(1086 S. K. m. 445)
Dava : Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Bakanlığı ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Bakanlığı ve Hazine, O. Mahallesi 3264 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına Çıkarılan yerlerden olduğu nedeniyle tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece 1997/902-1999/182 E.-K. sayılı davanın kabulüne ilişkin olarak ve verilen karar, davalı N. tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 1999/1426 - 2000/154 E.-K. sayılı ilamı ile "Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığından, taşınmazın maki tefrik çalışması sırasında koruma makisi olarak ayrılıp ayrılmadığı yöntemince araştırılıp davaya konu taşınmazın tapu kaydında davalıdan önceki malik ile orman yönetimi arasında görülen kadastro mahkemesinin 1995/8 - 1996/2 E.-K. sayılı dava dosyası birlikte değerlendirilerek, tapu kaydında paydaş olan diğer malikin de davaya dahil edilmesi gerektiği" nedeniyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, 2000/520 - 2002/95 E.-K. sayılı davanın kabulüne ilişkin olarak ve verilen karar, davalı N. tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ı. Hukuk Dairesi'nin 2003/4255-4691 E.-K. sayılı ilamı ile "Tapu kaydında paydaş olan diğer malikin de davaya dahil edilmesi gerektiği, taraf teşkili tamamlanmadan işin esası hakkında karar verilemeyeceği" nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak, davaya konu taşınmazın tapu kaydındaki diğer paydaş olan H. davaya dahil edildikten sonra, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Bakanlığı ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 29/06/1944 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1952 yılında 5653 Sayılı Yasa hükmüne göre makiye ayırma işlemi, daha sonra 14/2/1994 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davaya konu taşınmazın orman niteliğinin saptanması ile ilgili olarak Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1997/661 - 1999/168 E.-K. sayılı tapu iptali ve tescili davasının davacısının Hazine, dava konusunun 3264 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olduğu, davalısının ise H. olduğu, mahkemece taşınmazın 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman sınırı içinde iken 1952 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve Yargıtay ı. Hukuk Dairesi'nin 2000/4388-4399 sayılı ilamı ile onanarak 05/06/2000 tarihinde kesinleştiği, yine davaya konu taşınmazın orman niteliğinin saptanması ile ilgili olarak Gebze Kadastro Mahkemesi'nin 1995/8 - 1996/2 E.-K. sayılı orman kadastro komisyonu kararına itiraz ve tapu kaydındaki orman şerhinin iptali davasının dava konusunun, 3264 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olduğu, davacısı E'nin 3264 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki önceki mali ki olduğu davalısının ise Orman Bakanlığı ile orman yönetimi olduğu, mahkemece çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sının dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve orman şerhinin 20/4/1992 tarih ve 1732 nolu yevmiye ile konulduğundan davanın reddine karar verildiği ve taraflarca temyiz edilmeyerek 16/09/1997 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan olgulara göre dava sebebi, dava konusu ve tarafları ( külli ve cüz-i halefiyet ilkesi gereği ) aynı olan bir dava hakkında verilerek kesinleşen bir hükme aykırı olarak, yeni bir hüküm verilmesine sebep olabilecek bir madde ( kanuni dayanak ) yokken, önceki hükme aykırı olarak verilip kesinleşmiş ikinci hüküm bulunmakta olup, yerel mahkemece, HUMY 445 maddesinin 10. fıkrasında "İki tarafı ve sebebi müddehit bir dava hakkında sadır olan bir ilama muğayir yeni bir ilam suduruna sebep olabilecek bir madde yokken yine o mahkeme veya diğer bir mahkeme tarafından evvelki ilamın hükmü hilafında bir hüküm ve karar verilmiş olup da her iki ilamın katiyet kesbetmesi" hususunun yargılamanın iadesi sebeplerinden sayıldığı gözetilerek, taraflara yargılamanın iadesi davası açması için mehil verilerek, yargılamanın iadesi yoluyla kesin hükümlerden diğerinin iptal ettirilmesine olanak tanınması ve bu konuda taraflarca yargılamanın iadesi davası açılması halinde, anılan dava bekletici sorun sayılarak, ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Anılan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Bakanlığı ve Hazine'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde orman yönetimine iadesine 24.12.2004 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy