(6831 S. K. m. 1, 11)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davalarının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, Y...-Ç... Köyü 367 ada ve 4 parsel sayılı taşınmazın yörede 1997 yılında yapılan ve 1998 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini, davalının elatmasının önlenmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 09.04.2002 tarihli bilirkişi raporunda ( A ) ile gösterilen 3503 m2 yerin tapusunun iptali ile Orman Yönetimi adına tesciline, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescili ile elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın ( A ) bölümünün kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı belirlenerek, bu bölümün tapusunun iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmişse de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Çekişmeli 367 ada 4 parselde davalı Zeynel dışında Hazinenin de pay sahibi olduğu ve Orman Yönetimi tarafından Hazine aleyhine de aynı şekilde tapu iptali tescil davası açıldığı, bu davanın halen Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2002/3 sayılı dosyada hakem sıfatıyla bakıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, aynı taşınmazla ilgili olarak aynı konuda paydaşların her biri hakkında ayrı mahkemelerde dava açıldığı anlaşılmaktadır. Davanın niteliğine göre birleştirilerek görülmesi gerekir. O halde, değişik kararların verilmemesi için hakem mahkemesinde görülen davanın sonucunun beklenmesi gerekir.
Esasen yörede davanın açılmasından evvel yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile taşınmazın niteliği belirlendiğine ve taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, genel mahkemelerin görev alanında bulunduğu bir yana, hakem mahkemesi tapunun iptal ve tescili konusunda karar verme yetkisi bulunmadığına göre, hakem mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi halinde her iki dava birleştirilerek, taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu aşamada diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 26/06/2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy