(6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, Yukarı Dudullu Mahallesi 7160 sayılı parsel ile etrafındaki 41 hektarlık alanın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp 1943 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında Göztepe Devlet Ormanı ismiyle sınırlandırılıp Kasım 1994 tarih ve 83 numarada tapuya orman olarak tescil edildiğini, 1973 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında bu orman alanına 6173 parsel numarası verilerek kesinleşen ormana ait kayıt ve belgeler tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılması sonucu orman vasfı ile Hazine adına tapu kaydı oluşturulduğunu, aynı çalışma sırasında Rebiülahir 1285 tarih 116 numaralı sicilden gelen ifraz tapu kayıtları revizyon gösterilerek bir çok parselden oluşan toplam 102 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın da gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiğini, 1981 yılında Göztepe Devlet Ormanında 6831 Sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin 1983 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında aynı tapudan ifrazen gelen Mayıs 1983 tarih 18 nolu tapu kaydı revizyon gösterilerek 450 m2 yüzölçümlü ile 7160 sayılı parselin Saniye ve Urfani Özdemir adına tespit edilmişse de, yapılan işlemin ikinci kadastro sayılması nedeniyle Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 1984/70-52 sayılı kararı ile iptal edildiğini, gerçek kişilerin dayanağı tapu kaydının miktarından çok fazlasının 1973 yılında yapılan arazi kadastrosunda dava dışı parsellere revizyon görerek gerçek kişiler adına tespit ve tecil edildiğini, tapu kayıt kapsamı dışında kalan tesbit harici bırakılan 7160 sayılı parselin Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 7160 parsel sayılı taşınmazın Urfani Özdemir mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman rejimi dışına çıkarılan taşımazın tesciline ilişkindir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davalı kişilerin dayandığı Rebiülahir 1285 tarih 116 nolu sicilden gelen ifraz tapu kayıtlarının kapsamında olduğu ve 1955 yılında yapılan maki tefrik çalışması ile makilik alan olarak tefrik edildiği, bu tarihten sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmada orman niteliği ile hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmasının yasal dayanağı bulunmadığı ve halen davalıların zilyet olduğu gerekçesiyle, dava reddedilmiş ise de, delillerin taktirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki;
Çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi Prof. Dr. Ö.Karagöz, Zirai Bilirkişi M. Evren, Fen Bilirkişi M. Selim Çepni'den oluşan bilirkişi kurulunun müşterek düzenledikleri raporda özetle; dava konusu taşınmazın Rebiülahir 1285 tarih 116 nolu Köyü: Dudulu, mevkii: Göztepe, hududu: Sağıroğlu ve acı çeşme yolu ve Mustafa ve Nalbant Emin, maliki: İlyas oğlu Mehmet Ali olup, Haziran 1330 tarih 81 ve 82 numaraya, oradan da Eylül 1953 tarih 86 numaraya intikal ettiği, Haziran 1954 tarih 2202 numarada satış yoluyla İbrahim Berksun'a geçtiği sonrada 30.000 m2 olan yüzölçümünün zuhulen 82710 m2 olarak yazıldığı, Orman ve Hazinenin taraf olmadığı Üsküdar Asliye hukuk Mahkemesinin 21.04.1954 tarih ve 1953/462-1954/179 sayılı kararı ile yüzölçümü 215160 m2'ye çıkartılarak haritaya bağlanıp tescil edildiği, daha sonra Haziran 1954 tarih 21 nolu kayıt ile Nurettin Berksun ve arkadaşlarına geçtiği bu sırada Anadolu Fen Amirliğinin 24.09.1954 tarih ve 1578 nolu harita gereğince özel parselasyon yapılıp 6570 m2'sinin yol olarak ayrıldıktan sonra kalan 178640 m2'si 1 ila 20 adalarda 353 adet özel parsele ifraz edildiği dava konusu 7160 sayılı parselin ifraz ile oluşan özel parsellerden 18 ada 15 sayılı parsel olduğu, ifraz sonucu oluşan 7180 sayılı parsel hakkındaki Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/1031-1993/33 sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sırasında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan bilirkişiler Tahsin Tokmanoğlu, Muharrem Sireli, Kubilay Aral'ın müşterek düzenledikleri rapor ve Erol Eyüpoğlu'nun ekli krokisine göre tapu kaydının sınırında yazılı Sağıroğlu sınırının 451, 452, 453 sayılı parseller olup, bu sınır sabit hudut kabul edilerek tapu kaydının kapsamının belirlendiği ve belirlenen bu kapsama göre verilen kararın kesinleştiği, kesinleşen bu krokiye göre davaya konu 7160 parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydı kapsamında kaldığı, aynı tapudan ifraz sonucu oluşan 7170 parsel hakkında Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 1993/531-1994/64 sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sırasında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan bilirkişilerin raporuna ekli fen bilirkişisi Erol Eyüpoğlu'nun krokisine göre ise, Sağıroğlu'na ait 451, 452, 453 parseller ile Acıçeşme yolu sabit sınır kabul edilerek tapu kayıt miktarı olan 82710 m2 yüzölçümündeki alanın AMCDET harfleri ile sınırlandırılmak suretiyle belirlenip kesinleştiği, kesinleşen bu mahkeme kararının dayanağı krokiye göre davaya konu 7160 sayılı parselin ekli krokide AR62 m2 bölümünün tapu kayıt kapsamında BR388 m2 bölümünün ise, tapu kapsamı dışında kaldığı; çekişmeli taşınmazın tamamının yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ve 1943 yılında kesinleşerek Kasım 1944 tarih 83 numaralı Göztepe Devlet Ormanı tapusu içinde kaldığı, 1955 yılındaki maki tefrik çalışması ile makilik alan olarak tefrik edildiği daha sonra 1981 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince PIII nolu poligon içinde Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı 1957 tarihli memleket haritasında açık alanda kaldığı halen % 8-10 meyilli arsa niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: Çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp 1943 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile Göztepe Devlet Ormanı içinde sınırlandırıldığı ve Kasım 1944 tarih 83 numarada tapuya tescil edildiği, 1955 yılında makiye ayrıldığı, daha sonra 1981 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp 18.04.1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ilk tahdidin aplikasyonu ve 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, yörede ilk kez 1973 yılında yapılan arazi kadastrosunda orman sınırı içinde olduğundan, Kasım 1944 tarih 83 nolu orman tapu kaydının sicile aktarılması sonucu 6193 sayılı parsel olarak Göztepe Devlet Ormanı niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği, ancak 1983 yılında yapılan ikinci arazi kadastrosunda 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesine göre bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybeden yerlerin kadastrosu yapılırken çekişmeli taşınmaza 7160 parsel numarası verilerek ve Ocak 1955 tarih 44 ve Mayıs 1983 tarih 18 nolu tapu kaydı revizyon gösterilerek 450 m2 yüzölçümü ile davalılar adına tespit edildiği, Hazinenin tespite yaptığı itiraz kadastro komisyonunca 23.03.1984 tarihinde ret edilince Hazine tarafından Üsküdar Tapulama Mahkemesinde komisyon kararının iptali istemiyle açılan dava sonunda, 1984/70-52 sayılı karar ile "7160 sayılı parselin daha önce 1973 yılında yapılan tapulama sırasında tespit harici bırakıldığından işlemin ikinci kadastro olması nedeniyle tespitin iptaline ve ile tespit harici bırakılan çekişmeli taşınmaz ile ilgili tescil istemi hakkındaki davaya bakmaya genel mahkemelerin görevli olacağından, Kadastro Mahkemesinin görevsizliğine" karar verildiği ve hükmün Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1984/16450-11419 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Gerçek kişilerin dayanağı tapu kaydının sınırı değişir ve genişletilebilir nitelikte olup, devlet ormanına bitişik olduğundan 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca orman niteliğini yitirmesi nedeniyle tapu sahipleri adına orman sınırı dışına çıkarılacak yerler tapu kaydının yüzölçümünden fazla olamaz. Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 1993/531-1994/64 sayılı dava dosyasındaki yargılama sırasında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan bilirkişilerin raporuna ekli fen bilirkişisi Erol Eyüpoğlu'nun krokisinde tapu kaydındaki Sağıroğlu sınırı ile Acıçeşme yolu sabit sınır kabul edilerek tapu kayıt miktarı olan 82710 m2 (AMCDET) ile işaretleri ile sınırlandırılan alan dışında kalan taşınmazların tapu kapsamında olduğu kabul edilemez. Hukuk Genel Kurulunun ................. gün ve ..................... sayılı kararı ile kabul edilen ve Yargıtay Kararları Dergisinin 01.04.2001 sayısında yayınlanan Dairenin .................... gün ve ................ sayılı kararında belirtildiği gibi, İstanbul Anadolu yakasındaki mahalle ve köylerin tümünde yapılan makiye ayırma işleminin iptal edildiği, çekişmeli parselde etrafı 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılmış olsa bile bu yerlerin halen Kasım 1964 tarih 83 numarada tapulu olma halini sürdürdüğü, başka bir anlatımla tapulu ormanın nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılmasının o yeri tapusuz hale getirmeyeceği, karara dayanak alınan Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/1031-1993/33 sayılı dava dosyasındaki yargılama sırasında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan bilirkişiler Tahsin Tokmanoğlu, Muharrem Sireli, Kubilay Aral'ın müşterek düzenledikleri rapor ve Erol Eyüpoğlu'nun ekli krokisine göre, sadece Sağıroğlu'na ait 451, 452, 453 nolu parseller ile sabit hudut kabul edilerek belirlenen tapu kaydının kapsamına göre çekişmeli taşınmazın tapu kapsamında kaldığının kabulü hatalı olup, yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi Prof. Dr. Ö.Karagöz, Zirai Bilirkişi M. Evren, Fen Bilirkişi M. Selim Çepni'den oluşan bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide tapu kayıt kapsamı dışında kaldığı belirtilen BR388 m2 bölüm yönünden Hazine davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken Hazine davasının tümüyle reddine ve gerçek kişilerin çekişmeli taşınmazın adlarına tescili istemiyle açtıkları bir dava bulunmadığı halde çekişmeli taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.12.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy