(3402 S. K. m. 20, 21)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında Meydandere Köyü 103 ada 17 ve 43 parsel sayılı sırasıyla 128531 m2 ve 14485.25 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğinde tapu kaydı ile ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, orman oldukları iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 17 parselin orman niteliği ile Hazine, 43 parselin tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli 17 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğu saptanıp; tespitine esas tapu kaydı dayanağı tescil kararında Orman Yönetiminin taraf olmadığı ve bu nedenle Yönetimi bağlamayacağı gözetilerek hüküm kurulduğuna göre, gerçek kişilerin 103 ada 17 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Orman Yönetiminin 103 ada 43 parselle ilgili temyiz itirazlarına gelince;
Çekişmeli 43 parsel Ekim 1975 tarih 26 nolu kayıt uygulanmak suretiyle tespit edilmiştir. Mahkemece bu kaydın çekişmeli yer dışında bir başka parsele daha revizyon görüp görmediği araştırılmamıştır. Kaydın yalnızca bu parsele uygulandığı belirlense dahi, kaydın miktarı 13500 m2, taşınmazın yüzölçümü ise, 14485.25 m2'dir. Dosya arasında bulunan orman bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere bu yer doğu, batı ve güney yönlerden ormana bitişiktir. Kayıt miktarını aşan kesimin sınırda bulunan ormana elatmak suretiyle oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece dayanak kaydın başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmalı, görmemişse dahi kayıt miktarını aşan miktarda yerin kişi adına tespit edilmiş olduğu gözetilerek 3402 Sayılı Yasanın 20 ve 21. maddelerinde açıklanan yöntemle kayıt uygulanarak miktar fazlası kesim belirlenmeli; kayıt miktar fazlasının orman olduğu düşünülmelidir. Değinilen yön göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin 17 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı gerçek kişilere yükletilmesine,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin 43 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine, 23/09/2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy