(1086 S. K. m. 73, 388)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10.03.1993 tarih 1990/12902 E.-1993/2556 K. sayılı bozma kararında özetle: "Dayanak tapu kaydının krokisi uygulanmamıştır. Tevzi krokisi getirtilerek nizalı taşınmazı kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi ve miktar fazlası olan kısım varsa ormandan açma olduğunun kabul edilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu parselin 12.410 m2'lik kısmının orman olarak Hazine adına, 43.030 m2'lik kısmının ise, davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1990/12902 E. - 2556 K.sayılı ilamı ile uyuşmazlığın esasına girilerek yukarıda belirtildiği şekilde mahkeme ilamının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yeniden yapılan yargılama soncunda davacı Hazinenin açtığı davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın 12.410 m2 miktarındaki kısmının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
H.U.M.Y.'nın 388. maddesinin 2. fıkrasında mahkeme tarafından verilen kararlarda tarafların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadlarının yazılı olması gerektiği belirtilmektedir. Bu dosyada tespit maliki olan Şevket mirasçıları olan Emine, Musa ve Hüseyin, Hurşit mirasçısı Kamil ile Hurşit'in ölü oğlu Dursun'in mirasçıları Hatice ( eşi ), Ahmet, Asiye, Emine ve kızı Hatice yargılama sırasında davaya dahil edilmiş iseler de karar başlığında gösterilmedikleri gibi kendilerine karar tebligatı da yapılmamıştır. tespit maliki olan Hurşit'in ölü oğlu Tevfik'in mirasçıları Meryem ( eşi ), Hüsne, Mümine, Esme, Sevim ve Halil ile Şevket'in ölü oğlu Hasan mirasçıları Ali, Murat, Sultan, Berat ve Fatih yargılama sırasında davaya dahil edilmişler ancak karar başlığında gösterilmemişlerdir.
Bunlardan ayrı olarak dava konusu olan taşınmaza orman olarak tescil harici bırakılan taşınmazın sınır olması ve davanın kadastro tespitine itiraz niteliğinde bulunması nedeni ile Orman Genel Müdürlüğü'nün davaya dahil edilmesi gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 73. maddesinde de belirtildiği gibi, mahkeme davanın taraflarını usulüne uygun olarak çıkaracağı tebligatlarla duruşmaya çağırmak zorundadır. Hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden uyuşmazlığın esasına girerek hüküm kuramaz. Taraf teşkili dava şartıdır. Öncelikle Orman Yönetimine dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ile taraf teşkilinin tamamlanması ve tarafların iddia ve savunmaları delilleri toplanarak uyuşmazlığın esasının çözülmesi ve hüküm kurulması gerekirken, aksine düşüncelerle kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 26.06.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy