(3402 S. K. m. 5, 14, 20, 27, 30, 40)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine, Temel Erdoğmuş ve ark. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında Şeyhören Köyü, 165 parsel sayılı 94.600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle Ağustos 1958 tarih 220 ve 221, Ağustos 1959 tarih 366 ve 367, Ekim 1960 tarih 116 ve 117, Haziran 1959 tarih 161 ve 162, Nisan 1966 tarih 16 ve 17 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, Sarıköy kadastrosunda 172 parsel numarasıyla tesbit edilmiş ise de, Sarıköy mülki hudutları dışında kaldığından bu tesbitin iptal edildiğinden söz edilerek müştereken Süleyman Yalçın ve arkadaşları adına, Şeyhören köyü 142 parsel sayılı 1 287 100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle Aralık 1957 tarih 33, 26, 41, 38 sıra numaralı tapu kayıtları ile öncesi Sarıköy kadastrosunda 171 ve 131 parseller iken Sarıköy mülki hudutları dışında olduğu belirlenerek, kadastro tesbitlerinin iptal edildiğinden de söz edilerek müştereken, Süleyman Yalçın ve arkadaşları adına tesbit edilmiş, tesbite Sarıköy 171 parsel yönünden Hasan Şeker ve Mehmet Tosun, Şeyhören köyü 142 parsel yönünden ise Hazine, Mehmet Pekcan ve bir kısım gerçek kişi itiraz etmiş,
Şeyhören köyü 143 parsel sayılı 27400 m2 ve 95 parsel sayılı 654 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise Sarıköy kadastrosunda 131 ve 171 parsel sayısı ile kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği, taşınmazların Sarıköy mülki hudutları dışında olduğu belirlendiğinden bu tesbitlerin iptal edildiği, Sarıköy kadastrosundan sonra DSİ Genel müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/847 esasına kayıtlı dosyada dava konusu olduğundan da söz edilerek, Kanal niteliğiyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/116 esasına kayıtlı, Ulema oğlu Azmi mirasçıları Ahmet Bilgen ve Mahbube Bilgen'in davalı Hazine aleyhine, Mart 1313 tarih 19, 22, 23, 29, 30, Ağustos 1337 tarih 129, Mart 1337 tarih 29, 42, 63, 32, 45, 60 ve 33, Mart 1333 tarih 96, 59, 39, 52, 53 sıra numarasına kayıtlı tapuları kapsamında kalan taşınmazlarının hudutlarına göre, yüzölçümlerinden fazla yer kapladığı, kapsamında kalan bir kısım yerlerin, Hazine tarafından 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca Hazine adına tapuya tescil edildiği, Hazine adına bu yolla oluşan Kasım 1951 tarih 250, 323, 327, 341 ve 351 sıra numaralı tapu kayıtlarının iptali istemiyle açtıkları dava, çekişmeli yerler için kadastro tesbit tutanağı düzenlendiğinden Kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılamada; dava Kaşif Ünlü ve müştereklerine ihbar edilmiş, Dava Hazinece tevzii yapılan Ş. Selçuk ve arkadaşlarına yaygınlaştırılmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/847 esasına kayıtlı Davacı Satılmış Balıkçı tarafından oğlu olan davalı Sabri Balıkçı aleyhine açılan men-i müdahale davası Kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Orman yönetimi, Şeyhören köyü 165 parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, Kadastro tesbitine itiraz davası açmış, Bayram Şeker, Şevket Şeker ve Salim Şeker taşınmazı tapu maliklerinden 17.08.1967 tarihinde noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesiyle devraldıklarından söz ederek adlarına tapuya tescili iddiasıyla davaya katılmışlardır.
Temel Erdoğmuş ve Besim Erdoğmuş 31.05.1971'de Mayıs 1969 tarih 89 ila 101 sıra numaralı tapu kaydına tutunarak taşınmazların payları oranında, Erol Öner ise 24.09.1973 tarihinde, Fatma Öner payını satın aldığından söz ederek payı oranında taşınmazların adına tapuya tescili iddiasıyla davaya katılmışlar, davalar bir dosya üzerinde birleştirilmiştir.
Mahkemece Ahmet Bilgen ve Mahbube Bilgenin, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, Satılmış Balıkçı'nın davasının reddine, Şeyhören köyü 164 parselle ilgili kadastro tesbit tutanağı bulunamadığından, yeniden düzenlenmesi için karar kesinleştiğinde Kadastro Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, Şeyhören köyü 165 parselin tesbit gibi tesbit malikleri adına, 95 parselin tarla niteliğiyle Hazine, 143 parselin 08.07.2002 tarihli fen elemanı bilirkişi krokisinde 143/A ile gösterilen 2194.19 m2 bölümünün tarla niteliğiyle Hazine, 143 olarak gösterilen 25205 m2 bölümünün ise 1/2şer pay ile Mahbube ve Ahmet Bilgen adına tapuya tesciline,
Şeyhören köyü, 143 parselin bilirkişiler Burhan Çelik ve Necmi Bacanak'ın düzenlediği krokide (B, D ve M ) ile gösterilen toplam 490 635.05 m2 , (N) ile gösterilen 13 993.96 m2, bölümlerin ORMAN NİTELİĞİYLE Hazine, (A) ile gösterilen 109 287.56 m2 ve (C) ile gösterilen 37 692. 96 bölümün tarla niteliğiyle HAZİNE, aynı krokide, (K) ile gösterilen 558 976. 45 m2, (E) ile gösterilen 196.56 m2, (G) ile gösterilen 4188.34 m2, (H) ile gösterilen 18 305.08, (F) ile gösterilen 1122.56 m2 bölümlerin, 1/2 payının MAHBUBE BİLGEN, 1/2 payının da AHMET BİLGEN adlarına TAPUYA TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm, Orman Yönetimi, Hazine, Temel Erdoğmuş, Erol Öner ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre DAVA KADASTRO TESBİTİNE İTİRAZA İLİŞKİNDİR.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce ORMAN KADASTROSU YAPILMAMIŞTIR.
1- Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5. Bendinde her ne kadar 142 parselden söz edilmiş ise de, dosya kapsamına, kararın dayandığı fen elemanı bilirkişi raporu, gerekçe ve yargılamanın sonuçlandırıldığı son oturumda 5. bendde 143 parselle ilgili hüküm kurulmuş olması gözetildiğinde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5. bendinde, 143 parsel yerine sehven 142 parsel numarası yazıldığı anlaşılmaktadır. Resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli Şeyhören köyü 143 parsel sayılı taşınmazın 08.07.2002 tarihli fen elemanı bilirkişiler Burhan Çelik ve Necmi Bacanak tarafından düzenlenen krokide, (B), (D) ve (M) ile gösterilen toplam 490 635.05 m2 ve (N) ile gösterilen 13 993.96 m2, bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu, devletleştirilen orman alanlarında kalan tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitireceği, devlet ormanlarından tapu ve zilyetlikle yer edinilemeyeceği belirlenerek, gerçek kişilerin davalarının reddine ve bu bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Hazine ve gerçek kişilerin bu bölümlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ulema oğlu Azmi mirasçıları Ahmet Bilgen ve Mahbube Bilgen davalı Hazine aleyhine, Mart 1313 tarih 19, 22, 23, 29, 30 Ağustos 1337 tarih 129, Mart 1337 tarih 29, 42, 63, 32, 45, 60 ve 33, Mart 1333 tarih 96, 59, 39, 52, 53 sıra numarasına kayıtlı tapuları kapsamında kalan taşınmazlarının hudutlarına göre yüzölçümlerinden fazla yer kapladığı, kapsamında kalan bir kısım yerlerin, Hazine tarafından 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca Hazine adına tapuya tescil edildiği, Hazine adına bu yolla oluşan Kasım 1951 tarih 250, 323, 327, 341 ve 351 sıra numaralı tapu kayıtlarının iptali istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı gerçek kişilerin tutunduğu tapu kayıtlarının tedavülleri esas alınarak, çekişmeli Şeyhören köyü 142, 143, 95, 164 ve 165 parseller için tesbit tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve revizyonları getirtilmeden, pay sahipleri belirlenmeden ve usulünce uygulanmadan, 4753 ve 5618 Sayılı Yasa Hükümlerine göre, Hazine adına ihdasen oluşturulan tapu kayıtları krokisinden de istifade edilerek uygulanıp, Hazine adına oluşturulan tapu kayıtları kapsamındaki yer belirlenmiş, bu tapu kaydı kapsamında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen bölümler tarla niteliğiyle Hazine yine, Hazine adına kayıtlı tapu kapsamında kalmadığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen bölümlerin ise 1/2şer pay ile davacılar Azmi mirasçıları Ahmet bilgen ve Mahbube Bilgen adlarına tesciline karar verilmiş.
3402 sayılı yasanın 5 ve 27. maddesi gereğince kadastro mahkemesine intikal eden dava ile 3402 sayılı yasanın 30. maddesi gereğince mahkemece res'en yapılacak araştırma sonucunda çekişmeli parseller için sicil oluşturulmalıdır.
Şeyhören köyü 164 parselin kadastro tesbit tutanağının bulunamadığı gerekçesiyle bu parsel için yeniden tutanak düzenlenmesi için karar kesinleştiğinde dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. Oysa çekişmeli 164 parselin çekişmeli diğer 142, 143, 165 ve 95 parseller ile aynı kökten geldiği anlaşılan tapu kayıtları kapsamında kaldığı iddia edildiği gibi, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Davalar arasında irtibat bulunup davalar birlikte görülmelidir.
O halde, Mahkemece kadastro tesbit tarihine göre, tesbit tarihinde görev yapın teknik elemanların şimdi görev yapamayacağı düşünülerek, yeniden görevlendirilecek teknik elemanları çalışma alanına gönderilip, askı ilan cetveli, bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile diğer fenni belgelerden yararlanmak ve köy muhtarı ile varsa tesbit tarihindeki bilirkişilerin (ölmüş ve köyden ayrılmışlar ise yeniden seçilerek) beyanlarına istinaden, tapulama sırasındaki tesbit aynen muhafaza edilmek ve kayboluş nedenide açıklanmak suretiyle Şeyören köyü 164. Parselin tesbit tutanağı ihya edilip, 30 günlük askı ilanına alınmadan, varsa komisyon kararı ve sair belge örnekleri de eklenerek tesbit tutanağı ihya edilmeli ve dosyaya konulmalı, resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla bu parselin orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmeli,
Davacı tarafın tutunduğu tüm tapu kayıtları, ilk tesisinden itibaren sınır ve miktar değişikliklerini evrakı müsbitesi ile birlikte içerecek biçimde tüm tedavülleri ve revizyonları belirlenip getirtilmeli, gerekirse tapu kayıtları bilirkişiye tevdi edilerek pay hesabı yaptırılmalı, olanaklı ise önceki fen elemanı bilirkişiler, değil ise yeniden tayin edilecek üç harita mühendisi veya bulunamaz ise üç fen elemanı bilirkişi vasıtasıyla çekişmeli 142, 143, 165 ve 95 parsellerde yeniden yapılacak keşifte, davacı ve müdahil gerçek kişilerin tutunduğu tapu kayıtları, iptali istenen Hazine tapusu, yeterince yaşlı bilirkişiler vasıtasıyla zemine uygulanmalı, sınırları itibariyle kapsamları belirlenmeli, bilinmeyen sınırlar konusunda tarafların göstereceği tanıklar dinlenmeli, Hazine tapusunun sonraki tarihte oluşturulduğu gözetilmeli, tevzii yoluyla oluşturulan müfrez kayıtların kapsamı belirlenmeli, taşınmazların hangi bölümlerinin kimin tarafından kullanıldığı saptanmalı, davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları değişebilir nitelikte sınırlar içerip, 3402 sayılı yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamları yüzölçümlerine değer verilerek saptanacağından sabit şahıs, yol ve dere sınırlarından başlanarak uygulanıp kayıtların yüzölçümü ile kapsadığı alanlar belirlenmeli, bilirkişilere kayıt uygulamasını gösteren ayrıntılı uygulamaya dayalı kroki düzenlettirilmeli, bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi Menduh Ersoy'un düzenlediği 27.10.1998 havale tarihli rapor ve kroki uygulanarak bu kroki ile birleştirilmeli, tapu kayıtlarının yüzölçümü ile geçerli kapsamında kalan ve Orman Yüksek Mühendisi bilirkişi Menduh Ersoy'un düzenlediği 27.10.1998 havale tarihli rapor ve krokide orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen yerler için gerçek kişilerin davası red edilmeli ve bu bölümler ile kayıt miktar fazlası bölümlerin tapu kayıtlarının oluşturulduğu tarihten memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenaİman planlarının oluşturulduğu tarihe kadar sınırdaki devlet ormanından açıldığı kabul edilerek bu bölümlerinde orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmeli, bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi Menduh Ersoy'un düzenlediği 27.10.1998 havale tarihli rapor ve krokide orman sayılmayan yerlerden olduğu ve tapu kayıtları kapsamında kalan yerlerin, tapu kayıtlarındaki tesbit tarihine kadar ki tapu kaydı, noter senedi yada köy senetleri ile yapılan tasarruflar, tesbit tarihinden sonra, tapu yoluyla yapılan tasarruflar ve DSİ Genel Müdürlüğü'nün yaptığı kanal kamulaştırmaları gözetilerek, 3402 Sayılı Yasanın 30 ve 40. maddeleriyle belirlenen esaslara göre tapu malikleri ve ilgili kurumları, tapu kaydı kapsamında kalmadığı belirlenen yerlerin ise, Hazine tapusu ve tasarruf durumu gözetilerek 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi hükmüne göre hak sahipleri adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
Açıklanan hususular gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
1. Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle müdahil gerçek kişiler ile Hazinenin, Şeyhören köyü, 143 parselin bilirkişiler Burhan Çelik ve Necmi Bacanak'ın düzenlediği krokide (B, D ve M) ile gösterilen toplam 490 635.05 m2, (N) ile gösterilen 13 993.96 m2, bölümlerine ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda 2. bendde açıklanan nedenlerle Hazine, Orman Yönetimi ve müdahil gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile, Şeyhören köyü 164, 142, 143, 165 ve 95. parsellere ilişkin hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazıla temyiz harcının istek halinde yatıran yönetim ve temyiz eden gerçek kişilere iadesine, 20.11.2003 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy