(3402 S. K. m. 4, 9, 20, 21)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar orman yönetimi ve Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, I. Köyü 108 ada 42 parsel sayılı 25079,96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, (B) harfi ile gösterilen 2196.49 m2 ve (C) harfli 1284.03 m2, (D) harfli 4132,82 m2 bölümlerin davacı A.E. adına tesciline, (A) harfli 2007,92 m2 ve (E) harfli 3069,65 m2 bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescile karar verilmiş, karar davalılar orman yönetimi vekili ve Hazine vekili tarafından çekişmeli taşınmazın (B), (C) ve (D) harfli bölümlere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planlarının uygulanmasına dayanan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile çekişmeli 108 ada 42 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (B), (C) ve (D) harfli bölümlerinin 93 yazım numaralı vergi kaydı kapsamında olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki; 93 yazım numaralı vergi kaydının miktarı 12000 m2 olmasına karşın 13090 m2 yüzölçümündeki 108 ada 20 parsel ile 9978,02 m2 yüzölçümündeki 41 parsele uygulandığı ve gerçek kişiler adına yapılan bu parsellerin tespitinin kesinleştiği vergi kaydının kuzeyindeki kah sınırı itibariyle genişletilmeye elverişli gayri sabit sınır içerdiği, çekişmeli (B), (C) ve (D) harfli bölümlerin sınırlarında 42 parselin devlet ormanı olarak kesinleşen bölümlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Vergi kayıtları tutunanın lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil eder. 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 21. maddelerinde harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerle belirtilen sınırlar değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunacağı belirtilmektedir. Bu nedenle, 93 yazım numaralı vergi kayıt miktarından fazlaya, 20 ve 41 parsellere verilerek kesinleştiği anlaşıldığına göre, çekişmeli taşınmazın (B), (C) ve (D) harfli vergi kayıt miktar fazlası bölümlerin vergi kaydının oluşturulduğu, 1937 tarihinden sonra uygulanan memleket haritasının oluşturulduğu tarihe kadar sınırdaki ormandan kazanıldığı, üzerindeki bitki örtüsü yok edilse bile sırf toprağıyla orman sayılan yer olduğu, zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı kabul edilerek, davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tamamının tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar orman yönetimi ve Hazine'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde orman yönetimine iadesine 09.07.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy