(3402 s. Kads. m. 26) (1086 S. K. m. 27, 93)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargltay'ca incelenmesi davacı A. ve katılanlardan S., M.E. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin bozma kararında özetle: "124 ada 8 parselle ilgili olarak usulen açılmış bir dava bulunmadığından, kadastro tutanağının olağan usule göre Kadastro Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, H.Y.U.Y.'nın 27. maddesine aykırı davranıldığı, 124 ada 7 parsel numaralı taşınmazın E. adına tespit edildiği, davacı tarafından tespit maliki ile Hazine aleyhine dava açıldığı, orman yönetiminin davaya katılmadığı ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/2. maddesinde öngörülen ayrık hallerin olayda bulunmadığı, davacının da çekişmeli 124 ada 7 parsel hakkındaki davadan feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı A. ile katılan S'nin 124 ada 7 parsele yönelik davalarının reddine, davacı ile katılanlardan S. tarafından yola yönelik açılan davada kadastro mahkemesinin görevsizliğine, katılan orman yönetiminin 124 ada 7 parsele yönelik davasının kabulü ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, katılan orman yönetiminin 124 ada 8 parsel sayılı taşınmaza yönelik davada kadastro mahkemesinin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 124 ada 8 parselin kadastro tespit tutanağının Kadastro Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılanlardan S., M. ve E. tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Davalı vekili, hakimin reddi talebinin reddi yönündeki kararı temyiz etmiş olmakla, incelenen dosya kapsamına göre, hakimin reddi için ileri sürülen hususlar H.Y.U.Y.'nın 29. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bu yöndeki yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verildi. İşin esasına geçildi:
1 ) Davacı ve katılan gerçek kişilerin tescil talepleri, 124 ada 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan yola ilişkindir. Mahkemece; davacı ve katılan davacı gerçek kişilerin 124 ada 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan yola ilişkin davaları ve katılan davacı orman yönetiminin 124 ada 8 parsele yönelik davası hakkında görevsizlik kararı verilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 26/son maddesi uyarınca kadastro mahkemesinin yetki ve görevi, çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günden itibaren başlar. Kadastro tutanağı düzenlenmeyen yerler hakkındaki davalara genel hukuk mahkemelerinde bakılır. Davacı ve katılan gerçek kişilerin dava ettikleri yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğine, kadastro çalışmaları sırasında haritasında yol olarak gösterildiğine göre kadastro mahkemesi bu davaya bakmakla görevli değildir. Öte yandan 124 ada 8 parsele yönelik olarak 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/1. maddesi uyarınca 30 günlük askı ilanı süresi içinde kadastro mahkemesine dava açılmadığından 124 ada 8 parselin kadastro tespit tutanağı kesinleşmiştir. 124 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkında orman yönetimi usulüne uygun harçlandırılmış dilekçe ile davaya katılmış ise de, bu dava yetkisiz ve görevsiz mahkemeye açılan yeni bir davadır. Tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl içerisinde kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak genel hukuk mahkemelerine dava açılabilir. Bu sebeplerle katılan orman yönetiminin 124 ada 8 parsele yönelik, davacı ve katılan gerçek kişilerin yola yönelik davaları hakkında yerel mahkemece verilen görevsizlik kararları yerindedir. Her ne kadar katılan S. de yerel mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, bozmadan önceki aleyhteki hükmü temyiz etmediğinden işbu kararı temyiz etme hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle katılan S'nin temyiz talebinin reddine, davacı ve katılanlar E. ile M.'nin 124 ada 8 ve yola ilişkin temyiz taleplerinin reddine, yerel mahkemenin 124 ada 8 parsel sayılı taşınmaz ve yola yönelik görevsizlik kararları usul ve yasaya uygun bulunduğundan bu yöndeki hüküm fıkralarının ONANMASINA,
2 ) Davacı ve katılanlar E. ve M. vekilinin 124 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; mahkemece 124 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptal edilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescile karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; bozma öncesinde davacı A. 12.02.1999 tarihli oturumda H.Y.U.Y.'nın 93. maddesinde öngörülen usule uygun olarak 124 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davasından feragat etmiştir. Davanın taraflarınca feragat işlemi temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir. Feragat, maddi anlamda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Feragatle 124 ada 7 parselin kadastro tespit tutanağı da kesinleşmiştir. Orman yönetimi tutanak kesinleştikten sonra 124 ada 7 parselin orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Kadastro mahkemeleri 30 günlük askı ilan süresi içinde açılan davalara ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 20/0 maddesinde öngörülen usule uygun olarak yapılan katılmalara bakmakla görevli ve yetkilidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Mahkemece 124 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkında da orman yönetiminin katılma dilekçesinin görev yönünden reddine, tutanak aslının ve eklerinin tapu sicil müdürlüğüne, dosyanın ve kadastro tutanak ve eklerinin onaylı örneklerinin görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı ve katılan E. ve M. vekilinin 124 ada 7 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA 07.10.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy