(6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki 2/B şerhinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.10.2002 gün ve 10630-11346 sayılı bozma kararında özetle: Dava konusu 7088 ada 1 parselin kamulaştırma suretiyle 17 ve 18 parsellere ayrıldığı, 17 parselin İSKİ Genel Müdürlüğü adına 18 parselin de, davacı adına yazıldığı, ancak daha sonra 18 sayılı parselin satış ile İsmail Tunç'a temlik edilmesi nedeniyle dava tarihine göre çekişmeli taşınmaz ile davacının ilgisi kalmadığından aktif dava ehliyeti olamayacağından davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra dava konusu 7088 ada 1 sayılı parsel hakkındaki davanın davacıya verilen yetki nedeniyle açıldığı, parselin kamulaştırma sonucu ifraz edilerek İSKİ adına tescil edilen 17 sayılı parsel üzerindeki 2/B şerhinin iptaline, 7088 ada 18 sayılı parselin de dava tarihinden önce dava dışı 3. kişiye satılması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm 7088 ada 17 sayılı parsel yönünden Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B şerhinin iptaline ilişkindir.
Davacı çekişmeli 7088 ada 1 sayılı parselin kendi adına tapuda kayıtlı olduğunu ve İSKİ tarafından yapılan kısmi kamulaştırma nedeniyle açılan ve buna ilişkin bedel artırma davasının aynı mahkemenin 2002/153 sayılı dosyasında devam ettiğini belirterek tapu kaydı üzerindeki 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan sahada kaldığı şeklindeki şerhin kaldırılmasını talep etmiştir.
Dosya kapsamından İSKİ tarafından yapılan kamulaştırma nedeni ile 7088 ada 1 sayılı parselin 17 ve 18 parsellere ifraz edildiği ve 17 parselin 06.08.1999 tarihinde 59.19 m2 yüzölçümüyle ve kamulaştırma nedeniyle İSKİ adına, 18 sayılı parselin de 214.67 m2 olarak önce davacı adına daha sonra 22.10.1999 ve 17.01.2000 tarihlerinde satış yolu ile sırasıyla Mustafa Şahin'e, bu kişiden de yine dava dışı İsmail Tunç'a satıldığı ve bu kişi adına tapu kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır. Aslı 2002/153 E. sayılı dosyada bulunan ve örneği bu dosya içine konulan 28.1.2003 tarihli tutanakta davacı gerçek kişinin İSKİ genel müdürlüğü aleyhine kamulaştırma bedelinin artırımı talebi ile dava açıldığı ve bu dosyada verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 11.12.2001 tarih ve 27885-26165 sayılı ilamı ile taşınmaz üzerindeki 2/B şerhinin silinmesine yönelik olarak dava açılması için davacıya önel verilerek bundan sonra davanın görülmesi gerekçesi ile hükmün bozulduğu ve bu bozma kararı gereğince davacıya verilen süre içinde söz konusu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece belirtilen bu husus göz önüne alınarak uyuşmazlığın esasına yönelik olarak inceleme yapılmış ve İSKİ adına tapuda kayıtlı olan 7088 ada 17 parsel üzerindeki 2/B şerhinin iptaline, 18 parselle ilgili olarak ise bu parselin dava tarihinden önce dava dışı 3. kişiye satılması nedeni ile bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay bozma kararından sonra yapılan keşifte, kadastro fen bilirkişi, orman yüksek mühendisi ile ziraat ve harita mühendisi aracılığı ile uygulama yapılarak, bunlardan ayrı ayrı rapor alınmıştır. Orman ve harita mühendisi uygulamayı gösteren irtibatlı kroki ve harita düzenlememiş, kadastro fen bilirkişinin yaptığı uygulamaya yollama yapmakla yetinmişlerdir. Kadastro fen bilirkişisinin çizdiği irtibatlı kroki ise, uygulamaları denetlemeye olanak vermemektedir. Bilirkişi raporlarında özet olarak; çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılan tahditte tahdit içinde olduğunu, 1952 yılında Samandıra Birliği, Sultanbeyli Çiftliği arazileri kapsamında 4753 Sayılı Yasaya göre çiftçilere dağıtılıp tapu verildiğini, daha sonra 1957 yılında yapılan tapulamada tapu kaydı malikleri adına tespit ve tescil edildiğini, yörede 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma konusunda çalışma bulunmadığını, 3302 Sayılı Yasanın 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunu, gerçek kişilerle, Hazine ve Orman Yönetimi arasında görülen Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/650 Esas 1984/645 sayılı kararının çekişmeli yerle ilgili olmayıp, çekişmeli taşınmazlara komşu 1148-1149-1150-1151-1152-1153-1154-1155-1156-1157 sayılı parsellerle ilgili olduğunu, sözü edilen davada orman kadastro sınırının belirlenip kesinleştiğini, o dosyada davaya konu taşınmazların kesinleşen tahdit sınırı dışında kaldığını, Sultanbeyli Çiftliği arazilerinin orman yönünden sınır ihtilafına konu edildiğini, 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesine göre orman dışına çıkartılacak yerlerin niteliklerinin Danıştay 8. Dairesinin 1979/4343 Esas 1983/2849 sayılı kesinleşen kararında açıklandığını, orman kadastro sınırlarının adli ve idari yargıda görülen davalar sonucu belirlenerek kesinleştiğini bildirmiş iseler de, yapılan uygulama, harita ve irtibatlı krokiye bağlanmadığından raporların denetlenme olanağı bulunmamaktadır.
Raporlarda, çekişmeli taşınmazın Kartal İlçesi (Sultanbirliği, Samandıra Bölgesinde) 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 3-14/8/1942 tarihlerinde yapılan orman kadastro sınırlarına göre kısmen içinde kaldığı bildirilmiş, ancak tahdit haritasıyla irtibatlı kroki düzenlenmemiştir. Yine Sultanbeyli İlçesinde 1744 Sayılı Yasaya göre aplikasyon ve 2. madde uygulaması yapılmış, sonuçları 26.07.1979 tarihinde 1 yıl süreyle ilan edilince, Yönetim tarafından Danıştay'da iptal davası açılması üzerine 8. Dairenin 1979/4343 Esas 1983/2849 Karar sayılı ilamıyla Sultanbeyli İlçesi Sultan Çiftliğinde bir kısım taşınmazların 2. madde koşullarını taşımadığı gerekçesiyle işlem kısmen iptal edilmiştir. Danıştay kararı ile dava dosyası, rapor ve krokiler olmadığından 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ve aplikasyonuna ilişkin harita ve iptal edilen alanın neresi olduğu anlaşılamamaktadır.
Yine 24 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 2896 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında 1744 Sayılı Yasaya göre 2. madde uygulaması yapılmış ormanlarda Danıştay'ca iptal edilen 2. madde alanlarının yeniden orman kadastrosu ve herhangi bir nedenle eksik kalmış ormanların kadastrosu ile 2/B madde uygulaması yapılmış, sonuçları 21.11.1985 tarihinde 1 yıl süreyle ilan edilmiştir. Çekişmeli taşınmaz öncesini oluşturan (ve parsel numarası dosyadan belli olmayan) parselin bu uygulamalardaki konumu ve durumu da belli değildir. 24 nolu Orman Kadastro Komisyonunun 2896 Sayılı Yasaya göre yaptığı orman kadastrosu ve 2/B madde işlemlerine karşı Orman Yönetimince 16.01.1986 tarihinde açılan dava, Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1986/355 Esas 1440 Karar sayılı dosya da kısmen kabul edilerek, 2/B alanlarının iptal edildiği, son olarak; 59 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 3302 ve 3373 Sayılı Yasa uyarınca 1988 yılında 2/B madde uygulaması yapıldığı ve sonuçlarının 07.03.1989 tarihinde 6 ay süreyle ilan edildiği, raporlarda çekişmeli taşınmazların 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanda kaldığı belirtilmişse de, bu uygulamalarda harita üzerinde gösterilmediğinden ve yine Kartal İlçesi, Samandıra Birliği (Sultanbeyli) Büyük Baklalı ve Çavuşköy Köylerinde 23.10.1954 tarihinde toplam 286 nüfuslu 112 çiftçi ailesine 239 parça 650 adet taşınmazın 31 nolu Toprak Tevzi Komisyonu tarafından tevzi ve tahsis edilerek dağıtıldığı dosya içindeki tevzi evrakından anlaşılmaktaysa da, bilirkişilerce toprak tevzi haritası da yerine uygulanmadığından çekişmeli taşınmazın konumu ve durumu anlaşılmamaktadır.
Daha önce Dairede incelemesi yapılan aynı yere ait benzer dava dosyalarının bazısında gerçek kişiler tarafından Hazine aleyhine 2/B şerhinin iptali istemiyle, bazısında da Hazinenin gerçek kişiler aleyhine açtığı tapu iptali davaları sonucu verilen kararların Yargıtay Birinci Hukuk Dairesinin yukarıda özetlenen benzer kararları ile eksik inceleme ve uygulama nedeniyle bozulduğu, yerel mahkemede aynı nedenle açılan 30 kadar davadan 23 adedinin Yargıtay 1. Hukuk Dairesinde birlikte aynı gün incelendiği ve bu Dairece çekişmeli taşınmazlara ilişkin dayanak tapu kayıt örneklerinin çıkartılarak bu dosyalar içerisine konulması gerektiğinden söz edilerek dava dosyalarının mahkemesine iade edildiği, bunlardan sadece 6 adedinin 24.6.2004 tarihinde 17 adedinin de daha sonra Daireye gönderildiği ve bu kararların tümünün bozulduğu anlaşılmış olmakla, birbiriyle çelişkili kararların verilmemesi için, aynı nedenle açılan bu davalarda eksik deliller toplandıktan sonra keşiflerinin birlikte yapılması düşünülerek öncelikle önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi ya da kadastro fen bilirkişiden oluşturulacak bilirkişiler kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş 1942 yılı orman ve 1957 yılı arazi kadastro paftası ile 1952 yılı toprak tevzi haritası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanmalı, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 7 ya da 8 orman (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; yine, 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulama haritası da yerine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın bu uygulamadaki konumu saptanmalı, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca yapılan çıkarma işlemi aleyhine açılan iptal davası sonunda Danıştay 8. Dairesinin 1979/4343 Esas 1983/2849 sayılı kararının kapsamı ayrıca saptanarak, harita üzerinde gösterilmeli; 2896 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile Danıştay kararlarının uygulanmasına ilişkin çalışma tutanakları dahi uygulanıp çekişmeli taşınmazın konumu ayrı ayrı renkle işaretlenmeli; yine bu uygulama aleyhine açılan Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/355 Esas 1440 sayılı kararının kapsamı ile, son olarak, 3302 ve 3373 Sayılı Yasanın yürürlük süresi içerisinde yapılan 2/B madde uygulaması sırasında Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılıp çıkartılmadığı, çıkartılmışsa hangi poligon numarası ile çıkarıldığı çalışma tutanakları ve 2/B madde haritası yerine uygulanarak, irtibatlı krokide ayrı bir renkle, yine davaya konu taşınmazın tevzi paftasındaki ada ve parsel numaraları belirtilmek suretiyle fen bilirkişi tarafından düzenlenecek geniş kapsamlı irtibatlı harita üzerinde gösterilmeli, böylesine yapılacak bir araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın 1942 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı ya da 2896, 3302 Sayılı Yasalar döneminde orman sınırı içine alındığı daha sonraki yıllarda yapılan uygulamalara konu olmadığı ya da 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesine konu olup da işlemin Danıştay'ca iptal edildiği veya 2896, 3302, 3373 Sayılı Yasaların uygulanması sonucu orman rejimi dışına çıkartıldığı ve toprak tevzi harita ve tapu kaydının dışında kaldığı anlaşılırsa, çıkarma işlemi Hazine adına olacağından davanın reddine ya da 2/B madde işlemi Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/355-1440 sayılı ya da Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1981/650 E.-1984/645 sayılı kararı ile iptal edildiği anlaşılırsa, davaya konu yer halen orman sınırları içinde kalmaya devam etmekte olduğundan bu halde de yine davanın reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile 7088 ada 17 sayılı parsel yönünden verilen hükmün BOZULMASINA 06.12.2004 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy