(1086 S. K. m. 53, 54, 409) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi H.A. ve orman yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği K. Köyü Telli Kavak mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Müdahil orman yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, davacının davasının reddi ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davacı H.A.'nın davasının reddine, müdahil orman yönetiminin davasının H.Y.U.Y.'nın 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı H.A. ve müdahil orman yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 03.04.1992 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi de 1976 yılında yapılmış ve sonuçları 17.01.1977 - 16.02.1977 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmemiştir.
1- Davacı gerçek kişi zilyetliğe dayalı olarak tescil davası açmış ve sonuç olarak istemini kanıtlayamadığı için davası ret edilmiştir. Toplanan kanıtlara, dosya kapsamına göre yerel mahkemece gerçek kişi yönünden tescil isteminin reddi yolunda verdiği kararda bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle, gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Orman yönetiminin temyizine gelince; yönetim harcını yatırmak sureti ile müdahil sıfatını almıştır. Gerçek kişi ile birlikte bulunmadığı 08.02.2003 tarihli oturumda müracaata bırakılmış olmasına karşın gerçek kişi davasını yenilemiş ve yürütmüştür.
Asıl davacı davasını yürüttüğüne göre yanında yer alan; müdahil olarak katılan orman yönetiminin ayrıca yenileme yoluna gitmesi gerekmez. Orman yönetimi diğer oturumlara geldiğine göre ve asıl davacı içinde esastan inceleme yapılıp dava yürütülmüş bulunduğuna göre müdahil davacı için davanın açılmamış sayılması yolunda karar verilmesi doğru değildir. Yürüyen davada müdahilin isteminin incelenmesi, kanıtlarının toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE;
2- 2. Bentte açıklanan nedenlerle orman yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yalnız orman yönetimi lehine araştırma yapılmak üzere BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde orman yönetimine iadesine 12.04.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy