(6831 S. K. m. 17) (3402 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.02.2005 tarih 2004/11860-2005/1795 sayılı bozma kararında özetle: Çekişmeli 132 ada 98 parsel sayılı taşınmazın etrafı eylemli orman alanları ile çevrili orman içi açıklık niteliğinde olduğu ve 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddeleri gereğince bu tür yerlerin özel mülke dönüştürülemeyeceği, tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacıyla ağıl yapılmasına ve benzerleri için izin verilmeyeceği, orman içi açıklık olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından, yargılama giderlerine yönelik olarak ve davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel kısmen orman alanı içinde bırakılmıştır.
1- İncelenen dosya kapsamı, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın uzman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
2- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davacı Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verildiği halde yargılama giderlerinin davacı yönetim üzerinde bırakılması ve davacı kurum vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan davalı Hazine kanuni hısım olduğundan Hazineye harç, yargılama gideri ile ücreti vekalet yükletilmesine yer olmadığına ve davalı Karayolları Genel Müdürlüğü davaya resen dahil edildiğinden harç ve yargılama gideri yükletilmesine yer olmadığına cümlesi kaldırılmasına; bunun yerine Davacı tarafından yapılan 241.- YTL. yargılama gideri ile davacı vekili lehine yürürlükte bulunana avukatlık ücret tarifesi gereğince taktir olunan 300.- YTL. vekalet ücretinin davalı Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.'nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, 28.11.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy