(3533 S. K. m. 4) (6831 S. K. m. 2) (YHGK. 13.10.1999 T. 1999/20-681 E. 1999/834 K.)
Dava: Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Belediye (Muallim Köyü) Dilovası Beldesi, Diliskelesi Mahallesinde bulunan taşınmazların öncesi orman iken 5653 Sayılı Yasa uygulaması ile makilik alana ayrıldığını, ancak; 1991 yılında ilan edilen orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması çalışması sırasında bu husus dikkate alınmaksızın 2/B madde uygulamasına tabi tutulmak suretiyle Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmasının hatalı olduğunu iddia ederek, davaya konu parsellerin 775, 2805 ve 2981 Sayılı Yasalar uyarınca mülkiyetinin bedelsiz olarak belediyeye intikal etmesi gereken yerlerden olduğu nedeniyle mülkiyetlerinin belediyeye ait olduğunun tesbiti ile tapu kayıtlarının beyanlar hanesindeki 2/B madde uygulamasına ilişkin şerhin iptal edilmesini istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava mülkiyetin tespiti niteliğinde olup, hakem sıfatıyla görülerek sonuçlandırılmıştır.
Mahkemece 333 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 ve 14 numaralı parsellerin orman sınırlamasının iptaline ve şerhin silinmesine, dava konusu parsellerdeki Hazineye ait hissenin mülkiyetinin davacı belediyeye ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 14.08.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1952 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayırma işlemi ve daha sonra 05.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava mülkiyetin tespiti ve beyanlar hanesindeki şerhin iptali niteliğinde olup, hakem sıfatıyla görülerek sonuçlandırılmıştır. 3533 Sayılı Mecburi Tahkim Yasasının 4. maddesinde katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan ve sermayesinin tamamı devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerden biriyle genel bütçeye dâhil dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıkların o yerdeki yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hâkimi tarafından çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Ne var ki; davacı belediye ile davalılar Orman Yönetimi ve Hazine anılan kanun kapsamındaki kurumlardan ise de, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar, davanın hukuki sebepleri ile mahkemenin hukuki tavsifi göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Şöyle ki;
Muallim Köyünde 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen ilk orman kadastrosundan sonra orman sınırı içine alınan taşınmazlar 28.06.1949 tarih 63 ve 64 numara ile devlet ormanı niteliğinde tapuya kaydedilmiştir. 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmasında 63 numaralı devlet ormanı niteliğindeki tapu kaydı 1239, 1240, 1241, 1242, 1257, 1258, 1243, 1244, 1245, 1246, 1259, 1260 1247, 1248, 1249, 1250, 1251, 1431, 1428, 1252, 1253, 1254, 1255, 1256 ve 1430 numaralı parsellere revizyon görerek orman olarak Hazine adına tespit edilmişlerdir. Anılan parsellerden çekişmeli taşınmazların içinde yer aldığı 1430 parsel kadastro tespit tutanağına itiraz edilmesi üzerine gezici arazi kadastro mahkemesinin 1957/247-120 E.K. sayılı kararı ile dava reddedilerek tapuya 18.03.1958 tarihinde hükmen orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmiştir. 1430 parsel daha sonra 1453 ve 1454 parsel numaraları ile ikiye ifraz edilmiş, 1989 yılında 1453 parsel de kadastronun kesinleşmesi ya da hükmen orman niteliğiyle Hazine adına kaydedilmiş bulunan 1428, 1243, 1244, 1245, 1246, 1247, 1248, 1249, 1250, 1251, 1252, 1253, 1254, 1255, 1256, 1257, 1258, 1259 ve 1260 numaralı parseller ile yine; kadastronun kesinleşmesi ya da hükmen tarla niteliğiyle Hazine adına kaydedilmiş bulunan 1281, 1286, 1287, 1288, 1290, 1301, 1302 ve 1307 numaralı parseller 06.01.1989 tarihinde tevhid edilerek 2059 parsel numarası altında tarla niteliği ile Hazine adına kaydedilmiştir. 2059 numaralı parsel de 2060, 2061, 2062 ve 2063 numaralı parsellere ifraz edilmiş, bu parsellerden 2062 numaralı parselde muhtelif parsellerle tevhid edilerek 3312 parsel numarası almıştır. Daha sonra 3312 numaralı parsel ihdasen tapu kayıtları oluşturulmuş, 3316 ve 3317 numaralı parsellerle birlikte şuyulandırmaya tabi tutulmak suretiyle arsa niteliği ile Hazine, Dilovası Belediyesi ve gerçek kişilerin pay sahibi oldukları çok sayıda parsellere ifraz edilmiştir. Çekişmeli taşınmazların ifraz sonucu oluşmuş parsellerden olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma çalışması 1951 yılında yapılmıştır. Çekişmeli taşınmazların da içinde yer aldığı 1430 numaralı parselin orman olduğu makiye ayırma işleminin yapıldığı 1951 yılından sonra 1957 yılında hükmen saptanmış bulunduğuna göre, hükmen orman olduğu saptanan taşınmazlar hakkındaki daha önce yapılan makiye ayırma işleminin hukuki kıymeti kalmaz. Bu nedenle, hükmen orman olduğu saptanan taşınmazla ilgili olarak daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp, 05.07.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması çalışması sonucunda &&IV numaralı poligon içinde Hazine adına orman sınırı dışına çıkarma işlemi geçerli olup, tapu kaydının beyanlar hanesindeki 2/B madde uygulamasına ilişkin şerh yasaldır. Ayrıca, 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı YİBBGK kararı ile 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayrılan taşınmaz hakkında özel yasalara göre oluşturulan tapulara değer verileceği kabul edilmiştir. Somut olayda, YİBBGK kararının öngördüğü yolla oluşan bir tapu kaydı bulunmamaktadır. Yorum yoluyla içtihadı birleştirme kararı genişletilerek makiye ayrılan alanlarda özel yasalar gereğince oluşturulan tapular dışındaki yollarla oluşan tapu kayıtlarına değer verilmesi kabul edilemez.
Mecburi tahkim usulüyle görülecek davada taşınmazın niteliğinin ve mülkiyetinin hangi kuruma ait olduğunun belirlenmesi söz konusudur. Oysa davanın açılmasından önce hükmen orman olan çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılması işleminin kesinleşmesiyle niteliğinin ve mülkiyetinin hangi kuruma ait olduğu saptanmıştır. Bu durumda; çekişmeli taşınmazın mülkiyeti Hazineye ait olduğundan somut olayda taşınmazın aynına ilişkin hakem tarafından tesbit edilmesi gereken bir olgu da söz konusu olamaz. Ayrıca, davacının çekişmeli parsellerin tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin iptali istemi açısından ise; tapu iptali ve tescili kararı verme yetkisi 5519 Sayılı Yasaya göre genel mahkemelere ait olduğundan (HGK'nun 17.05.1985, 8/905-461 E.K., 20. Hukuk Dairesinin 12.05.1997, 4414/5125 E.K., HGK'nun 13.10.1999, 20/681-834 E.K.) mahkemenin kabul şekline göre, hakem sıfatıyla bakılan davada beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine karar verilmesi doğru değildir.
Anılan nedenlerle, hakemin görevi dışında ve yetki aşımı suretiyle verdiği karar temyiz edilebilir. O halde, mahkemece temyize konu davada mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken uyuşmazlık bulunmadığı gözetilmeksizin hakem sıfatıyla davanın görülüp işin esası hakkında yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16.06.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy