(4721 S. K. m. 713) (6831 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Dörtler Köyü Topalak (Ziyaret) mevkiinde bulunan iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Hülya Coşkun, dava konusu taşınmazın bir bölümünü davacı Halil Çam'dan satın ve zilyetliğini devir aldığı iddiası ile harcını vererek davaya katılmıştır. Mahkemece, fen raporunda Ab ile gösterilen 8500 m2 ve B ile gösterilen 5200 m2'lik bölümler hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına, Aa ile gösterilen 3000 m2 bölümün de müdahil davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 18.07.1998 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi de 1954 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya arasında bulunan bilirkişi raporları soyut ve yetersizdir. Orman ve fen bilirkişiler çekişmeli taşınmazların ayrı ayrı niteliğini, toprak yapısını ve bitki örtüsü ile kullanılış biçimini açıklamadıkları gibi, taşınmazlar üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının aşı yaşları ile dava tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı sürenin dolup dolmadığı araştırılmamıştır. Bundan ayrı, bilirkişiler çekişmeli BR5200 m2 miktarındaki taşınmazın 651, 652, 653 nolu orman tahdit noktaları ile tahdit dışında kaldığını açıklamışlarsa da belirtilen bu noktalara ilişkin orman tahdit çalışma tutanakları dosyada bulunmadığından ve bilirkişiler kurulu tarafından da bu uygulamayı gösteren kroki sunulmadığından tahdit uygulaması denetlenememiştir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle taşınmazın kesinleşen OTS içinde ve dışında kalan kesimleri kesin biçimde saptandıktan sonra orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten itibaren 20 yıl geçmediğinden orijinal renkli memleket haritası, getirtilerek bu harita ile amenajman planı ve hava fotoğraflarında çalılık olarak görünüp de eğimi % 12'yi aşan kesimler var ise, bu kesimler belirlenip, fen elemanı krokisinde gösterilmeli, öncesi çalılık ya da delicelik, makilik olup, eğimi % 12'yi aşan yerler orman tahdidinin yapılıp kesinleştiği tarihe kadar 6831 Sayılı Yasanın 1/i maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu kabul edileceği, orman tahdidi yapılıp orman sınırı dışında bırakılması ve tahdidin kesinleştiği tarihten sonra zilyetliğe konu olabileceği, bu tarihten sonra 20 yıllık edinme süresinin dolması ve diğer kazanma koşullarının oluşması halinde özel mülk olarak kişi adına tescilinin mümkün olabileceği düşünülmeli, taşınmaz üzerinde bulunan zeytinlerin dağılım yaşı, ihdas nedeni, deliceden aşılanmışsa aşı yaşı konularında ziraat ve orman mühendislerinden rapor alınmalı, raporda 3373 Sayılı Yasanın 2. ve devamı maddeleri de tartışılmalı, bundan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Değinilen yönler gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 23.09.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy