(6831 S. K. m. 2/B) (4616 S. K. m. 1) (4483 S. K. m. 6)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı orman yönetimi vekili tarafından, verilen dilekçe ile Akçatekir Beldesi, Büyüktekir, Bürücek, Akça ve Üçoluk Mahallelerinde yörede 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmalarının aplikasyon ile 2/B madde uygulamalarını yapmak üzere görevlendirilen 80 no.lu Orman Kadastro Komisyonunun 3402 S. Kanun gereğince yaptığı çalışmalarda aslında tamamen veya kısmen orman olma niteliğini kaybetmeyen taşınmazlarla ilgili olarak orman niteliğini yitirdiğinden bahisle 2/B madde uygulamalarının yapıldığını, bu durumun 04.07.2003 günlü Orman Genel Müdürlüğü Müfettişleri tarafından düzenlenen rapor ile tesbit edildiği belirtilerek, hasımsız olarak açtığı davada 205 adet parsele ait olarak 80 no.lu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan 2/B madde uygulama çalışmalarının yok sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazların 2/B parseli olarak Hazine adına tesbit edildiğini, bir kısmı üzerinde gerçek kişiler lehine şerh verildiğini, tapu kayıtlarının oluştuğunu ve bu nitelikteki bir davanın ancak bu davadan hakları etkilenecek kişilere yöneltilerek açılması gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yörede 6831 S. Kanunun 2/B maddesi uyarınca yapılan aplikasyon ve orman sınırı dışına çıkarılma çalışmasının yok hükmünde sayılmasının tespitine ilişkindir.
Yörede 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışması bulunmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre;
Akçatekir Beldesinde 1951 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu, 1990 yılında 80 no.lu orman kadastro komisyonunun 3402 s. kanun gereğince yapılacak çalışmalara esas olmak üzere aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına başladığı ve Üçoluk Mahallesinde 28.10.1999-28.11.1999, Büyüktekir Mahallesinde 03.06.1998-03.07.1998, Bürücek Mahallesinde 11.07.1997-11.08.1997, Akça Mahallesinde ise 04.02.1999-08.03.1999 tarihleri arasında ilan edilerek, kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Orman Genel Müdürlüğünün 05.08.2002 tarih ve TK. 01-06 170/1032 s. emirleriyle Pozantı İlçesi Akçatekir Beldesinde bulunan 4 mahallede 80 no.lu orman kadastro komisyonlarınca yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmalarının mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığının tesbiti ile varsa usulsüzlükleri incelemekle görevlendirilen Başmüfettiş Mehmet Y. tarafından düzenlenen 04.07.2003 tarihli raporda, 4 mahallede 371 adet parselin 80 no.lu orman kadastro komisyonu tarafından aslında orman niteliğini yitirmediği durumda 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman tahdidi dışına çıkarıldığı, 76 adet parselle ilgili olarak halen açılan davaların devam etmekte olduğu, 60 adet parselle ilgili olarak hükmen orman olarak tescil kararı verildiği, 30 adetinin 2/B veya ham toprak olarak tescil edildiği, 205 adetinin ise dava edilmediği, 80 no.lu orman kadastro komisyonunun 3116 s. Yasadaki değerlere bağlı kalmadan çalışma yaptığı belirtilerek 2/B vasfını taşımayan 205 adet parselle ilgili olarak 80 no.lu orman kadastro komisyonunun yaptığı işlemin yok sayılması için dava açılması gerektiği yolunda görüş bildirilmiştir.
Adana Valiliği İl İdare Kurulu'nun 01.07.2003 gün ve 2003/39 s. kararı ile Akçatekir Beldesinin Büyüktekir, Akça, Bürücek ve Üçoluk mahallelerinde 3402 s. kanuna göre yapılacak çalışmalar için 6831 S. Kanun kapsamında 80 no.lu orman kadastro komisyonunca çalışma yapıldığı, bu yerde 1951 yılında 3116 S. Kanuna göre yapılan orman tahdidi uygulamalarının 3402 s. Kanuna göre yapılacak çalışmalara esas teşkil ettiği ve 80 no.lu komisyon tarafından kesinleşen 1951 yılına ilişkin orman tahdit hattı uygulanırken bazı yerlerde orman sınırlarının daraltıldığı veya genişletildiği bazı taşınmazların ise aslında orman vasfını yitirmediği durumda 371 adet parselin Hazine adına orman tahdidi dışına çıkarıldığı, 60 adetine yapılan itiraz neticesinde hükmen orman oldukları hususunda karar verildiği, 76 adet parselle ilgili olarak ise halen davaların devam etmekte olduğu, 205 adet 2/B uygulamasına konu olan parseller ise itiraz edilmediği, belirtilerek 80 no.lu orman kadastro komisyonu üyelerinden M. Deniz S., Şükrü Y., Hamdullah A., Ramazan Y.'nin aplikasyon uygulamasında gerekli ihtimamı göstermeyerek yanlış uygulamalar yaptığı ve görevini ihmal ettiği belirtilerek 4483 s. kanunun 6. maddesi gereğince soruşturma izni verilmesine; üye Veli T.'nin komisyondaki görevini tamamlamadan ayrıldığı için, üye Mehmet B.'nin ölmüş olması nedeniyle, Üye Muhittin İ.'nin ise Büyüktekir Mahallesinde çalışma yaptığı ve olay gününden itibaren 5 yıl geçtiği anlaşıldığından, Üye Mehmet A.'nın, Ferdi Ö.'nün, Süha S.'nin, Bekir D.'nin ve Sıtkı G.'nin kasti bir hareketinin bulunmadığı, belirtilerek soruşturma izni verilmemesi yolunda karar verildiği ve bu kararın ilgililer ile birlikte Cumhuriyet Savcılığına tebliğ edileceğinin de açıklandığı anlaşılmaktadır. İlgililer ile Cumhuriyet savcılığının bu karara yaptıkları itiraz üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesinin 05.11.2003 gün ve 2003/276 E. 307 K. s. kararı ile haklarında soruşturma izni verilenlerin üzerlerine atılı eylemlerinin TCK. nun 230 ve 240. maddelerine ait olduğu bu durumun ise 4616 s. Kanunun 4758 S. Kanun ile değişik 1. maddesinin 4. bendinin 1. fıkrası kapsamında bulunduğu anlaşıldığından anılan kanunun 1. maddesinin 4. bendi uyarınca soruşturmanın ertelenmesine, soruşturma izini verilmeyen kısım için ise Adana Cumhuriyet savcılığının itirazının reddine karar verilmiştir.
Bu işlemlerden sonra Yönetim tarafından 22.08.2003 gününde temyize konu bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dairenin 26.01.1993 tarih ve 1992/1529-248 s. kararı ile sair kararlarında benimsendiği gibi orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak yada kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu kişiler tarafından yapılan işlemler yok hükmünde sayılacağından Yönetim tarafından herhangi bir süreye bağlı kalınmaksızın işlemlerin iptali için her zaman dava açılabilirse de böyle bir dava hasımsız görülemez. Mevcut Kanun ve Yönetmeliklere aykırı olarak yapılan işlem ve çalışmalar kim ya da kimlerin hukukunu ya da hakkını etkiliyor ise bu konudaki iptal davalarında husumet o kişilere yöneltilmesi gerekir. Mahkemenin çekişmeli taşınmazların hazine adına tapuda kayıtlı olduğu ve gerçek kişiler lehine şerh verildiği, böyle bir davanın malik veya lehine şerh verilen kişilere karşı açılması, hasımsız olarak açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddi yolunda kurduğu hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan hükmün ONANMASINA, 11.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy