(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.03.1994 tarih ve 2072-3214 sayılı bozma kararında özetle: "Çekişmeli K... Köyü 1311 parsel hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de, hükme esas alınan orman bilirkişi Süleyman'ın raporunun keşif günündeki bulgulara göre hazırladığı, bu nedenle yetersiz olduğu, mahkemece yeniden keşif yapılarak memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanması ve taşınmazın öncesinin orman olup olmadığının bu belgelere göre belirlenmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, çekişmeli 1311 parselin eski tarihli resmi belgelerin uygulanmasıyla orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek Orman Yönetiminin davasının reddine ve taşınmazın 13.11.1986 tarihli komisyon kararında olduğu gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, 1311 parsel numaralı taşınmaz 853, 854 ve 855 parsellere uygulanan 438 tahrir numaralı vergi kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Vergi kaydı değişir sınırlı olup güneyi koru okumakta ve eylemli olarak da güneyde orman bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, 24.04.2001 ve 17.05.2002 tarihlerinde yapılan keşifler sırasında dinlenen yerel bilirkişi ile tespit bilirkişileri vergi kaydı maliki Yakup'un kuzeyde kendi yerleri olduğunu, kalan kısmı da ormandan açarak tarla haline getirdiğini ifade etmişler, Bilirkişi Ziraat Mühendisi raporunda komşu meşelikle bütünlük içinde olduğunu, içinde yer yer meşe çalılarına rastlandığını açıklamıştır.
Vergi kayıt miktarı kadar yer dava dışı 853, 854 ve 855 parsellerde ayrıldığına göre, kayıt miktar fazlasını oluşturan dava konusu parselin kayıtta geçen koru sınırına elatılarak edinildiği ve süresi ne olursa olsun zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülerek Orman Yönetiminin davasının kabulü gerekirken, açıklanan yönler gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29/05/2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy