(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17) (6831 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 21.11.2002 gün ve 2002/7410-9499 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Göztepe Köyü Camili mevkiinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 18 dönüm miktarındaki taşınmazın imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Yargılama sonucu mahkemece krokisinde (D) ile gösterilen 6026 m2'nin davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm Yönetimlerin temyizi üzerine Dairece onanmıştır. Bu kez, Hazine tarafından kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
Dava, Medeni Yasanın 713. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerine dayalı imar-ihya nedeniyle taşınmaz tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel kadastro işlemi 1962 yılında yapılmış, dava konusu taşınmaz taşlık ve çalılık olarak kadastro harici bırakılmış, kadastro paftasının düzenlendiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece kabule konu 6026 m2'lik taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamında orman sayılmayan yer olduğu 18.02.2002 günlü uzman bilirkişi raporunda resmi belgeler de incelenilmek suretiyle saptanmıştır. Ne var ki; bir taşınmazın tescile konu olabilmesi için kamu malı niteliğindeki yerlerden bulunmamasına ilişkin olumsuz koşulların yanı sıra istem imar ve ihyaya dayalı ise, olumlu nitelikteki bu olguların da gerçekleşmesi gerekir. Taşınmazın ilk defa tarım arazisi haline getirilmesi durumunda toprak ihya edilmiş demektir. Jeolojik açıdan hiçbir şekilde tarıma elverişli olmayan bir yerin ihya edilmesi mümkün değildir. Hiç toprağı bulunmayan taş yığınları gibi yerler niteliği itibariyle tarıma elverişli olmayan yerlerdir. Masraf ve emekle tarım arazisi haline getirilemezler. Bu anlamda hükme dayanak alınan 19.02.2002 günlü tarım uzmanı ziraat mühendisi raporu tescile konu yerin toprak yapısını açıklamakta yetersiz ve çelişkilidir. Toprak yapısının çok sığ (25-50 cm), kanglomera üzerinde ve yer yer kaya zeminin ortaya çıktığı (topraksız alan) sürülemeyecek derecede sığ (25 cm) toprağın ancak tırmıkla işlenebileceği açıklanan bu raporun sonuç bölümünde düşük verimlilikte de olsa tarım yapılabilir arazi tanımlaması bildirilmiştir. Oysa, ihyaya konu olan bir taşınmazın mahiyeti bakımından devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan (orman, mera, kışlak vb. hariç) ve tarıma açılmamış yerlerden olması ve tarıma elverişliliği için ise, üzerinde ekim, dikim, bakım yoluyla bitkisel ürünlerin düzenli bir işletmecilik esasına göre yapılmasına imkan veren bir niteliği taşıması gerekir. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenlerle, toprak ve tarım uzmanı üç ziraat yüksek mühendisi veya bulunamadığı takdirde üç ziraat mühendisi ve bir fen elamanı aracılığıyla yerinde yapılacak keşifte taşınmazdan toprak numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, tarım toprağı olup olmadığı ve tarım toprağı ise, kaç yıldır ne şekilde kullanıldığı, kullanımın ekonomik amaca uygun bulunup bulunmadığı (işlenebilirliği), yukarıda açıklanan ilkeler de göz önünde tutulmak suretiyle saptanıp, bu yolda bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı, hükmün onanması ise yanılgıya dayalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 21.11.2002 gün ve 2002/7410-9499 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, hükmün BOZULMASINA, 12.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy