(3402 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında I... Köyü 101 ada 580 parsel sayılı 113.658.67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, zilyetlik satış senedi ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin bilirkişi krokisinde ( A ) ve ( C ) işaretli bölümlerin tespit gibi orman niteliği ile Hazine, B= 7117.32 m2'lik bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılan Hazine ve davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davacı, tapu kaydı ve zilyetlik satış senedine dayanmıştır. Dayanılan Ocak 1949 tarih, 1 numaralı tapu kaydı değişir sınırlı olup, miktarı 5000 m2'dir. Mahkemece, tapu kaydının genel arazi kadastrosu sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmadığı gibi, dava konusu parsele batıdan komşu 554 parsele revizyon gören Kasım 1999 tarih 2 numaralı tapu kaydı değişiklikleri ile getirtilip uygulanmamış, bu tapunun çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduğu saptanmamıştır. Ayrıca; çekişmeli 580 numaralı parselin tespit tutanağında miktarı 113.658.67 m2 olarak belirlendiği, hükme dayanak yapılan Kadastro Müdürü tarafından düzenlenen 06.06.2002 tarihli rapor ve krokide ( B ) harfiyle gösterilen ve davacı adına tescil edilen 7417.32 m2'lik bölüm parselin tamamından çıkarıldıktan sonra geriye kalan ( A ) ve ( C ) harfleriyle belirlenen 7209,15 m2 + 17006.11 m2'nin toplamı tespitteki miktarı doğrulamamaktadır. Bu hususun da dikkate alınmamış olması usul ve yasaya aykırıdır.
O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmemiş tahdit söz konusu olduğuna göre, uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli;
Ayrıca, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; bu şekilde yapılacak incelemede taşınmazın tamamının ya da bir kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde davacıların dayanağı tapu kaydı komşu parsel kayıtlarından yararlanılarak yerine uygulanmalı, uyduğunun belirlenmesi halinde miktarına değer verilmesi gerektiği düşünülmeli, dayanılan satış senedinin kapsamı ayrıca belirlenmeli, zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve ekonomik amaca uygun olup olmadığı da yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulduktan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 26/05/2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy