(6831 S. K. m. 2) (3402 S. K. m. 14)
Dava : Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 18.09.2002 gün ve 2002/85869500 sayılı bozma kararında özetle; "Dosya kapsamına göre öncesi bir bütünü teşkil eden parsellere uygulanan vergi kaydının bir sının dağ-orman okumakla genişletilmeye elverişli nitelik taşıdığı, vergi kaydı kapsamındaki taşınmazların toplam yüzölçümlerinin saptanmadığı ve çekişmeli parsellerin komşu P.- T. Yaylası ile ilgisi olup olmadığı ya da devamı konumunda bulunup bulunmadığı, toprak yapısı, karakteri ve diğer özellikleri yönünden askeri pafta ve memleket haritalarından yararlanılmak suretiyle etraflıca araştırılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Ç. Köyü 101 ada 592 parsel hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 22.07.1996 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın kadim ya da tahsisli, geleneksel biçimde kullanılan yayla olmadığı, 1996 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı konularındaki araştırma ve uygulama yeterlidir. Dairece aynı gün temyiz incelemesi yapılan 2004/5878 Esas ve daha önce 13.09.2004 tarihinde dairece seri olarak incelemesi yapılan 2004/3361,3353,3354,3358,3359,3368 ve 3374 Esas sayılı dava dosyalarında fen bilirkişisi olarak görev yapan T. ve M. tarafından düzenlenen raporlara göre, çekişmeli taşınmazın ifrazdan önceki ana parseline uygulanan 1937 tarih, 469 numaralı vergi kaydının miktarı kapsamı dışında olan, krokide belirlenen yeşil alanda kaldığı kabul edilerek davanın kabulü yönündeki hüküm bozulmuştur. Bu nedenle; hükme esas alınan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve fen bilirkişinin vergi kaydının bu parsellere uymadığı gerekçesine itibar edilemez. Dolayısıyla, parselin tespitine esas alınan 1937/469 numaralı vergi kaydı değişir sınırlı olup, birden çok parsellere uygulandığı, değişir sınır yönünden de eylemli olarak Devlet ormanı olduğu, kayıt miktar fazlasının ancak, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra zilyetliğe konu olabileceği, orman kadastrosunun 1996 yılında kesinleşip kadastro tespitinin de 1998 yılında yapılması nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine esas alınan sürenin geçmediği, vergi kaydının lehe olduğu kadar aleyhe de delil oluşturacağı, bu durumda vergi kayıt fazlasının bitişik ormandan açıldığı göz önünde bulundurularak kayıt fazlası olduğu anlaşılan dava konusu parsel yönünden Devletin hüküm ve tasarrufundaki yer iddiası ile açılan Hazine davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 13.12.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy