(6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki tapunun beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Kumköy Turizm Yatırım A.Ş. vekili, 14.11.2001 tarihli dava dilekçesi ile şirket adına tapuda kayıtlı Kilyos Köyü Seymen ayağı mevkiindeki 301 numaralı parselin tapu kaydının beyanlar hanesine, Orman Yönetiminin 15.12.1998 gün ve 9436 Sayılı Yasa gereğince "177.738 m2 bölümü için Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/489 Esasında dava açıldığı" şeklinde şerh konulduğunu, Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/489 sayılı dosyasında Orman Yönetiminin açtığı yargılamanın iadesi davasının reddine karar verilip kesinleştiğini, buna rağmen Orman Yönetiminin şerhi kaldırtmamakta ısrar ettiğini, şerhin kaldırılması için Tapu Sicil Müdürlüğüne 13.03.2001 tarih ve 696638 kayıt numaralı dilekçeyle başvurmuşlarsa da Tapu Sicil Müdürlüğünün beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılmasına yanaşmadığından söz ederek, hukuka aykırı olarak konulan şerhin kaldırılmasını istemiştir.
Davacı Kumköy Turizm Yatırım A.Ş. vekili, 25.01.2002 tarihinde de, açtığı ve bu dava ile birleşen dava ile de şirketlerinin Kilyos 301 numaralı parselin beyanlar hanesine konulan şerhin kaldırılması için açtıkları 2001/1088 sayılı dava devam ederken, Orman Yönetiminin 14.12.2001 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğüne müracaatla daha önce konulan şerhin kaldırılmasını ve bunun yerine "orman ile ilişkilidir" şeklinde şerh konulmasını sağladığını, şerhin de kaldırılmasını istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklama ve dosya kapsamına göre dava, tapunun beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1938, 1969 ve 1981 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1980 yılında yapılıp, dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları mevcuttur.
Kilyos köyü 68 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliği ve 149080 m2 yüzölçümüyle Mayıs 1959 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydı esas alınarak Genel Sanayi Teçhizat Türk Anonim Ortaklığı adına 22.07.1961 tarihinde tespit edilmiş, 11.05.1962 - 15.06.1962 tarihleri arasında askı ilanı yapılmıştır. Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, tespit maliki Şirket ise, taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydının miktarına göre adına tapuya tescili istemi ile açtığı dava sonucu Tapulama Mahkemesinin 10.07.1967 gün ve 1967/5-33 sayılı kararıyla 68 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş ve taraflarca temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 02.03.1967 gün ve 1966/6790-1676 sayılı kararı ile 68 numaralı parsel hakkındaki Orman Yönetiminin temyiz itirazları red edilerek 68 parsele ilişkin hüküm onanmış ve bu yolla 68 parsele ilişkin tapu kaydı oluşmuş, Genel Sanayi Teçhizat Türk Anonim Ortaklığının kadastro harici bırakılan bölüme ilişkin temyiz itirazı kabul edilerek, şirketin davasına konu ettiği tapulama harici orman olarak bırakılan bölümde dava sırasında yapılan orman kadastrosu nedeniyle davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza dönüştüğü, orman kadastrosuna itiraz davasına bakma görevinin de genel mahkemelere ait olduğu gerekçesiyle Tapulama Mahkemesi kararı bu nedenle bozulmuştur. Bundan sonra, görevsizlik kararı ile aktarılan dava sonucu Sarıyer 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.1978 gün ve 1977/670-382 sayılı kararıyla davanın kabulüne, "davacı şirketin tutunduğu, Aralık 1303 tarih 15 sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydının 68 parsel ile birlikte, teknik bilirkişiler Metin Özdanacı ve Hazım Kılıçoğlu tarafından düzenlenen 05.11.1976 tarihli krokide ( A ) ile gösterilen 170.732 m2 bölümü de kapsadığının ve Orman Bakanlığı mütâlaasıyla bu bölümün orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirildiği" gerekçesiyle orman sınırlamasına itiraz davasının kabulüne ve bu bölümün orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş ve karar Yargıtayca onanarak kesinleşmiştir. Bu arada, 68 parsel 18.05.1979 tarihinde ifraz edilerek, 592 m2 yüzölçümüyle 300 ve 148488 m2 yüzölçümüyle 301 parsellere ayrılmış, 301 numaralı parsel ile mahkeme kararında orman sayılmayan 05.11.1976 tarihli krokide ( A ) ile gösterilen 170732 m2 bölüm birleştirilip, 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.1978 gün ve 1977/670-382 sayılı kararında tapuya tescile ilişkin hiçbir hüküm yer almadığı halde bu karar dayanak olarak gösterilerek 301 numaralı parsel 319.220 m2 olan yeni yüzölçümüyle Genel Sanayi Teçhizat Türk Anonim Ortaklığı adına tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra, 301 parsel 08.03.1985 tarihinde yola terk nedeniyle ifraz edilerek, 63248 m2 yüzölçümündeki 311 ve 248012 m2 yüzölçümündeki 310 numaralı parseller oluşmuş, 310 numaralı parsel Genel Sanayi Teçhizat anonim Şirketi adına kayıtlı iken, 10.10.1997 tarihinde tashihen Kumköy Turizm ve Yatırım A.Ş. adına tescil edilmiştir.
68 parselin kadastro tespitine esas alınan mayıs 1959 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydı ortaklığın giderilmesi davası sonunda icra satışı ile oluşmuştur. Bu kaydın geldisi Aralık 1303 tarih 15 sıra numaralı sicilde, Hamdibey bini Hacı Sadık fevtinden evladı Halil ve Hatice'nin satışlarından, Kethüda oğlu Mehmet adına kayıtlı D: Kabaklığa giden araba yolu ve İbrahim, ağa kabaklığı, tarlası ve sırt yolu, B: Beylik çayır, K: Karaağaç pınarı ve kayalık ve Kızılkum ve Hüseyin ağa tarlası, G: Mandıracı tarlası ve beylik çayır ile çevrili 348 dönümlük tarla kaydıdır.
Yörede ilk orman tahditi 1938 yılında yapılmış, çekişmeli yerin orman olarak sınırlanmasına ilişkin tahdit komisyonu kararının iptali için tapu maliklerince açılan dava hiçbir krokiye dayanmadan, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.09.1940 gün ve 39/14 sayılı kararı ile tutunulan 348 dönüm olan tapu kaydı kapsamındaki yer yönünden iptal edilmiştir.
Yörede 4785 sayılı yasa gözetilerek 1969 yılında orman kadastrosu yapılmış, tapu sahibi şirket ile Orman Yönetimi arasındaki yukarda sözü edilen dava sonunda Sarıyer 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/670 esas sayılı kararı ile birlikte kesinleşmiştir.
Yörede 1981 yılında daha önce yapılan orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması yapılmış, 4 numaralı orman kadastro komisyonunca itirazlar incelenirken 01.05.1981 tarihli tutanak ile eylemli orman bulguları nedeniyle 310 numaralı parsel özel orman olarak sınırlanmış, tapu sahibi Genel Sanayi Teçhizat Türk Anonim Ortaklığı bu sınırlamanın iptali için Danıştay'a dava açmış, Danıştay'ın verdiği görevsizlik üzerine bu kez, çekişmeli taşınmazın orman olarak sınırlandırılması suretiyle Orman Yönetiminin yarattığı muarazanın önlenmesi istemiyle davasını yinelemiş, Kadastro Mahkemesinin 05.12.1989 gün ve 1989/3-2 sayılı kararı ile davacı şirketin 94 numaralı Orman Kadastro Komisyon Başkanı Kazım Şahin'in kendilerine yazdığı "taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin kesin yargı kararı bulunduğu ve bir daha orman olarak sınırlanamayacağı, özel orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin yerinde olmadığı" yönündeki Orman Yönetimini bağlamayan mektup şeklindeki yazısı üzerine, 26.10.1989 tarihli celsede davanın konusu ve muaraza kalmadığı yönündeki beyanı üzerine, davanın konusu kalmadığı ve muarazanın sona erdiği gerekçesiyle "dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" hükmedilmiş, bu karar da, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 15.10.1990 gün ve 1990/1687-8191 sayılı onama kararı ile kesinleşmiştir.
Yörede 94 numaralı orman kadastro komisyonunca, 1988 yılında aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmış, bu uygulama sırasında 20.07.1988 tarihli Mahkeme Kararlarının Uygulanmasına ilişkin Tutanak başlığı altında, Sarıyer 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.1978 gün ve 1977/670-382 sayılı kararı ile çekişmeli ( A ) ile gösterilen 170732 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilip, bu mahkeme kararı uygulanarak, orman dış sınırları yeniden belirlenmiş, 4 numaralı komisyonun bu bölümün Özel Orman olarak sınırlandırılmasını ilişkin işlemi iptal edilmiş, işlem 01.02.1990 tarihinde ilan edilmiştir.
Orman Yönetimi, 27.08.1998 tarihinde 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.1978 gün ve 1977/670-382 sayılı kararının Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılmasını istemiş, talebin reddine ilişkin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.07.1999 gün ve 98/489-348 sayılı kararı Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.06.2000 gün ve 2000/5047-5480 sayılı onamasından sonra kesinleşmiştir.
Orman Genel Müdürlüğü'nün istemi ile yukarıda izah edildiği gibi daha önce 310 parselle ilgili dava olduğu, daha sonrada, ( A ) ile gösterilen 170.732 m2 bölümün özel orman olduğu konusunda Orman Genel Müdürlüğü'nün istemi üzerine 310 numaralı parselin tapu kaydının beyanlar hanesine şerh konulmuştur.
Şu olgulara göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık;
1- Teknik bilirkişiler Metin Özdanacı ve Hazım Kılıçoğlu tarafından düzenlenen 05.11.1976 tarihli krokide ( A ) ile gösterilen 170.732 m2 bölüm ile ilgili orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 19.07.1978 gün ve 1977/670-382 sayılı mahkeme kararı bulunan taşınmazın 1981 yılındaki orman kadastrosunun aplikasyonu ve orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sırasında özel orman olarak sınırlanıp sınırlanamayacağı, özel orman olarak sınırlandırıldığına göre, önceki davanın tarafı "davacı şirketin selefi olan şirket tarafından özel orman sınırlaması işleminin iptali konusunda açtığı dava üzerine bu davadan vazgeçmekle "dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair verilen kararın özel orman olarak sınırlandırma işleminin kesinleşip kesinleşmeyeceği,
2- 1990 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında, 1978 tarihli kesin mahkeme kararı gözetilerek, 4 numaralı komisyonun özel orman olarak sınırlama işleminin iptal edilip edilemeyeceği, noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın 05.11.1976 tarihli krokide ( A ) ile gösterilen ve usulsüz işlemle 301 numaralı parselle birleştirilen 170.732 m2 bölümle ilgili olduğu, bu bölümün orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin kesin yargı kararı ile özel orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin, 4 numaralı orman kadastro komisyonunun kesinleşen işleminin bulunduğu kuşkusuzdur. Orman kadastro komisyonlarının görev ve yetkileri yasa ve yönetmelikle çizilmiş olup, yasadan ve yönetmelikten almadıkları hiçbir yetkiyi kullanamazlar. Orman kadastro komisyonu başkanlarının bu sıfat ile özel şahısların müşaviri gibi görüş bildirmesi Yönetimi bağlamaz ve hiçbir hukuki değer taşımaz. Orman kadastro komisyonları ya da başkanlarına kendilerinden önce çalışan orman kadastro komisyonlarının yaptıkları kesinleşen işlemleri değiştirmeye mevcut Yasa ve Yönetmelikler yetki vermemiştir. Çekişmeli taşınmazın daha önce kesinleşen mahkeme kararları gözetilmeden 4 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılıp, kadastro mahkemesinin 05.1989 günlü kararı ile birlikte kesinleşen, 05.11.1976 tarihli krokide ( A ) ile gösterilen 170.732 m2 yüzölçümündeki taşınmazın özel orman olarak sınırlandırılmasını ilişkin işlemden sonra, kesinleşen her hangi bir mahkeme kararı olmadığı halde, bu yerin özel orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin işlemin iptali yönündeki 94 numaralı orman kadastro komisyonunun 01.02.1990 tarihinde ilan edilen işleminin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki; 1990 yılında yapılan bu düzeltme tutanağı orman kadastro haritalarına işlenmediğinden, uygulama kabiliyeti dahi yoktur.
Diğer taraftan, Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 19.07.1978 gün ve 1977/670-382 sayılı kararı ile hüküm altına alınan konu kadastro sırasında orman olarak tespit harici bırakılan 170.732 m2'lik bölümün Bakanlığın mütealasına göre orman olmadığı konusundadır. Mahkeme tapuya tescil konusunda herhangi bir karar vermediği gibi, orman kadastrosuna itiraz davasına bakan mahkemenin kişiler adına tescil konusunda da karar veremez. Buna karşın 170.732 m2'lik bölümün 301 numaralı parselle birleştirilerek davacı şirket adına tapuya tescil edilmesi hukuki dayanaktan yoksun olup, Hazine tarafından her zaman iptal edilebilir. İşte bu yolsuz tescili gözönünde bulundurmayan orman kadastro komisyonu 1981 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sırasında 301 numaralı parseli özel orman olarak sınırlandırmış ve davacı şirketin davanın konusu kalmadığı konusundaki beyanı üzerine "DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" karar vermiş ve hüküm dolayısıyla o davanın tarafları yönünden özel orman sınırlaması kesinleşmiştir. Ancak, bu davalarda Hazine taraf olmadığından parselin mülkiyeti konusu Hazine yönünden kesinleşmemiştir.
O halde, 301 numaralı parselin 05.11.1976 tarihli krokide ( A ) ile gösterilen 170732 m2 yüzölçümündeki taşınmazın özel orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin orman kadastro komisyonu işleminin sadece bu davanın tarafları yönünden kesinleştiği, sonrasında bu işlemi geçersiz kılacak bir karar ve işlem bulunmadığı, Orman Yönetiminin talebi ile tapunun beyanlar hanesine konulan çekişmeli parselin özel orman ile ilgisi olduğu yönündeki şerhin bu şekilde yasal dayanağının bulunduğu davanın reddi gerektiği gözetilmeden, davanın kabulüne ve şerhin silinmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, tarafların niteliğine göre parselin mülkiyeti konusunda bu aşamada inceleme yapılmasına gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran yönetime iadesine 26.06.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy