(1086 S. K. m. 259, 265)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Çekişmeli, H... köyü 1075 sayılı parsel 20.06.1985 tarihinde fındık bahçesi niteliği ile 7783 m2 miktarla 1076 ve 1448 sayılı parsellere uygulanan tapu kaydının kuzey hududunun "KORU" okuması nedeniyle miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiş; Zeynep tarafından bir başka tapu kaydına dayanılarak komisyona itirazda bulunulmuştur. Tapulama komisyonunca bu kez, tespit dayanağı Mart 953 tarih 17 numaralı tapunun bu yere ait olmadığı, davacının dayandığı 23.01.1969 tarih 172 numaralı kaydın bu yere uyduğu gerekçesi ile itiraz kabul edilerek bu parselin Zeynep adına tespitine karar verilmiştir. Hazine süresi içinde komisyon kararının iptali ve Hazine adına tescil istemiyle dava açmış, davanın reddi yolunda kurulan hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede tespit tarihinden önce orman tahdidi yapılmamıştır.
Mahkeme tespit dayanağı tapunun da, davalı tarafından dayanılan tapunun da bu yere ait olmadığı; ancak, komşu parsellerin dayanağı olan kayıtların hiçbirinin hudutlarında "KORU" okumadığı, davalı yararına zilyetlikle toprak kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesine dayanmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; zilyedlik maddi bir olgu olup, bunun tanık dahil her türlü delille kanıtlanması gerekir. Salt yerel bilirkişi anlatımı hükme dayanak alınamaz. Mahkemece, taraflardan tanıkları sorulup, H.U.M.Y.'nın 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyedliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmelidir.
Eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 24.06.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy