(1086 S. K. m. 28, 29)
Dava: Taraflar arasında görülen tahliye davası sırasında davalı taraf vekili 10.03.2003 tarihli dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki bütün belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
Red edilen hakim Nuri Akbaydoğan (23626) reddin soyut iddiadan ibaret olduğu gerekçesi ile reddi hakim talebinin reddine karar vermiş, ancak tarafsızlığından şüphe duyulması, adalet duygusunu zedeleyeceğinden davadan çekilmiştir. Dosyayı inceleyen Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesi red isteminin reddine ve çekinme isteminin yerinde olduğuna karar vermiştir. Bu karar davalı Ahmet Kaplan vekili tarafından red kararının doğru olduğu, ancak olayda hakimin çekinmesini gerektirecek bir husus bulunmadığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir.
Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesince hükmü temyiz eden davalı vekilinin hakimin reddine ait bir talebi olmadığından, hakimin çekinmesi hakkındaki merci kararının ise HUMY.'nın 36. maddesi uyarınca temyizi kabil bulunmadığından davalı vekilinin temyiz talebini reddetmiş, bu karar yine davalı Ahmet Kaplan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yasa gereği temyizi kabil olan kararların bütün taraflarca temyiz edilebilmesi her zaman mümkün olduğundan, mahkemece hakimin reddi talebinde bulunmayan davalı Ahmet Kaplan'ın çekinmeye yönelik hükmü de temyiz edemeyeceği gerekçe yapılarak temyiz talebinin red edilmesi doğru değildir. Bu nedenle, mahkemenin bu yolda verdiği 02.06.2003 gün 2003/44-35 D.İş s. kararı usul ve kanuna uygun bulunmadığından kaldırılarak işin esası incelendi.
Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.03.2003 günlü temyize konu kararının incelenmesinde, duruşma hakimi Nuri Akbaydoğan'ın (23626) çekinme sebebinin davalı vekiline duruşmada Yönetim kurulu kararının iptali hakkında dava açıp açmadığını sormaktan ibaret olduğu görülmüştür. Duruşma hakiminin davadan çekinmesinde ileri sürdüğü gerekçe dikkate alındığında, hakimin çekinmesinin HYUY.'nın 28. maddesi anlamında çekinme değil, aynı Kanunun 29. maddesindeki hakimin kendi kendini reddetmesi biçiminde algılanması gerekir. Çünkü, hakimin çekinme kararı verebilmesi, ancak HYUY.'nın 28. maddesindeki hallerden birinin varlığı halinde mümkündür. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden HYUY.'nın 29. maddesindeki anlamda ve hakimin reddini gerektirecek bu bulguya da rastlanmadığından, hakimin kendisini reddetmesine ait kararı yerinde gören mercii kararı usul ve kanuna uygun bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hakimin çekinmesinin kabulüne dair merci kararının BOZULMASINA 21.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy