(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği S. Köyü Odakayası, Doğancı ve Örenler mevkiilerinde bulunan toplam 6 parça taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinin 1. sırasında yazılı 5567.67 m2, 2. sırasında yazılı 5616.56 m2, 3. sırasında yazılı 2676.26 m2, 4. sırasında yazılı 1185.30 m2 ve 6. sırasında yazılı 4076.81 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline, dava dilekçesinin 5. sırasında yazılı Örenler Mevkiindeki taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1972 yılında yapılmış ve sonuçları 20.1.1973 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
1- Davacı yararına Medeni Yasanın 713 ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, hükmün 1, 2, 3 ve 4. bentlerindeki Odakayası, Doğancı ve Örenler Mevkiili taşınmazlarla ilgili davalı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
2- Kararın 5. bendinde yazılı Örenler Mevkiinde bulunan taşınmazla ilgili davalı Hazinenin itirazlarına gelince; 2385,30 m2 yüzölçümlü olan taşınmazın ( A ) harfli 1200 m2'lik bölümü orman olduğu için davanın reddine, ( B ) harfli 1185,30 m2'lik bölümün ise, tarla vasfında davacı adına tesciline karar verilmişse de, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi tarafından fotogometri yöntemiyle çizilen kadastro paftasındaki yerinin incelenmesinde ortasından kadim yol geçtiği ve bu yolun ayrılmadan tescile karar verildiği anlaşılmıştır. Kadim yol niteliğinde olan bir taşınmazın zilyetlikle kazanılması düşünülemez. Fen bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak bir keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak orijinal paftasında gösterilen kadim yolun sınırları belirlenerek ayrılmalı ve fen bilirkişi tarafından düzenlenecek ölçekli krokide sınırlar tam ve belirgin bir şekilde gösterilerek, taşınmazın yüzölçümü tekrar hesaplanmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: 1 ) Yukarıda 1 numaralı bendde açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 1, 2, 3 ve 4 sıralarında yazılı taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2 ) Yukarıda 2 numaralı bendde yazılan nedenlerle kararın 3. bendinde yazılı Örenler Mevkiindeki taşınmaz hakkındaki hükmün BOZULMASINA 24.6.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy