(1086 S. K. m. 29, 33, 35, 36/A) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen reddi hakim davası sırasında davalılar vekilleri reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: İki klasör dosya ve taraflarca sunulan 4 grup halindeki ek dilekçeler ve ekleri incelenmiş reddeden vekillerin dosyadaki vekaletname örneğine göre HUMY.'nın 33. maddesi uyarınca red yetkisi olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1987 Esasında kayıtlı muarazanın giderilmesi davası nedeniyle, davalılar tarafından davaya bakan Hakim Coşkun Üner güvensizlik nedeniyle reddedilmiştir.
Hakim Coşkun Üner 30.12.2002 günlü oturumda tarafsızlığını ihlal eden bir neden bulunmadığını, ancak davanın devamı sırasında ilerde güven duygusunun oluşmayacağını belirterek davadan çekilmeyi uygun gördüğünü açıklamış ve davadan çekilerek dosyayı, gerekli işlem yapılmak üzere Yazı İşleri Müdürlüğüne tevdi etmiştir.
Çekilme nedeniyle, merci mahkemesi olan Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi M. Nur Atıcı; dosyada HUMY.'nın 29. maddesinde tanımlanan ve hakimin reddini gerektirir bir husus bulunmadığını, tedbir kararı verilmiş olmasının da çekilmeyi gerektirmeyeceğini, hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren bir sebep bulunmadığını vurgulayarak,
a- Hakimin davadan çekilmesinin yerinde olmadığına,
b- Red talebinde bulunanlar hakkında para cezasına, dosyanın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğüne gönderilmesine karar vermiştir.
Davalı şirketler vekilleri bu kararı temyiz etmişlerdir.
Temyiz dilekçesinde özetle:
Temsil ettikleri Motorola Credit Corparation ve Nokia Corparation şirketleri tarafından Kemal Uzan ve arkadaşları ile ilgili, Unikom İletişim Pazarlama Hizmetleri A.Ş., Standart Pazarlama A.Ş., Standart Bilgisayar Hizmetleri A.Ş. aleyhine Amerika Birleşik Devletleri Güney Newyork Bölge Mahkemesinde bir dava açılmış bulunduğunu, anılan yabancı mahkemenin ve bu dava nedeniyle, o davadaki davalıların yurt dışında bulunan menkul ve gayrimenkul, malvarlığı üzerine ve dava ile ilgili diğer hususlar hakkında İhtiyati Tedbir Kararı verdiğini ve uygulandığını, ayrıca Dava ile ilgili olarak, İngiltere-Almanya-Fransa-Bermuda, Chanel Island Ülke Mahkemelerinde de davalıların o ülkelerde bulunan menkul ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati tedbir konulup uygulandığını vurgulayarak, ABD ve diğer yabancı ülke mahkemelerinde bu gelişmeler olurken, adı geçen oradaki davalıların bu kez Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1987 Esasında kayıtlı davayı açtıklarını ve Türkiye'de açtıkları bu davada, ABD'de verilen tedbir kararı ile diğer yabancı ülkelerde verilen tedbir kararlarının bir muaraza yarattığı savı ile bu davaların batıl olduğunun tespiti ve muarazanın önlenmesini istediklerini, ayrıca ABD mahkemesi ve diğer yabancı ülke mahkemelerince başlatılmış işlemlerin durdurulması ve bu yabancı mahkemeler tarafından verilen ve uygulanan ihtiyati tedbir ve haciz kararlarının infazının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminde bulunduklarını açıklayarak, Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesince tedbir isteminin kabulü suretiyle İhtiyati Tedbir ve haciz işlemlerinin durdurulmasına karar verildiğini belirtmişlerdir.
Gerçekleşen bu kararı öğrendikleri anda yaptıkları incelemeye göre Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakiminin bu davayı tarafsız bir şekilde yürütemeyeceği kuşkusu ile reddettiklerini ve ilgili hakimin red istemi doğrultusunda davadan çekildiğini, bu çekilme kararını inceleyen Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, (Çekilmeye gerek olmadığına ve kendileri için para cezasına) hükmedilmiş olması nedeniyle bu kararı temyiz ederek,
a- Davadan çekilen hakimin HUMY. nın 35. maddesine göre değil, red sebebi doğrultusunda reddi kabul ederek çekildiğini,
b- Tedbirden önceki davranışlar nedeniyle HUMY. nın 29/6 maddesi uyarınca hakimin bitaraflığını şüpheye düşüren hallerin var olduğunu,
c- Ekli belgelerin tümü yabancı dilde olduğu halde, bunların tercümesi ve incelemesi yapılmadan 293 sayfalık yabancı dildeki belgelerin aynı gün okunmasına olanak bulunmadığı halde, belgeler okunmadan karar verildiğini,
d- Türk Mahkemeleri tarafından yabancı mahkemelerde görülen davaların ve tedbir kararlarının durdurulmasına yasal olanak bulunmadığını ve red kararı olmaksızın para cezası verilemeyeceğini,
e- Türk Mahkemelerinin tedbir talebinde belirtilen hususlarla ilgili yargı hakkı bulunmadığını,
f- Yurt dışında uygulanmak üzere tedbir kararı verilemeyeceğini,
g- Aynı gün verilen dava dilekçesinde, yurt dışındaki mahkemelerde verilen kararların tarihi ve detayı belirtilmediği halde, tedbir kararında bu hususlarda ayrıntılı gerekçe yazıldığını bunun hakimin tarafsızlığının ifadesi olduğunu,
h- Hakimin tarafsız olamayacağı kuşkusunu doğuran sebepleri,
Mahkeme kalemince kanıtlanan 13.12.2002 tarihli dizi pusulası ile tesbit ettirdiklerini vurgulayarak Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 2003/11 D.İş E. ve K. sayılı, 17.01.2003 tarihli kararın bozulmasını istemişlerdir.
OLAYLAR:
1- Öncelikle 21.05.2002 tarihinde Cem Uzan ve arkadaşları tarafından Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde (Motorola Credit Carporation, Motorola İnc. Nokia Carporation Şirketleri ile dava ihbar olunan Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. ve Rumeli Telefon sistemleri A.Ş.) aleyhine bir dava açılmış ve anılan davada yine (A.B.D. Güney New York Bölge Mahkemesinde kendileri aleyhine buradaki davalılarının açtığı aynı konuları içeren davadan bahisle, doğan (Muarazanın giderilmesini ve mal varlıkları üzerine konulmuş tedbirlerin durdurulmasını icra takip ve işlemlerinin yapılmasının tedbiren önlenmesini) istemişlerdir.
2- Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 17.05.2002 tarih ve 2002/211 E. sayılı kararında, (Dava tarihi itibariyle davacılar aleyhine açılmış her hangi bir icra takibi bulunmadığı, yabancı mahkemeler tarafından verilen kararların Türk Mahkemeleri tarafından tenfizine karar verilmeksizin uygulanmasının olanaklı bulunmadığı gibi, Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararların da, mahkememizce tedbir yolu ile durdurulmasının da yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmış olmakla, aşağıda belirtildiği gibi karar vermek sonuç ve kanısına varılmıştır.) denilerek,
A- Davacılar vekili tarafından verilmiş kararlar nedeniyle herhangi bir şekilde davacılar aleyhine ve şahsi mal varlıkları aleyhine tedbir uygulamasının durdurulması yolundaki taleplerinin REDDİNE,
B- Dava değeri üzerinden takdiren (8.000.000.000 TL.) TL. nakdi teminat veya bu miktarda muteber kesin ve süresiz banka teminat mektubu, ibraz edildiğinde davalılar tarafından davacılar aleyhine icra takibi yapılmasının İİY.'nın 72/2. maddesi gereğince ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan ilk dava ve istemde, Cem Uzan ve arkadaşları ile ilgili şirketlerle karşı taraf arasında yabancı ülkelerde görülen aynı davalar nedeniyle konulmuş tedbirlerin durdurulması ve infazın önlenmesi yolunda, muarazanın giderilmesi ve tedbir istenmiş, Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesi tedbir istemini reddetmiş, sadece davacılar aleyhine icra takibi yapılmasının önlenmesi için 8 milyar TL. teminat karşılığında tedbir yolu ile durdurulmasına karar vermiştir.
20.05.2002 tarihli tensip zaptı ile bu davanın duruşması da 11.07.2002 gününe bırakılmıştır.
3- Yukarıda değinilen dava derdest iken, yine Cem Uzan ve arkadaşları tarafından bu kez Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesine 13.12.2002 günü Motorola Credit Carporation Motorola İnc. ve Nokia Carporation şirketleri aleyhine, paralel istemleri içeren, muarazanın giderilmesi ve aynı içerikle tedbir istemi ile ikinci bir dava açılmıştır.
4- Bu ikinci davaya cevap veren Motorola ve Nokia şirketleri vekilleri yaptıkları yazılı savunma dilekçesinin 5. sayfasında açıkça aynı konuda Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde derdest dava bulunduğunu, her iki davada da istem ve sonuçların aynı olduğunu, orada aynı yoldaki tedbir isteminin reddedildiğini, net olarak vurgulayarak anılan mahkemeye verilmiş, (Dava dilekçesi ve Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği red kararının onaylı örneğini sunarak bunların karşılaştırılması, okunup incelenmesi halinde, aynı istekleri içeren dava olduğunun ortaya çıkacağını vurgulayarak, derdest bir dava ve ortada tedbir isteminin reddi yolunda karar var iken, aynı nitelikte ikinci bir davanın açılamayacağını, dinlenemeyeceğini, yabancı ülke mahkemelerinde görülen davalarla ilgili tedbir konulamayacağını, Türk mahkemelerinin de yetkisizliğini yine açıklayarak tedbir isteminin ve davanın reddini istemişlerdir.
Bu dilekçe 13.12.2002 günü Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesine tevdi edilmiştir.
Daha önce Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davaya karşı cevap süresinin uzatılması istemi mahkemece kabul edilmiş ve cevap süresi de duruşma gününe kadar uzatılmıştır.
5- Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesine 16.05.2002 günü başvurup muarazanın giderilmesi ve tedbir istenmiş, bu mahkeme 17.05.2002 günü tedbir istemini reddetmiş, sadece icra infazını önlemek için ihtiyati tedbirle durdurma kararı vermiştir. Bu davanın duruşma günü olarak da 11.07.2002 günü tensib edilmiştir.
6- Açıklanan bu dava mevcut (derdest) ve asıl tedbir istemi reddedildiği halde, aynı davacılar (Cem Uzan ve arkadaşları ile ilgili şirketlerin vekilleri 27.11.2002 tarihli dilekçe ile Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak aynı istemle muarazanın giderilmesi davasını açıp, aynı tedbiri bu mahkemeden istemişlerdir. Bu davanın harcı 13.12.2002 günü yatırıldığı halde, dava tarihi olarak dilekçede yazılı 27.11.2002 tarihi esas alınmış ve tedbir kararı da dilekçe tarihine göre (dilekçenin verildiği gün) oluşturulmuştur.
Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.11.2002 tarihli ve 2002/1987 esası ile verdiği tedbir kararının hüküm bölümünde gereği düşünüldü denildikten sonra ABD Nez York Güney Bölge Mahkemesi, İngiltere Yüksek Adalet Mahkemesi Kraliyet Hakimler Kurulu Ticaret Mahkemesi, Bermuda Yüksek Hukuk Mahkemesi, Almanya-Frankfurt Sulh Mahkemesi, Fransa Paris Hukuk Mahkemesi, Chanel Island Gremsey Mahkemesi tarafından, Cem Uzan ve arkadaşları ve bunlarla ilgili şirketlere ait, menkul gayrimenkul malları, telsim hisse senetleri, banka hesapları, uçakları üzerine konulmuş ihtiyati tedbir ve hacizlerin infazının durdurulmasına, 10.000.000.000.- TL. teminat yatırılmasına ve tedbir kararının HUMY.'nın 101 ve müteakip maddeleri gereğince İnfazına karar verilmiştir.
Öncelikle yukarıda değinilen birçok yabancı ülke mahkemelerinde görülmekte olan davalar ve bunlarla ilgili ihtiyati tedbir ve haciz kararları karşısında Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin bu olguları durdurma yetkisi yoktur Zira yabancı mahkeme kararlarının tenfizi yolunda karar olmadıkça, o kararların Türkiye'de uygulanması esasen olanaksızdır... Türkiye sınırları içinde dahi bir mahkemenin verdiği tedbir kararını başka bir mahkemenin kaldırması, durdurması, yok sayması olanaksızdır. Bu nedenle karar, tamamen yetki ve kural dışıdır.
7- Davalı karşı taraf, açılan tedbir istemli dava için cevap verme süresinin uzatılmasını istediği ve aynı mahkeme bu istemi yerinde görerek kabul edilip cevap süresini duruşma günü olan 30.12.2002 gününe kadar uzatıp, 293 sayfalık yabancı dilde yazılı belgesi olan bir davada, yanıt almadan, olayın önemi gözetilmeden aynı gün tedbir kararı verilmesi, hayatın olağan akışına ters ve yerinde olmayan bir yöntemdir.
8- Davacı Cem Uzan ve arkadaşlarının, çok yakın aralıklarla daha önce İstanbul Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı aynı nitelikte bir dava ve tedbir istemi var iken ve anılan davada asıl tedbir istemi de reddedilmiş olmasına, derdest davanın varlığına rağmen ikinci kez başka mahkemede aynı istemle dava açılıp tedbir istenmesi yasal açıdan olanaksızdır. HUMY. karşısında Türkiye'de hiçbir mahkeme, derdest davaya rağmen aynı nitelikteki ikinci bir davayı ayrıca çözüp karara bağlayamaz.
Derdest dava olgusu karşı tarafın savunma dilekçesinde açıklanmış ve aynı istemli davanın Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olduğu, tedbir isteminin reddedildiği vurgulanmıştır.
Bu yasal engeller ortada iken, merci Hakimi olarak Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin bunları gözardı edip, tedbir konulmasında sakınca görmemesi de hem usule hem teamüle aykırı bir davranıştır.
9- Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği tedbir kararının yabancı ülkelerde doğrudan uygulanma olanağı düşünülemez. Yabancı ülke mahkemelerince verilen kararların da Türkiye'de doğrudan uygulanması söz konusu değildir. Zira geçici karar olup, tenfizi söz konusu değildir.
10- Yine verilen tedbir kararında, yukarıda sayılan tüm yabancı ülke mahkemelerinin verdikleri kararların durdurulması şeklindeki anlatım yabancı ülke mahkemelerine emredici niteliği itibariyle yasal sonuç sağlamayacak niteliktedir.
Sonuç: 1- Yukarıda açıklanan nedenlerle; Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 2002/1987 Esas sayılı ve 27.11.2002 tarihli tedbir kararı, usul yasası çerçevesi içindeki tanıma HUMY.'nın 101 ve takip eden maddelerine ve teamüle uygun düşmediği, uygulama kabiliyeti bulunmadığı, yetki aşımı niteliği taşıdığı gözetilerek hakim hakkında güvensizlik yaratacak niteliktedir. Bu nedenle reddi yolundaki istem yerindedir.
2- Hakimin bu olgu karşısında çekilmiş olmasına rağmen merci mahkemesi olan Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 2003/11 D.İş. E-2003/11 K. sayılı 17.01.2003 tarihli merci kararında da `Tedbir kararı verilmesinin hakim hakkında şüpheyi gerektirmeyeceği yolundaki gerekçesi de, (derdest davanın varlığına muttali olunduğu halde, tedbir isteminin Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince reddedilmiş olması gerçeğine ve bu kararların mahkemeye sunulmuş olmasına ve yine reddi hakim isteminin değinilen nedenlerle yerinde olmasına rağmen, tedbir kararı verilmesinde ve davaya bakılmasında sakınca görmemesi sonuç olarak reddin benimsenmeyip, aynı hakimin davaya bakmasında ısrar edilen karar yine usul ve yasaya, teamüle aykırıdır.
Davaya bakılmasında sakınca yoktur. Güvensizliği gerektiren olgu yoktur şeklindeki gerekçe, somut olaya ve gerçeklere ters düşmüştür. Bu karar kabul edilemez nitelikte usul ve yasaya aykırıdır.
Bütün bu nedenlerle Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tedbir kararı ve ileri sürülen sebepler karşısında Hakim Coşkun Üner hakkında güvensizlik oluşması ve hakimin reddi doğru olduğu gibi, red sebepleri de yerindedir. Buna bağlı olarak, merci mahkemesi olan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimi M. Nur Atıcı tarafından verilen, çekilmeyi uygun görmeyen, aynı hakimin davayı görmesini sağlamaya yönelik, red sebeplerindeki ciddi olguları gözetmeyen ve para cezası hükmü içeren kararı usul ve yasaya aykırı olup, davalı tarafın temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Bu nedenlerle, davalı ve temyiz eden şirketler vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülüp kabulü ile HUMY.'nın 29/6. ve 36/A maddeleri uyarınca Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.01.2003 tarih, 2003/11 D. İş. E. 2003/11 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine 25.02.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy