(3402 S. K. m. 14, 30/1)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında K... Köyü 18 parsel sayılı 20.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, susuz tarla niteliğinde belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı adına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunca reddedilen davacı taşınmazın kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tespitinin iptali ile davacı Veli adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğu kabul edilerek, davacı adına tescile karar verilmişse de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Çekişmeli 18 numaralı parselle bu parsele komşu tüm taşınmazlar 1982 yılında düzenlenen kadastro tutanaklarında öncesinin orman olduğu ve ormandan açıldığı yazılarak susuz tarla niteliğiyle Tarım ve Orman Bakanlığı adına tespit edilmiştir. Komşu parsellerden sadece 1 ve 3 numaralı parsellerin bu niteliği ile kesinleştiği belli ise de, diğerlerinin tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Yapılan keşifler sonucu verilen bilirkişi raporları da çelişkilidir. Tespit susuz tarla niteliği ile yapılmış, ilk keşifte taşınmaz üzerinde 5 adet meşe ağacı bulunduğu, kuru tahıl ekimi yapılarak tasarruf edildiği belirtilmiş, 2. keşifte meşelerden söz edilmeyip, dut ve badem gibi meyve ağaçları bulunduğu açıklanmıştır. Çelişkili raporlara dayanarak hüküm kurulamaz.
O halde, komşu 2, 6, 7, 16, 17, 19 numaralı parseller hakkında açılmış dava dosyaları varsa getirtilip incelenmeli, kesinleşip tapuya tescil edilmişse, tescil tarihi iktisap nedenleri ile birlikte tapu kayıtları ve dava dosyaları istenmeli; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Böylesine yapılacak bir araştırma sonucu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, kimler tarafından ne zamandan beri ne şekilde zilyet edildiği, zilyetliğin ekonomik amacına uygun olup olmadığı ayrıntılarıyla ve maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, toplanan delillerin tutanak içeriği ile çelişmesi halinde 3402 Sayılı Yasanın 30/1. maddesine göre, tutanak bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenip, çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, davacı ve miras bırakanı yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi gereğince 40-100 dönüm araştırması usulünce yaptırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 27/05/2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy