(6831 S. K. m. 1/f, 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.09.1995 gün ve 1995/6813-10839 sayılı bozma kararında özetle: "Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen gereklerinin yerine getirilmediği, üç uzman bilirkişi ve bir harita mühendisi bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte en eski tarihli memleket haritası, amenajman ve hava fotoğrafları uygulanarak çekişmeli taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, davacının tutunduğu tapu kaydı kapsamındaki yerin 2/B poligonun hangi bölümüne ait olduğunun saptanması, bilirkişilere çekişmeli taşınmazın orman sınır hattıyla irtibatlı ve eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında konumunu gösteren kroki düzenlettirilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu U... Köyünde bulunan fen elemanı bilirkişi Zehra 'nın düzenlediği 04.01.2002 tarihli raporda III/A ile gösteren 98.684 m2 bölümün orman sınırları içine alınıp, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin 20 numaralı orman kadastro komisyonu işleminin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; resmi belgelerin uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman yüksek mühendislerinden oluşan uzman bilirkişi kurulu ve sonraki uzman bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazın bu belgelerde orman olarak nitelendirilmediği, güneyinde kalan ve yüzölçümü hesaplanmayan, fen elemanı bilirkişi krokisinde de gösterilmeyen bir bölümünün üzerinde 60 adet çam ağacı bulunduğu, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş; ancak, bu ağaçların yaşı, kapalılık oranı, çekişmeli taşınmazın hangi bölümünde bulunduğu ayrıntılı olarak belirlenmemiş, 6831 sayılı yasanın 1. maddesindeki istisna bentlerinde düzenlenen koşulların oluşup oluşmadığı detaylı olarak irdelenmemiştir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Orman Yönetiminin katılımı olmaksızın oluşan tapu kaydı Yönetimi bağlamaz. 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 1/F maddesi, öncesi orman olmayan taşınmazlar bakımından söz konusu olabilir.
O halde, mahkemece, önceki keşfe katılan uzman bilirkişi kurulu, olanak bulunamaz ise yeniden üç orman yüksek mühendisi bilirkişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu ve fen elemanı bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazda bulunduğu bildirilen ağaçların yaşları, sayıları, kapladıkları taşınmaz bölümleri, kapalılık derecesi tek tek belirlenip, tereddüde yer bırakmayacak şekilde ölçülerek, infaza elverişli ölçekli kroki düzenlettirilmeli, bu ağaçların yaşlarına göre 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce arzda mevcut oldukları, devletleştirilen orman alanı olduğunun saptanması halinde davacı gerçek kişilerin bu bölüme ilişkin davasının reddine, devletleştirilen orman alanlarından olmadığının, ağaçların 1945 yılından sonra yetiştiğinin, 6831 sayılı yasanın 1/F maddesi gereğince orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptanması halinde ise, bu bölümler yönünden dahi davanın kabulüne karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetiminin ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine, 05.06.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy