(3402 S. K. m. 26/D)
Dava: Taraflar arasındaki orman niteliğinin tespiti davasının yapılan duruşması sonunda; mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Yönetim, hakem sıfatıyla açtığı davada, Boyalık Köyü 104 ada 38 sayılı parsel orman niteliğinde olduğu halde arazi niteliği ile davalı adına tespit edildiğini, taşınmazın orman niteliğinde olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 104 ada 38 parselin orman niteliğinde olduğunun tespitine karar verilmiş, hükme karşı Hazine itiraz yoluna başvurmuş, itirazın reddine dair verilen ek karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, hakemde açılan orman niteliğinin tespitine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Çekişmeli parselin arazi kadastrosu sırasında arazi niteliği ile tespit tutanağı düzenlenerek 27.01.2003-26.02.2003 tarihleri arasında askı ilanı yapılmış, ancak süresinde tespite itiraz edildiğinden kesinleşmemiştir.
Davacı Orman Yönetimi ve davalı Hazine 3533 Sayılı Mecburi Tahkim Yasasının 4. maddesinde sayılan kurumlardan ise de 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve bu davada da uygulanması gereken 4916 Sayılı Yasanın 24. maddesi ile değiştirilen 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince ...taşınmazın aynına yönelik olan... uyuşmazlıkların hakemde görülemeyeceği hükümleri getirilmiş olmakla, bu davanın hakemde görülme olanağı bulunmamaktadır.
Kaldı ki, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin halen Akdağmadeni Kadastro Mahkemesinde görülen dava nedeniyle kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Orman Yönetiminin davası 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince kadastro mahkemesinde görülen davaya müdahale niteliğindedir ve davanın kadastro mahkemesindeki dosya ile birleştirilerek görülmesi gerekir ve aynı maddenin 2. fıkrası gereğince kadastro işlerinde 3533 Sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.
O halde, mahkemece temyize konu davada mecburi tahkim usulüyle çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmadığı, dosyanın kadastro mahkemesinde görülen dava ile birleştirilmek suretiyle görülmesi için görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılması gerektiği düşünülmeksizin hakem sıfatıyla davanın görülüp işin esası hakkında yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.11.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy