(3402 S. K. m. 9) (1086 S. K. m. 29)
Dava: Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz ve tescil davası sırasında davacı Mustafa Boncuk vekili 24.10.2003 tarihli dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki bütün belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Yargılama sırasında davacı Mustafa Boncuk vekili 24.10.2003 günlü dilekçe ile Hakim Mehmet Erdoğan hakkında Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2003/559 E. s. dosyada istirdat davası açtıkları gerekçesi ile reddi hakim talebinde bulunmuştur.
Reddedilen Hakim Mehmet Erdoğan'ın (23080) daha önce de benzer biçimde reddedildiği, işin uzatılması bakımından istirdat davası açıldığı, red gerekçesi bulunmadığı görüşü üzerine dosyayı inceleyen merci hakimliğince hakim hakkında istirdat davası açıldığından hakimin tarafsızlığından şüphe duyulabileceği ve HUMY.'nın 29/5. maddesi gereğince reddi hakim talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından red talebinin yerinde olmadığı, işin uzaması için red talebinde bulunulduğu gerekçesi ile bozma istemi ile temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelemesinde, daha önce de aynı hakimin benzer sebeplerle reddedildiği, 17.06.2002 tarih, 2002/500-522 s. Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile reddi hakim talebinin reddedildiği anlaşılmakta olup, şimdi ise eldeki davadan daha sonra açıldığı anlaşılan 2003/559 E. s. dava dosyasından dolayı reddi hakim talebinde bulunulmaktadır.
HUMY.'nın 29/5. maddesi Dava esnasında iki taraftan birisiyle davası veya aralarında düşmanlık bulunması halini reddi hakim nedeni olarak saymış olup, somut olayda eldeki dava devem ederken sonradan açılan dava reddi hakim nedeni olarak ileri sürülmektedir. Hakimin reddi müessesesi yasalarımızda düzenlenmiş bir yol olup, yargılama devam ederken taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açmış olması HUMY.'nın 29/5. maddesinde belirtilen davalı olmak anlamında yorumlanamaz. Aksine bir kabul, yargılama yapan bütün hakimlerin taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, davaya bakan hakimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına da engel olabilecektir.
Açıklanan nedenlerle, yerinde olmayan reddi hakim talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle reddi hakim talebinin kabulü yolunda kurulan hüküm usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy