(3402 S. K. m. 26, 27) (6831 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman tahdidine itiraz davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Ç... Köyünde 26 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan ve 25.09.1991 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında Ç... mevkiinde bulunan 610 ve 1109 orman tahdit sınır hattı ile orman sınırı içine alınan taşınmazın orman olmayıp tarım arazisi olduğunu, bu yere ait vergi ve tapu kaydı bulunduğunu iddia ederek orman kadastrosunun iptali ile taşınmazın adına tescili istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen ilk kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairenin 1996/6041-8762 sayılı kararı ile "yörede yapılan orman kadastrosunun ilan edilmesinden itibaren 6 aylık dava açma süresi geçtikten sonra davanın açıldığı ve tapu kaydına dayanıldığından, davaya bakmak görevinin genel mahkemelere ait olduğu" nedeniyle bozulmuş, davanın süresinde başvurusu ile dosya Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 103 ada 87 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişi raporunda B/C harfi ile gösterilen 459,50 m2'lik bölüm ile B/B harfi ile gösterilen 919 m2'lik bölümlerin davacı adına tesciline, kalan bölümün yeniden orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Durali ile davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Orman kadastrosuna itiraz davasının devamı sırasında çekişmeli taşınmaz hakkında 103 ada 87 parsel numarası verilerek orman niteliği ile ancak, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/216 sayılı ve Kadastro Mahkemesinin 1991/247 Esas ve 1992/133 Karar sayılı dava dosyaları ile mülkiyeti davalı olduğundan malik hanesi açık olmak üzere kadastro tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
1- Çekişmeli taşınmaz hakkında tapuya dayalı olarak açılan orman kadastrosuna itiraz davasının devamı sırasında 23.12.1993 tarihinde kadastro tespit tutanağı düzenlendiğine göre, 3402 Sayılı Yasanın 26 ve 27. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesi görevlidir.
Her ne kadar bozma kararında 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde belirtilen 6 aylık itiraz süresi geçtiği ve davacı tapuya dayandığından, davaya bakmak görevinin genel mahkemelere ait olduğu belirtilmiş ise de, bu husus maddi yanılgıya dayalı olduğundan bozma kararına uyulmuş olması taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturmaz.
2- Davaya konu 103 ada 87 numaralı parselin tespit tutanağı Kadastro Mahkemesinin 1992/133 sayılı dava dosyası ile davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılarak düzenlenmiştir. 1992/133 sayılı dava dosyasının temyize konu dava dosyası ile bağlantılı bulunması nedeniyle birleştirilerek birlikte görülüp sonuçlandırılması gerekirken, sözü edilen dava dosyası 1992/133-2003/1 sayılı karar ile sonuçlandırılmış, ancak henüz kesinleşmemiştir.
Bu nedenlerle; öncelikle davaya bakmakta kadastro mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli kadastro mahkemesine aktarılması, daha sonra bu dava ile bağlantılı olan 1992/133 sayılı dava dosyasında verilen karar Yargıtay incelemesi sonucu bozulursa eldeki dava dosyası ile birleştirilerek temyiz edilmeden kesinleşirse bu dosya içine konulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuç çerçevesinde uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.
Anılan yönler gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi ile davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 16/06/2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy