(3402 S. K. m. 14, 20, 21)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Kaletepe-İnanlı Köyü 698 parsel sayılı 34.440 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile Ekrem Aslan'ın zilyetliğinde olduğu, ancak daha önce senetsizden 50 dönüm yer verildiği belirtilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Ekrem A. ve arkadaşları taşınmazların kendilerine ait olduğu, müdahil Remziye K. ve arkadaşları ise, taşınmazın kendilerine ait olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, müdahillerin davasının reddine, davacı Ekrem A. ve arkadaşlarının davasının kabulüne, dava konusu parselin tesbitinin iptali ile davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına ve resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun bir şekilde yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, taşınmazın davacılardan Ekrem A.'ın zilyetliğinde olduğu, gerek mahkemece yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile gerekse de kadastro tutanağı arkasındaki açıklamalardan anlaşılmaktadır. Davacı Ekrem A. adına kadastro sırasında senetsizden 94265 m2 yer verilmiş olduğundan, ortaya miktar fazlası çıktığından oğulları olan diğer davacılar Recep, Seyithan ve Ramazan'ı da davacı göstermiştir. Kadastro tesbitinin yapıldığı, 1987 yılında en büyük oğlu olan davacı Seyithan'ın 34, en küçük oğlu olan davacı Recep'in ise 24 yaşında olduğu gözönüne alındığından, kadastro tesbitinden geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresinin 4 yaşında başlaması gerekeceği, bunun da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının toprak kazanabilmek için kanuna karşı başvurduğu bir hile olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki; davalı taşınmazın komşuları da davacı Ekrem'in annesi ve kardeşlerine ait olup, taşınmazların müşterek miras bırakanları Ekrem'in babasından intikal ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacı Ekrem adına, ancak 5735 m2'lik taşınmaz verilebileceğinden, fen bilirkişi eşliğinde yeniden yapılacak keşifte 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 21. maddesi gereğince davacıya tercih hakkı tanınarak bu kadar kısım ayrılarak davacı Ekrem adına verilip diğer davacıların davası reddedilmeli, taşınmazın geri kalan bölümü ise tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.09.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy