(1086 S. K. m. 275) (3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Bürnük Köyü 137 ada 41 parsel sayılı 3518.05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) ile gösterilen 1508.90 m2'lik bölümünün ham toprak niteliği ile Hazine adına, kırmızı ile taralı 2009.15 m2'lik bölümünün tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman mühendisi bilirkişi raporunda, çekişmeli 137 ada 41 parsel sayılı taşınmazın 1988 yılında kesinleşen orman kadastrosuna göre 222-223-224-225-226 O.T.S. hattına göre orman sınırları dışında olduğu bildirilmiş ise de, dosyada 1988 yılında yapıldığı bildirilen orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve askı ilan tutanakları ile tahdit haritası dosyada mevcut değildir. Ayrıca orman bilirkişisi tahdit haritası ile kadastro paftasının ölçeklerini eşitleyerek tahdit hattı ile irtibatlı kroki çizmemiş; sadece tahdit haritası üzerinde taşınmazın yerini işaretlemiştir. Bu haliyle orman mühendisi bilirkişinin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 1988 yılında yapıldığı bildirilen orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile tahdit haritası ilgili yerlerden getirtilerek; önceki bilirkişi dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi ve bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, kesinleşmiş tahdit tutanakları ve haritası ile tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; orman sınır noktalarının yer değiştirip değiştirmediği belirlenmeli, tahdit tutanakları ile tahdit haritası ve orman sınır taşlarının zemindeki yerlerinde farklılık ve değişiklik olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı; bilirkişilere, uygulamaya dayalı bilimsel verileri içeren rapor ve tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.12.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy