(1086 S. K. m. 445) (765 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki iade-i muhakeme davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Tuncay Aydoğan tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Tuncay Aydoğan 17.05.2002 tarihli dilekçesiyle; Yeniköy 149 ada 7 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin, kadastro mahkemesinin 23.09.1993 gün ve 1992/194 E. 1993/112 K. sayılı kararında hükme esas alınan 19.6.1993 tarihli raporu düzenleyen Remzi Ersan isimli bilirkişinin orman mühendisi veya orman teknikeri olmayıp, orman mühendis muavini olduğunu ve konunun uzmanı olmadığını iddia ederek kesinleşen mahkeme kararının HYUY.'nın 445 ve devamı maddelerine göre yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece, talebin reddine karar verilmiş, hüküm talep sahibi Tuncay Aydoğan tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen mahkeme kararının iade-i muhakeme yoluyla kaldırılmasına ilişkindir.
Yeni Köy 149 ada 7 parsel sayılı 327 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve tarla niteliği ile Tuncay Aydoğan adına tesbit edilmiş, Hazinenin, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla açtığı davaya, Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla katılmış, taşınmaz başında 24.05.1993 tarihinde yapılan keşifte, orman bilirkişisi Remzi Ersan'ın kimliği orman mühendisi olarak tesbit edilmiş ve orman bilirkişi kimliğiyle düzenlediği raporunda; çekişmeli taşınmazın doğusunda orman, batısında Fahri Aydoğana ait bahçe, kuzey ve güneyinde Köy tüzel kişiliğine ait bahçe bulunduğunu, kendi görüşüne göre taşınmazın ekilip sürülen yerlerden olmadığını, 15 gün önce zilyetlik iddiasıyla etrafının tel çit ile çevrildiğinin anlaşıldığını, taşınmazın içindeki sistüsler ve pırnal meşelerinin kesilerek temizlendiğini, teras yapıldığını, halen içinde orman ağacı ve meyve bulunmadığını, %15 eğimli, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, aynı keşfe katılan Ziraat uzmanı bilirkişi Celal Soydan da raporunda, taşınmazın eğiminin %15-20, orman, diğer yönlerin tarla ve bahçeler ile çevrili olduğunu, basit teraslama yapılıp çit içine alındığını, orman bitki örtüsünden arındırıldığını, topografik bakımdan toprak yapısı itibariyle sınırdaki orman ile aynı yapıda, ormanın devamı niteliğinde olduğunu bildirmişler, mahkemece davaların kabulüne, 149 ada 7. parselin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, 23.09.1993 gün ve 11992/194-112 sayılı karar taraflarına tebliğ edilmiş, temyiz edilmeyerek 23.11.1993 tarihinde kesinleşmiştir.
Tuncay Aydoğan, kesinleşen bu hükme dayanak yapılan raporu düzenleyen Remzi Ersan'ın orman mühendisi olmadığı halde kimliğini gizleyerek orman mühendisi kimliğiyle ve gerçeğe aykırı rapor düzenlediği iddiasıyla, bu kararın yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istemiyle dava açmıştır.
Türk Ceza Yasasının yalan şahitliği ve yalan yere yemini düzenleyen 290. maddesinin geçen maddelerin ahkamı, adliye huzuruna davet olunarak hakikate mugayir rey ve malumat veren ehlihibre ... hakkında dahi tatbik olunur. hükmü gereği gerçeğe aykırı görüş bildiren ya da bilgisini ve görüşünü saklayan bilirkişiler de yalan yere yemin ve yalan tanıklık edenler gibi cezalandırılır.
HYUY.'nın 445. maddesinin 5. bendinde Ehlihibrenin kasten hilafı hakikat ihbaratta bulunduğunun hükmen tahakkuk etmesi durumunda, yargılamanın iadesinin talep edilebileceği, aynı maddenin 10. bendinin 2.cümlesinde ise Birinci fıkranın 4, 5 ve 6 ncı bentlerindeki hallerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkumiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya karar verilememiş ise, ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde yargılamanın iadesi sebeplerinin varlığının, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir. hükümleri mevcuttur.
Somut olayda; Orman Yönetimi gerçeğe aykırı bilirkişi raporu düzenleyen Remzi Ersan hakkında suç ihbarında bulunmuşsa da, suç tarihi itibarıyla, öngörülen dava zamanaşımının dolması nedeniyle Babadağ Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2001 gün ve hazırlık 2001/14, H.z. 2001/18 K. sayısıyla takipsizliğe karar verildiği anlaşılmaktadır.
H.Y.U.Y.nın 445 inci maddesinde yargılamanın iadesi nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bu sebeplerin dışında yorum yoluyla yeni sebepler yaratılamaz. Remzi Ersan'ın kendisini orman mühendisi olarak tanıtıp rapor vermesi 445. maddede sayılan yargılamanın iadesi nedenlerinden değilse de adı geçen bilirkişi hakkında, gerçeğe aykırı rapor düzenlemek suçundan, dava zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiğine göre, aynı maddenin 10. fıkrası gereğince kasten gerçeğe aykırı rapor düzenleyerek bilirkişilik görevini kötüye kullandığı veya görevini ihmal ettiği konularının öncelikle kanıtlanması gerekir. Bilirkişinin meslekte acemilik, bilgisizlik, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu gerçeğe aykırı rapor düzenlemesi, kasten gerçeğe aykırı rapor düzenlediği anlamına gelmez.
Yargılamanın iadesine ilişkin eldeki dosyada, 06.06.2003 tarihli keşifte Mehmet Yılmaz, Necati Kalafat ve Orhan Caner'den oluşan uzman bilirkişi kurulu, Yeniköy 149 ada 7 parsel numaralı taşınmazın orman kadastrosunda orman sınırları dışında bulunduğunu, eski tarihli memleket haritası hava fotoğrafı ve amenajman planında orman olarak nitelendirilmediğini, eğimin %15-20 olduğunu, orman ağacı ve kalıntısı ile humus bulunmadığını, bir adet aşılı kestane ağacı ve bir kısım meyve ağaçlarının bulunduğunu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını, Remzi Ersan'ın kasıtlı olarak gerçeğe aykırı rapor düzenlemediğini, meslekteki acemilik ve bilgisizliği nedeniyle yanlış rapor düzenlediğini bildirmişlerdir.
Sonuç: O halde, kesinleşen mahkeme kararının dayandığı raporu düzenleyen Remzi Ersan'ın orman mühendisi olmadığı halde keşif tutanağında kimliğinin orman mühendisi olarak alınmasının tek başına yargılamanın iadesi nedeni olmadığı, adı geçen bilirkişinin kasıtlı olarak gerçeğe aykırı rapor düzenleyip bilirkişilik görevini kötüye kullandığına ilişkin delil bulunmadığı gibi, yargılamanın iadesi dosyasında görüşüne başvurulan orman yüksek mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulunun da, Remzi Ersan'ın kasıtlı olarak gerçeğe aykırı rapor düzenlemediği, meslekteki acemilik ve yetersizliği nedeniyle yanlış rapor düzenlediği yönündeki görüşleri dikkate alınarak yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Tuncay Aydoğan'ın tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, 30.09.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy