(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, V... Köyü Kocadağ mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek dava açmış, davanın kabulü ile 1096.32 m2 miktarındaki taşınmazın davacı adına tescili yolunda kurulan hüküm davalı Yönetimler tarafından temyiz edilmiştir.
Karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2001 tarihli ilamı ile taşınmazın 1989 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakıldığı ve 1992 yılında paftasının düzenlendiği, paftanın düzenlenme tarihinden dava tarihine kadar 20 yıllık edinme süresinin geçmediği gerekçesi ile davanın reddedilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkeme kararında direnmiştir.
Bozmaya uyup uymama hususunda bir karar verilmeden önce mahkemece taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastrosunun yapılıp yapılmadığının araştırıldığı, böylece bozmadan esinlenerek yeni bir hüküm kurulduğu belirtilip Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.03.2003 tarihli kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman tahdidi yapılmamıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın V... Köyü idari sınırları içinde kaldığı kabul edilerek araştırma yapılmışsa da, 20. Hukuk Dairesinin 24.09.2001 tarihli bozma kararından sonra dosyaya getirtilen Kadastro Müdürlüğü yazısından, çekişmeli taşınmazın G... Köyünde kaldığı anlaşılmıştır. Yörede orman tahdidinin yapılıp yapılmadığı ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde belirlenen kısıtlamalarla ilgili araştırmaların G... Köyü değil, V... Köyü ile ilgili olarak yapıldığı gözlenmektedir.
Bundan ayrı; hükme esas alınan orman bilirkişi raporu da yeterli değildir. Taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, eğimi ve öncesi itibarıyla durumu yeterince incelenmemiş, orijinal renkli ( elle boyama olmayan ) ve kenar işaretleri taşıyan memleket haritasında konumu da gösterilmemiştir.
Kesinleşen tahdidin varlığı halinde; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanması ile çözümlenir. Kesinleşen tahdit yok ise, memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planının uygulanması yoluna gidilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 13/05/2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy