedenle, mahkemenin mera nitelikli taşınmazın kullanımına ilişkin davada görevsizlik kararı vermesi doğrudur.
132 ada 14 parselin İbiş Alper tarafından imar ihya edildiği, ancak zilyetlik süresi dolmadığından tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla bu parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla da, bu parselin davacı İbiş Alper tarafından imar ihya edilip, tesbit gününe kadar 20 yıldan fazla süreyle, malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak zilyet edildiği, İbiş Alper yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamaların aşılmadığı belirlenerek davasının kabulü yolunda verilen karar usul ve yasaya uygundur.
Davacı gerçek kişilerin, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerin Sarız ilçesi sınırları içinde bulunduğu, çalışma alanının yanlış belirlendiği, çalışma alanı sınırlarının düzeltilmesi istemiyle açtıkları davaya gelince; 3402 Sayılı Yasanın 4/1-2 maddesi gereğince, Kadastro bölgesinde her köy ile belediye sınırları içinde bulunan mahallelerin her biri, kadastro çalışma alanını teşkil eder.
Kadastro müdürü, kadastrosuna başlanacak mahalleyi veya köyü, en az 15 gün önce bölge merkezi ile çalışma alanı ve komşu köy, mahalle ve belediyelerde alışılmış vasıtalarla duyurur. Bu duyuruda çalışma sınırlarının tesbitine hangi gün ve saatte başlanacağı, belirtilir.
Aynı yasanın 4/7 ve 8. maddesi gereğince, Kadastro teknisyenlerince tesbit edilen sınıra yedi gün içerisinde kadastro müdürlüğü nezdinde itiraz edilebilir.
Kadastro Müdürü bu itirazı inceleyerek yedi gün içerisinde karara bağlar. İlgililer hazırsa tefhim, değilse derhal tebliğ edilen bu karara karşı yedi gün içerisinde kadastro mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, duruşmasız ve gerektiğinde mahallinde inceleme yapılarak, onbeş gün içinde kesin karara bağlanır. Ancak; tesbit edilen bu sınıra karşı kesinleşmiş mahkeme kararı var ise, aynı konuda itirazda bulunulamaz. Kadastro çalışma alanı sınırı kesinleşmeden diğer kadastro işlemlerine geçilemez. Davacı gerçek kişiler ilandan sonra yedi günlük süre içinde çalışma alanına itiraz etmediğine göre, bu işlem kesinleşmiştir. Süresinden sonra ileri sürülen böyle bir iddia ve davanın dinlenemeyeceği yönündeki mahkeme gerekçesi ve kabulü de isabetlidir.
Sonuç: Yukarıda da açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişilerin ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara ve Orman Yönetime ayrı ayrı yükletilmesine 17.04.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy