(3402 S. K. m. 4, 10) (4721 S. K. m. 713)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı orman yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar
Kadastro sırasında G. Köyü 180 ada 85 parsel sayılı 4628 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davalı orman yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve fen bilirkişinin krokili raporunda (A) harfiyle belirtilen 788 m2'lik bölümün orman niteliği ile Hazine adına, (B) harfiyle belirtilen 38404 m2'lik bölümün H.Ö. adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı orman yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman Mühendisi S.Ç. fen bilirkişi krokisinde gösterilen taşınmaz bölümünün 6831 Sayılı Orman Yasası'nın 1. maddesi uyarınca orman sayılmayan, bir bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunu açıklayarak rapor vermiş, dava konusu taşınmazın yeri memleket haritasında (X) işareti ile gösterilmiştir.
Bu haliyle bilirkişi raporu yetersizdir. Çekişmeli taşınmazın komşusu olan parseller itirazlıysa dosyalan, kesinleşmişse tapu kayıtlan ile dayanakları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişi dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ve bir fen elemanından oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek, en azından bir ada bazında, uzman bilirkişiler eliyle uygulattırılıp, çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanmalı; 3116, 4785, 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu belirlenmeli, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan, 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesi'nin 01.06.1988 gün 31/13 E. - K., 14.03.1989 gün ve 35/13 E. - K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E. - K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bit. ki örtüsü ve çevresi incelenmeli, uygulama ve araştırmaya dayalı, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı orman yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yönetime iadesine 08/03/2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy