(4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve Orman Bakanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği H... Köyü Hacılar mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin 1. sırasında yazılı 52.413.74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine, Orman Yönetimi ve Orman Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu ve bu güne kadar da genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda nizalı taşınmazın ortalama % 8 meyilli olduğunu, taşınmaz üzerinde yer yer meşe ve ardıç gençliği bulunduğunu, ayrıca hayvan gezeliği ve yem bitkisi olarak kullanılan alan bulunduğunu, tarım toprağı yapısında olduğunu, eski tarihli memleket haritası ile hava fotoğrafında orman dışı açık alanda kaldığını, amenajman planında ise tarım alanında kaldığını, orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak nizalı taşınmazın memleket haritası ile amenajman planındaki konumunu işaretlemiştir.
Uzman ziraat bilirkişi ise düzenlediği raporda nizalı taşınmazın toprağının açık kahverengi drenaj problemi olmayan ancak hafif dereceli su ve rüzgar erozyonuna maruz 3. sınıf tarım arazisi vasfında olduğunu, eğiminin %3-15 arasında olduğunu, üzerinde mandıra işletmesi nedeni ile yapılan işletme binalarının bulunduğunu, besi hayvanlarının bir süre beslendikten sonra satıldığını açıklamıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından nizalı taşınmazın üzerinde orman ağaçlarından meşe ve ardıç ağaçlarının bulunduğu, tarım yapılmadığı, mandıra işletmesi olarak kullanıldığı, su ve rüzgar erozyonuna maruz kaldığı, dosyadaki orijinal memleket haritasında uzman bilirkişinin nizalı taşınmazın bulunduğu yer olarak işaretlediği yerin dört yönden ibreli ve yapraklı ağaç rumuzlu ormanlık alan ile çevrili olduğu, üzerindeki bitki örtüsü ve konumu itibarı ile ormanı devamı niteliğini taşıdığı, bu nitelikteki yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağı, zira tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, göz önüne alınarak mahkemece gerçek kişinin açmış olduğu davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın kabulü yolunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine, Orman Bakanlığı ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 29/05/2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy